Kadın futbolcu: 'Aynı kulübün amatör erkek takımı 10 katımızı kazanıyor'
Yoksullukla mücadele ederken bin bir çabayla hayalini gerçekleştiren Profesyonel Futbolcu Esma, bir kadın olarak karşılaştıklarını anlatırken soruyor: “Neden her seferinde engeller konuyor önümüze? Neden bir kere de merdiven sunulmadı bizlere?”
Fotoğraf temsilidir.
Profesyonel Futbolcu Esma
Van — Ben henüz 7-8 yaşlarındayken, sokak aralarında başladı futbol maceram. Tabii o zamanlar benim için oyundan ibaretti, hayatıma futbol üzerinden bir yol çizeceğim hiç aklıma gelmezdi. Sebebi de şuydu tabii: Çevremdeki insanlar her zaman bu tür şeylere karşıydı, yani kadınların bir şeyler başaracaklarına neredeyse hiç inançları yoktu. Bir süre böyle devam etti. Ta ki ortaokula geçene kadar... Ortaokula geçtikten sonra atletizm takımına seçildim. Ama aklımın bir köşesinde hep futbol vardı. Sayısız atletizm başarısı elde ettim fakat bunlar beni tatmin etmiyordu. Ortaokulun son sınıfında atletizmi bıraktım.
Hayalim, spor lisesinin yetenek sınavını kazanıp oraya yerleşmekti. Ancak ailem o okula gitmeme karşıydı. Gizli gizli gidip yetenek sınavına çalışıyordum. Aynı zamanda ailemi ikna etme çabam da sürüyordu. En sonunda başardım, ailemi ikna ettim, okula yerleştim. Tam da o an başladı benim hikayem…
Lisedeki bir öğretmenim beni keşfetti ve bir kadın futbol kulübüne yönlendirdi. Böylece başladı futbol hayatım. Kendimi kanıtlayana kadar ailem her canı istediğinde beni futboldan aldı. Çünkü maddi sıkıntılarımız vardı ve kulüpler bunları karşılamıyor. Sadece hayallerine bir adım daha yakın olabilmek için her seferinde göz yumuyorsun parasızlığa, değersizliğe, hatta açlığa... Kimi zaman yurtta uyursun, kimi zaman 15 kişilik bir göz odada... Bu söylediklerim 7 yıl önce de aynıydı, şimdi de maalesef aynı devam ediyor. Değişen tek şey ailemin tutumu. Artık arkamdalar fakat onlara halen elle tutulur bir şey sunamıyorum.
2. Ligde top koşturuyorum. Ancak aldığımız ücretler içler acısı. Kimi zaman aylarca, sezonlarca maddi destek göremiyoruz. Aynı kulübün amatör erkek takımı dahi 10 katımız ücret alabiliyor. Ortada bir başarı yokken dahi el üstünde tutuluyor. Bazen düşünüyorum, acaba hayallerimizin peşinden gitmek doğamıza mı aykırı? Bir kadının başarısı, refahı dünyamız için anormal bir durum mu? Neden her seferinde engeller konuluyor önümüze? Neden bir kere de merdiven sunulmadı bizlere? Yedi yıl önce nasıl yokluk, sefalet çekiyorsak şu an da öyle. Bir şeylerin değişebilmesi için yılların geçmesi değil, tüm çağın değişmesi lazım!
Mesela ne kadar önemsenmediğimizin bir örneği ise bu sezonun son deplasmanında gerçekleşti. Takım yetkilileri bizi maçtan önce toplayıp bütçe sıkıntılarının olduğunu, konaklamada devlet yurdunda kalmamız gerektiğini söyledi. Böyle olmazsa maça gidemeyeceğimizi ve ligden düşeceğimizi dahi ifade etti. Biz de mecburen kabul ettik. 16 saatlik bir deplasman yolculuğuna başladık. Gittiğimiz araç; küçük minibüs tarzında çantalarımızın bile sığamadığı, üst üste araç koridoruna sığdırdığımız, düşmesin diye yol boyunca ellerimiz ile destek verdiğimiz bir yolculuk oldu. Ve ne yazık ki burada da bitmedi. Geçmek bilmeyen o yolculuktan sonra yorgunluğumuz had safhadaydı. Sadece gidip dinlenmek istiyorduk. En sonunda vardık, evet, yurtta kalacağımızı biliyorduk. Fakat tahminlerimiz 4 kişilik veya en kötü ihtimal 6 kişilik odalarda kalacağımız yönündeydi. Yurda vardıktan sonra belli bir süre bekledik ve görevli 16 kişilik grubumuzun aynı odada kalacağını söyledi. Hayretler içinde kaldık. Bizi yurdun en üst katına götürüp, çeşitli aktivitelerin yapıldığı bir salona serilen yer yataklarını gösterdi ve ‘Burada kalacaksınız’ dedi. Böylece durumun ne kadar acınası olduğunu bir kez daha gördük: Yaşadığımız nice sıkıntılar, değersizlikler ve yok sayılmalar...
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et