Çorum’da tarihe, doğaya ve yaşama maden kuşatması: Hititlerin başkenti ve Kızılırmak tehdit altında
Boğazkale ve Alacahöyük Milli Parkı, mega maden sahaları tarafından kuşatıldı; tarih ve doğa tehlikede. ÇED süreçlerinin büyük kısmına "Gerekli Değil" kararı verildi; Kızılırmak havzası ve tarım alanları madencilik tehdidi altında.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Çorum - Çorum, son yıllarda ardı ardına açılan devasa maden ruhsat sahalarıyla tarihinin en büyük ekolojik ve kültürel yıkım tehditlerinden biriyle karşı karşıya. Kent genelindeki maden ihaleleri, ihalesiz peşkeş çekilen alanlar, "ÇED Gerekli Değil" kararlarıyla hızlandırılan süreçler ve Kızılırmak havzasını hedef alan maden projeleri, hem Anadolu’nun binlerce yıllık kültürel mirasını hem de bölgedeki doğal yaşamı geri dönülemez bir tahribatın eşiğine getirdi.
Dünya Kültür Mirası Boğazkale ve Alacahöyük maden ablukasında
1986 yılından bu yana Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan ve Hitit İmparatorluğu'na başkentlik yapmış olan Hattuşaş antik kentini de barındıran 2 bin 600 hektarlık Boğazköy-Alacahöyük Millî Parkı, devasa maden sahaları tarafından tam anlamıyla kuşatılmış durumda.
Boğazkale ilçesinde geniş tarım ve ormanlık alanlarla birlikte Karakeçili ve Yazır köylerini de içine alan 1.069 hektarlık mega maden ruhsat sahasının, Boğazköy-Alacahöyük Tabiat Parkı'na uzaklığı sadece 480 metre. Bununla da yetinilmeyip, Boğazkale'de Örenkaya köyünü ve ormanlık alanları içine alan 718 hektar genişliğinde bir başka maden ruhsat sahası daha bulunuyor.
Çorum’da maden ihaleleri ve ihalesiz satışların bilançosu
Polen Ekoloji Kolektifi’nin yaptığı veri analizleri ve haritalandırma çalışmaları sonucu hazırladığı Ekstraktivizm Raporu'na göre Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG), 2023 yılı başından 2025 yılı sonuna kadar Çorum’da toplam 36 ayrı ruhsat sahasını (31.327 hektar) ihaleye çıkardı ve bunlardan 17 adedinin (16.404 hektar) maden şirketlerine satışını gerçekleştirdi. Satılan ihaleler arasında 1.000 hektarın üzerinde 7 tane mega maden sahası bulunuyor. En büyük alımları, 3 ihalede toplam 3.060 hektarlık alanla Kargı Baz Metal Sanayii, 2 bin 234 hektarlık alanla Entegre Harç Sanayii ve toplam 1.787 hektarlık alanda 2 ruhsat sahasıyla Ceylan Mineral Madencilik yaptı.
Bunun yanı sıra, Taşınmaz Komisyonu kararlarıyla 2022 yılı başından Şubat 2026'ya kadar Çorum’da henüz ÇED süreci başlatılmayan toplam 98 adet ruhsat sahası ihalesiz olarak şirketlerin taleplerine istinaden peşkeş çekildi. Bu ihalesiz satışların içerisinde 24 adet altın, gümüş, bakır, çinko ve kurşun barındıran kompleks altın madeni ruhsatı yer alıyor. Bu altın madenlerinin 5 tanesi Kargı Baz Metal Sanayii'ne, 4 tanesi Hekimhan Madencilik'e, 3 tanesi TÜPRAG'a, 3 tanesi Abalıoğlu Doğal Kaynaklar Sanayii'ne ve 2 tanesi Bolkar Madencilik'e ait.
Ayrıca ihalesiz olarak 12 adet linyit-kömür, 9 adet mermer, 7 adet manganez, 4 adet demir ve 3 adet kalker ocağı ruhsatı da şirketlere devredildi.
ÇED süreçleri "gerekli değil" kararlarıyla aşılıyor
2023 yılı başından Şubat 2026'ya kadar Çorum'da ÇED sürecine giren 71 adet maden projesi bulunuyor. Ağırlıklı olarak kömür ocağı, mermer ocağı, altın ve polimetal maden arama projelerinin yer aldığı bu süreçlerde, projelerin %67.6'sına "ÇED Gerekli Değil" kararı verilerek şirketlerin önündeki çevresel denetim engelleri hızla kaldırıldı.
Kızılırmak havzasına intikam gibi yerleşim
MAPEG'in ruhsatlandırma stratejisi incelendiğinde, maden sahalarının adeta Kızılırmak'tan intikam alırcasına nehir kenarlarına yerleştirildiği görülüyor. Dodurga ve Laçin ilçeleri nehir kıyısındaki bu maden kabusunu yaşamaya hazırlanırken, Kargı ilçesinin Sinop sınırında yer alan devasa maden ruhsat sahaları ormanlık alanları yok ederek Kızılırmak nehrini tamamen kuşatmış durumda. İskilip ve Osmancık ilçelerini birleştiren, batısında Abdullah Yaylası Tabiat Parkı, doğusunda ise Kızılırmak Nehri'nin bulunduğu alanlar da maden şirketleri için özel olarak pozisyonlanmış.
İlçelere göre yıkım haritası ve köyleri yutan ruhsatlar
Kentin dört bir yanındaki ilçeler devasa maden alanlarıyla parsellenmiş durumda:
· İskilip: 1.976 hektarlık mega maden sahasında şirket kazançları uğruna geniş tarım ve ormanlık alanlar feda edilecek; Hallı köyü bütünüyle bu ruhsat sahasının içinde kalıyor.
· Osmancık: 2 bin hektarlık bir diğer mega maden ruhsat sahası ilçedeki orman ve tarım alanlarını yok edecekken, Karalargüney köyü de doğrudan ruhsat sahası içinde yer alıyor.
· Sungurlu: İlçe, irili ufaklı çok sayıda maden sahasının kuşatması altında.
· Deprem Riski: Kargı, Osmancık, Dodurga ve Laçin ilçelerinin tamamı ile Bayat, İskilip ve Oğuzlar'ın bir bölümü 1. derece fay hattı üzerinde bulunuyor. Bu bölgelerde maden işletmeleri ve atıksu barajları inşa edilmesi, çok büyük bir ekokırıma davetiye çıkarıyor.
Madenlerde kaybettiğimiz hayatlar: İş cinayetleri
Doğayı tahrip eden bu süreç, işçilerin hayatına da mal oluyor. İş Sağlığı ve İşçi Güvenliği Meclisi'nin (İSİG) verilerine göre, Çorum'da son 13 yılda (2013-2025) tam 6 işçi madenlerdeki iş cinayetleri sonucu yaşamını yitirdi. Bu ölümlerin neredeyse tamamı kömür madenlerinde gerçekleşti. Özellikle İskilip'te Yılmaz Madencilik'e ait kömür ocaklarında yaşanan ölümler ve Laçin, Dodurga gibi ilçelerdeki maden cinayetleri, bu vahşi madencilik anlayışının insan hayatı üzerindeki acı bedelini gözler önüne seriyor.
Evrensel'i Takip Et