10.04.2026 00:30 / Güncelleme: 05:49

Eskişehir’de 1 Mayıs’a giderken: ‘1 Mayıs’ı ayrı kutlamak patronlara yarar’

"İki farklı 1 Mayıs kutlamak kesinlikle patronların işine gelir. Üye olduğumuz sendikalar ayrı olabilir ama çalışma koşullarımız aynı. 1 Mayıs birleşme günüdür."

Eskişehir’de 1 Mayıs’a giderken: ‘1 Mayıs’ı ayrı kutlamak patronlara yarar’

Fotoğraf: Evrensel

Çağlar Kazak
[email protected]


Tüm uluslardan işçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs aynı zamanda tüm dünyada emekçilerin ekonomik, sosyal ve siyasal talepleriyle sokaklara döküldüğü tek gün. Ülkemizdeki 1 Mayıs kutlamaları öncesi ve sonrasıyla hep tartışmalı geçmiştir. Ancak tartışmalar işçi sınıfının en acil talepleriyle sermayenin karşısına dikilmesi üzerine değil de daha ziyade; konfederasyonların alanda birleşip birleşmeyeceği yoksa ayrı ayrı mı kutlayacakları şeklinde oluyor. Her sene buna benzer tartışmalar Eskişehir’de de maalesef yürütülüyor. Bazıları çıkıp her sene 1 Mayıs’tan önce “Biz asla şu konfederasyonla yan yana gelmeyiz, asla beraber yürümeyiz” der. Bir başkaları da “Bu sendikanın meşruiyeti yok, komitede olsunlar ama konuşma yapmasınlar” der. Kim komitede olabilir kim olamaz, kim konuşma yapabilir kim yapamaz, kim kiminle yan yana gelir ya da gelemez… Bu suni tartışmalarla 1 Mayıs değerlerinden koparılarak çeşitli rekabetlerin çatışmasına feda ediliyor.

Bu 1 Mayıs’a giderken de yine benzer tartışmalar Eskişehir’de hortlamış durumda. Ancak bu seneki işçilerin içinde bulunduğu durum, diğer yıllara göre çok daha kritik. Şubat 2026’da başlayan ABD ve İsrail saldırıları bölgeyi ateş çemberine aldı. Savaşın ülkemize yansıması ise şimdilik ceplerimize oldu. Erdoğan-Şimşek ekonomi programı işçi ve emekçilerin prangalarını her geçen gün sıkmaya devam ediyor. İşçilerin alım gücü her geçen gün daha da kötüye giderken sendikaların “ayrı kutlama” seçeneğini masada tutması sadece basit bir ayrışma değil apaçık bir şekilde işçi sınıfı ve emekçilere karşı sorumsuzluktur.

‘1 Mayıs’ın gücü birlik görüntüsünün yarattığı etkiden gelir’

Konuyla ilgili görüşlerini aldığımız Eskişehir 1. Hava Bakım Fabrika Müdürlüğünde çalışan Harb-İş üyesi bir kamu işçisi şunları söylüyor; “DİSK ile Türk-İş arasındaki gerilim yeni değil. Ancak 1 Mayıs gibi bir günde ‘Kimleri istemiyoruz’ üzerinden pozisyon almak, emek mücadelesini güçlendirmekten çok daraltıyor. 1 Mayıs’ın gücü kitleselliğinden ve verilen birlik görüntüsünün yarattığı etkiden gelir. Eskişehir gibi öğrenci ve emek yoğun bir kentte ortak bir 1 Mayıs çok daha geniş kesimleri kapsar. Bölünmüş 1 Mayıs işverenleri ve siyasi iktidarı baskılamaz. Yani bu tür ayrışmalar bilerek veya farkında olmadan emek mücadelesinin karşında konumlanan aktörlerin işlerini daha da kolaylaştırır. Sendikaların 1 Mayıs’ın özüne aykırı hareket ederek ayrıştırma girişimi, ülkede işçi sınıfının neden bir güç olamadığını da bir nebze olsun gözler önüne seriyor.”

‘1 Mayıs bölünme-ayrışma değil birleşme günüdür’

Tepebaşı Belediyesinde çalışan Genel İş Sendikasına üye bir işçi ise şöyle konuştu; “Eskişehir’de iki farklı 1 Mayıs kutlamak kesinlikle işverenlerin işine gelir. 1 Mayıs bölünme-ayrışma değil birleşme günüdür. Kaldı ki Odunpazarı veya Büyükşehir Belediyesinde çalışan Belediye İş Sendikasına üye işçi kardeşimden ne farkım ya da ayrıcalığım var. İkimiz de neredeyse aynı koşullarda çalışıyoruz. İkimiz de aynı enflasyonun altında eziliyoruz. İkimizin de fazla mesaileri geç yatıyor. İkimiz de müdürlerin amirlerin baskısından illallah ettik. Sendikalar TİS zamanı geldiğinde ne ona ne bana fikrimi soruyor, imzayı atıp geçiyor. Üye olduğumuz sendikalar ayrı olabilir ama çalışma koşullarımız aynı. Sorunlara karşı ortak bir mücadele yürütülmeli. 1 Mayıs’ı ayrı ayrı kutlamak son derece mantıksız ve gereksizdir.”

‘Farklı meydanlara hapseden anlayış ortak mücadeleyi boğmaktır’

Son olarak Çin Sermayesi olan Haire Eurpoe’da çalışan Birleşik Metal İş üyesi bir işçiye kulak verelim; “1 Mayıs’ta biz işçileri farklı meydanlara hapseden anlayış işçilerin ortak mücadelesini boğmaya çalışıyordur. Saçma gerekçeleri bırakın tek bir meydanda tek bir yumruk olalım. İşçi sınıfının öfkesini, taleplerini, mücadelesini dost düşman herkese gösterelim.”

Bu duruma ilişkin örnekleri artırabiliriz. Ancak aktardığımız işçi görüşleri konunun anlaşılması açısından yeterli olacaktır. Farklı sektörlerden farklı sendikalara üye işçiler bu ayrışmayı ve gerekçelerini asla ikna edici bulmuyor. Kaldı ki 1 Mayıs işçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü hiçbir sendikanın ya da meslek örgütünün tekelinde değil. 1 Mayıs’ı ortak kutlamak isteyen işçilere bu alanı açmak da sendikaların görevidir.

Son iki yılda Orta Vadeli Program (OVP) ile beraber gerçekleşen enflasyona göre zam yapılırken, OVP ile beraber hedeflenen enflasyona göre ücretlere zam yapılıyor. 2024 ve 2025 yıllarında asgari ücret ve kamu ücret zamları enflasyonun altında kalması işçi ve emekçilerin alım güçlerinde büyük kayıplara yol açtı. 2024 yılının başında 17.002 TL olan asgari ücrete, yıl içinde ek zam yapılmaması nedeniyle gıda, kira ve enerji enflasyonu karşısında yılın ikinci yarısında ciddi bir değer kaybı yaşamıştı. 2026 asgari ücreti ise tespit edilen açlık sınırın bile altında kaldı. Ayrıca ücretler artsa bile vergi dilimlerinin aynı oranda güncellenmemesi, işçilerin yılın erken aylarında bir üst vergi dilimine girmesine ve net maaşların azalmasına yol açtı. Öte yandan son 2 yılda hak kayıpları ve esnek çalışma modellerinin yaygınlaştığı bir süreçte oldu. OVP’de yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi projeler, kıdem tazminatının bir fona devredilmesi ve dolayısıyla işçinin bu hakka erişiminin zorlaştırılması ihtimalini her zaman masada tutuldu. Bunlarla beraber Eskişehir’in büyük işletmelerinde ve yan sanayilerinde büyük işçi kıyımları yaşandı. Tablo işçiler açısından böyleyken, işçilerin mücadele merkezi olması gereken sendikaların 1 Mayıs gibi bir mücadele gününde emekçileri bölme girişimleri esas olarak hangi tarafta olduğunu da göstermektedir. Bu taraf işçilerin tarafı olmadığına göre geriye sadece bir seçenek kalıyor.

Sermaye sınıfı kârını katlamak için her alanda örgütlenirken, işçi sınıfının sendikal bürokrasiye takılarak parçalı görüntü vermesi trajediye dönmüş durumda. Bu durumun ortaya çıkmasının en büyük nedeni elbette işçilerin örgütsüz olması. Zira işçilerin bir sendikaya üye olmaları günümüz koşullarında bir anlam ifade etmiyor. Çünkü işçiler sendikaların karar mercilerinde değiller. Karar alma süreçlerine dahil olamıyorlar. Bu nedenle bu durumu da ortadan kaldıracak bir işçi örgütlenmesi günümüz işçi hareketinin en önemli ihtiyaçlarından bir tanesi olarak karşımıza çıkıyor. 1Mayıs ise bu örgütlülüğün sağlanması için bir manivela. Bunu kullanma görevi ise ileri işçilerde.

1 Mayıs’ı bölecek her girişim karşı cepheye hizmet eder

Engeller olduğu kadar olanaklar da var. Umutsuzluğa kapılmadan 2026 1 Mayıs’ına hazırlanmalıyız. Bölgedeki savaşın faturasını ödememek ve emperyalist siyonist ittifaka karşı, açlık sınırının altındaki asgari ücrete karşı, vergi adaletsizliğine karşı, sendikalı sendikasız tüm işçiler için iş güvencesi için bu 1 Mayıs’ta alanlarda olmak, alanlarda olmak için iş yerlerini boş bırakmamak gerekir.

Sonuç olarak 1 Mayıs sendika ayrımı yapmaksızın tüm emekçilerin taleplerini haykırdığı, talepleri için güçlerini birleştirip mücadele hattını çizdiği bir kürsüye dönüşmelidir. 1 Mayıs’ı bölecek her girişim de niyetten bağımsız olarak karşı cepheye hizmet etmiş olacaktır. Tarih küçük hesaplar peşinde koşanların bu sorumsuzluklarını affetmeyecektir.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
09.04.2026 21:54

Şarkıcı Yusuf Güney tutuklandı

İstanbul'da, dijital bir programda uyuşturucu ve uyarıcı madde içeren çayı özendirdiği gerekçesiyle gözaltına alınan şarkıcı Yusuf Güney, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

Şarkıcı Yusuf Güney tutuklandı

Fotoğraf: ANKA

09.04.2026 20:03

Ekrem İmamoğlu'ndan Yalçın Küçük için mektup: 'Eleştiren aydın bakışı en değerli mirastır'

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu, Yalçın Küçük’ün ölümü nedeniyle eşi Temren Küçük’e bir mektup yazdı.

Ekrem İmamoğlu'ndan Yalçın Küçük için mektup: 'Eleştiren aydın bakışı en değerli mirastır'

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!