Çelikler Holding Elbistan’a çöktü: Önce topraksız sonra işsiz bıraktı
Afşin-Elbistan A Termik Santrali iş cinayetleri, işten çıkarmalar ve yabancı işçi uygulamaları yeniden gündemde. Tarım alanları santral nedeniyle daralan ve topraksız bırakılan işçiler şimdi de işsiz bırakılıyor.
Mesut Baylav
[email protected]
Afşin Elbistan A Termik Santrali son dönemde iş kazaları ve işten çıkarmalarla yeniden gündeme geldi. Termik Santralin bulunduğu bölgede yaşayan yurttaşlarla ve santralde çalışan, son dönemde işten çıkarılan işçilerle görüşmek için Afşin’deyiz. Çok sayıda işçi ve köylüyle yaptığımız görüşmeler, santraldeki çalışma koşullarını ve santralin bölgeye yaydığı zehirli havanın etkilerini bir kez daha gözler önüne seriyor. Son dönemdeki tartışmaların önemli bir ayağını ise yurtdışından getirilen Afganistanlı, Pakistanlı, Nepalli ve Çinli işçiler oluşturuyor.
Bölgede birbirine yakın mesafelerde yer alan iki termik santralden B Termik Santrali devlet tarafından işletilirken, A Termik Santrali Çelikler Holding tarafından işletiliyor. Çelikler Holding, siyasi iktidara olan yakınlığıyla biliniyor ve AKP iktidarı döneminde aldığı ihaleler ve teşviklerle büyüyen bir şirket. Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin hisseleri de 2018 yılında Çelikler Grubu tarafından alındı. Santral, 20 yıllığına işletme hakkı devri yöntemiyle şirkete devredildi.
Bölge incelendiğinde, termik santralin çok geniş bir alanı kontrol altına aldığı görülüyor. Öyle ki, bölgede yaşayan yurttaşlar adeta sonradan buraya yerleştirilmiş gibi bir tablo ortaya çıkıyor. Uzaktan bakıldığında, siyahın tonlarıyla kaplanmış ovayı yiyen dev makineler ve sindirimin sonucu çıkan yoğun toz bulutunu görüyoruz.
Fotoğraf: Mesut Baylav/Evrensel
Önce geçim kaynakları yok edildi
Arazileri kamulaştırılan köylülerin ekip biçebilecekleri alanlar daralırken, hayvancılık da büyük ölçüde gerilemiş durumda. Göç ise bu sürecin en belirgin sonuçlarından biri.
Bu koşullar altında yöre halkına tek geçim kaynağı olarak termik santralde çalışmak kalıyor. Ancak santralde işe girmek de kolay olmuyor. Taşra ilişkileri devreye giriyor; iktidar partisinin ilçe başkanlıkları, muhtarlar ve sendika yönetimleri belirleyici oluyor. Bu kulvardan ‘başarıyla’ geçebilenler işe başlıyor. Bir işçi durumu şöyle özetliyor: “Mesela işe girerken AKP İlçe Başkanı ‘Partiye üye yapalım, sonra işe alalım’ diyor.”
Patron sözleşme imzalamıyor, asgari ücrete çalıştırıyor
İşe giren işçiler ise ağır koşullarda ve düşük ücretlerle çalıştırılıyor. Her iki santralde de Tes-İş sendikası yetkili. Ancak A Termik Santrali’nde toplu sözleşme süreci tıkanmış durumda.
Son aylarda sendika şantiye önünde eylemler düzenlese de katılım düşük. Bir işçi bu durumu şöyle anlatıyor: “Sendika ile sözleşme imzalamıyorlar. O nedenle yeni yıldan beri sadece asgari ücret alıyoruz. Dört yıl önce de asgari ücretin yüzde 4 fazlasına imza attı sendika. Şimdi işçi sendikaya güvenmiyor, sendika işçiye güvenmiyor.”
Çelikler Holding ise yaptığı açıklamada sendika yönetimini hedef alarak, az oy alan sendika yöneticisinin kendi başarısızlığını örtmek için işçileri kullanmaya çalıştığını iddia etti. Yani patron da işçi ile sendika arasındaki bağın zayıflığından faydalanmaya çalışıyor. Öte yandan devletin işlettiği B Santrali ile özel işletme olan A Santrali arasında ücret ve koruyucu ekipman açısından da farklar bulunuyor. İşçiler, B Santrali’ndeki koşulların daha iyi olduğunu ifade ediyor.
Bölge halkının dile getirdiği önemli iddialardan biri de A Termik Santrali’nin çıkardığı kömürü devletin işlettiği B Santrali’ne vermediği yönünde. Bu nedenle B Santrali’nin çalışamadığı ve zarar ettirilerek özelleştirme sürecine sürüklendiği öne sürülüyor. Yetkililer ise bu iddialara ilişkin herhangi bir açıklama yapmıyor.
İş güvenliği yok sayılıyor
Santralde yaşanan bir iş kazasına ait görüntülerin sosyal medyada yayılması, çalışma koşullarını yeniden gündeme taşıdı. Yapılan basit bir araştırma bile yıllardır çok sayıda iş kazası ve iş cinayeti yaşandığını ortaya koyuyor. Halen santralde çalışan bir işçi durumu şöyle anlatıyor: “İş güvenliği yok. Sahaya çıkıyoruz; maske yok, eldiven yok, tozluk yok. İçerisi yoğun toz. B santralinde çalışan arkadaşlardan ekipman buluyoruz ya da dışarıdan alıyoruz. Geçenlerde sosyal medyaya düşen görüntülerde olması gereken güvenlik önlemleri yoktu. İşçiler ölümle burun buruna çalışıyor. Daha önce dört arkadaşımız yanarak yaralandı, hâlâ tedavi görüyorlar. Başka bir işçi de buhardan dolayı hayatını kaybetti. Çoğu kazayı gizliyorlar. Neredeyse her gün bir kaza oluyor.”
Yabancı işçi ve kitlesel işten çıkarma
Son dönemde en çok konuşulan konulardan biri, 1000’i aşkın işçinin işten çıkarılması ve yerlerine Afganistanlı, Pakistanlı, Nepalli ve Çinli işçiler alınması. Bir işçi süreci şöyle anlatıyor: “Geçen yıl açık işletmedeki şoförler düşük ücretlere karşı greve gitti, yaklaşık 300 kişi işten çıkarıldı. Maden-İş örgütlü orada. Sendika o dönem gitti Çelikler ne verdiyse onu aldı geldi. O eylemi de Maden-İş sendikası kırdı. Sonra bu işten çıkarılan işçilerin yerlerine Pakistanlı işçiler getirildi. Şu an şoförlerin büyük kısmı yurtdışından gelen işçiler. Onlar için konteynerlerde barınma alanları kuruldu.”
Yurtdışından getirilen işçilerin sayısı giderek artıyor. Bu işçilerin yaklaşık 500 dolar ücret aldığı ifade ediliyor. Bu da Türkiye’deki asgari ücretin altında bir seviyeye işaret ediyor. Çin’den gelecek işçiler için de santral sahasında yeni yaşam alanları inşa ediliyor.
Çelikler Holding, bu işçilerin geçici ve taşeron olduğunu savunsa da, yerli işçiler bu durumun ücretleri düşürmek ve çalışma koşullarını baskılamak amacı taşıdığını belirtiyor. Bölge halkı ise işten çıkarılan işçilerin geri alınmasını ve yabancı işçilerin kendi yerlerine çalıştırılmamasını talep ediyor.
‘Bizim buraların karı siyahtır’
Santrallerin yaydığı kirlilik ise bölge halkının sağlığını doğrudan etkiliyor.
2024 sonunda Afşin-Elbistan A Termik Santrali’nin Sürekli Emisyon Ölçüm Sistemi verileri mahkeme kararıyla Greenpeace’e iletilmişti. 3 aylık verilere göre bölgedeki karbonmonoksit (CO), kükürt dioksit (SO₂), azot oksitler (NOx) ve Toz (PM10) değerlerinin yönetmeliğin izin verdiği sınırlardan 1,5-8 kat daha fazla olduğu ortaya çıktı.
Baca filtreleme sistemlerine dair şirketin açıklamaları ile sahadaki gerçekler örtüşmüyor. Bir işçi durumu şöyle ifade ediyor: “Filtrelemeler çok yetersiz ve kalitesiz. Her gün zehir soluyoruz ve maalesef en kötüsü de buna alışıyoruz. Onların kârı bizim canımızdan da toprağımızdan da daha değerli.”
Kütahya’nın Seyitömer beldesi ile Tavşanlı ilçesinin Tunçbilek beldesinde Çelikler’e ait iki termik santral de 2020 yılının başında bacalardan çıkan zehirli gazları azaltıcı filtre takmadığı için mühürlenmişti.
Evinde görüştüğümüz bir kadın ise bahçesini ve camını göstererek yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Camları açamıyoruz, her yer kül. Psikolojim bozuldu. Her yer üç saniye içinde zehire bulanıyor. Sebzeler, meyveler bile toz içinde kalıyor.”
Bölgede karın bile beyaz kalmadığı ifade ediliyor. Yere düştüğü anda siyah bir zehirle kaplanıyor kar. Bu nedenle “Bizim buraların karı siyahtır” sözü herkesin dilinde.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et