08.04.2026 00:24

İki işçi, bir parti: Celal Aygün ve Yasemin Köktaş

15 gün arayla kaybettiğimiz iki partili işçi: Celal Aygün ve Yasemin Köktaş. Partileriyle bütünleşen bu iki özverili işçi bugün aramızda olmasa da onların mücadelesi genç kuşakların ellerinde yükselmeye devam edecek.

İki işçi, bir parti: Celal Aygün ve Yasemin Köktaş

Doğa Baybuğa
[email protected]


Vefatlarının arasında 15 gün olan iki partili işçi. Biri elli yılı aşkın süredir örgütlü mücadelenin içinde yer almış, partinin hafızası, şeker hastalığı sonucu kaybettiğimiz Celal Aygün. Namıdiğer “Celal Başkan”. Diğeri ise Celal Başkanın vefat ettiği gün gazete dağıtırken beyin kanaması geçiren, iki hafta boyunca aramıza dönmek için mücadele eden Yasemin Köktaş. Pek çoğumuzun Yasemin Abla’sı. Dostlarından, yoldaşlarından dinledik onları. Celal Başkanı TEKEL direnişinde onunla omuz omuza verenlerden, Yasemin Abla’yı onun çayını içmiş, Yenimahalle belediye başkan adayıyken onunla sokak sokak gezenlerden dinledik.

1971 doğumlu olan Yasemin Abla’nın annesi ve babası o daha çok küçükken ayrılırken; babaları ile İstanbulda kalan Yasemin Abla ve kardeşi küçük yaşta çalışmak zorunda kalmışlar. Çok uzun bir süre yapacağı, ileride örgütleneceği konfeksiyon işçiliğine Merter’de küçük yaşlarda başlamış.

Kimileri Yasemin Abla’yı “Celal Hoca’nın kızı” diye de tanır. Yasemin Abla’nın annesi Naime abla daha sonradan hayatlarını değiştirecek Celal Özçelik ile ikinci evliliğini yapmış. 2020 yılında kaybettiğimiz Celal Özçelik, diğer ismiyle “Celal Hoca”, Ankara’nın pek çok iş yerinin örgütlenmesinde görev almış, 12 Eylül faşizmine karşı örgütüyle tüm baskılara karşı mücadeleyi en önden göğüslemiş bir nefer, gençlere her zaman vakti olan bir hoca. Yasemin Abla’dan “kara kızım” diye bahseden ağabeyi, hocası. İleride de Yasemin Abla’nın “İyi ki hoca hayatımıza girmiş, iyi ki beni partimle tanıştırmış” diyeceği yoldaşı.

Konfeksiyon tezgahından sınıf mücadelesine

Yasemin Abla Ankara’ya geldiğinde, henüz yirmilerinin başında Balgat’ta konfeksiyon işçisiyken hayatının son anına kadar dişiyle tırnağıyla sarılacağı partisiyle tanışmış. Çok genç yaşta anne olurken, yoldaşlarının ve hocasının desteği ile çokta kolay olmayan bir boşanma sürecini atlatmış. Bundandır ki bugün proleter devrim mücadelesi ve sınıfsız bir yaşamın kurulması için kadınların örgütlü mücadelesine ne kadar çok ihtiyacımız olduğunu en iyi bilenlerimizdendi. Sonrasında daha da sarılmış partisine. Gazetesini her daim örgütleyen, işçi kadınlar ve yoldaşları için hep gülüşüyle hafızalara kazınan, naif, fedakar, kapısı hepimize her zaman açık bir işçi. Onunla gazete dağıtanlar, çayını içip poğaçasından yiyenler bilir ki kendi derdini bir dakika olsun düşünmez; yoldaşı, komşusu, iş arkadaşı fark etmeden herkes için koşturmaktan ah etmezdi. Yasemin Abla’yı tanıyanlar elbette bilir ki “Ekmek istiyoruz gül de” sözlerini kalbinden, gözlerinden okurduk onun.

Daha sonradan tekrardan evlenerek kızını kucağına alan Yasemin Abla; hem iki çocuk annesi hem işçi hem de sınıf mücadelesini ilmek ilmek ören partili bir işçi oldu hayatının son anına kadar. O gün son gazete abonesine gittiği anda beyin kanaması geçiren Yasemin Köktaş, 30 Mart’ta aramızdan ayrıldı. Bugün onu konuşmak; her zaman elindeki sigarası, gözündeki rimeli, yüzündeki şefkatli gülümsemesiyle onu anmak bizler için acı olsa da onu Celal Hoca’sından, Celal Başkanından öğrendiklerini her daim yaşatmasıyla hatırlayacağız.

Onu örgütüyle tanıdık

Bir diğer kaybettiğimiz işçi 1940’ların sonunda doğmuş Celal Aygün. Keçiören ilçe yöneticiliği ve ilçe başkanlığı yaptıktan sonra da bizler onu Başkan diye tanıdık. Çorumlu olan Celal Başkan küçük yaştan itibaren inşaat işçisiymiş. İskenderun’da demir çelikte, Libya’da, Ankara’da inşaatlarda çalışmış. Çok genç yaşlarda da THKO ile örgütlü mücadeleye başlayan Başkan, partinin kuruluş aşamasında görev almış. Herkes bir kolunun altındaki gazetesiyle hatırlıyor onu. Elinde ya bir kitabı ya Evrensel’i her zaman bulunan bir işçi. Kendisi yaptığı yemeklerle de kendinden çokça söz ettirirmiş. Menemeninin bu kadar hafızalara kazınmasının bir sebebi de uğrunda defalarca yaralandığı, elindeki 3 parmağını kaybettiği mesleği; inşaat işçiliğinden olsa gerek.

‘70’lerden bugüne partinin yaşayan hafızasıydı’

Keçiören’in gecekondularından örmüş mücadeleyi Celal Başkan. İnşaat işçilerinin arasında, fabrikalarda pek çok işçinin mücadele saflarıyla tanışmasında rolü büyükmüş. Partisi ile uyuyan, partisi için uyanan Başkan neredeyse gözünü dünyaya açtığı andan itibaren sosyalizm mücadelesinin, Türkiye işçi sınıfı mücadele tarihinin yazıcılarından. Sanıyorum ki bu sebepten, örgütlenmeden önceki hayatına tanıklık eden kişi sayısı yok denecek kadar az. Öyle ki onu ’70’lerden beri tanıyanlar, her anını parti için adeta bir saat gibi çalışarak geçirdiğini aktardılar bizlere. Onu bilenler ya TEKEL direnişinde işçi çadırlarını gezmesiyle ya Irak işgaline karşı yapılan eylemde tutuklanmasıyla ya Filistin eylemlerinde ya da Metin Göktepe davaları için Afyon yollarında barikatta hatırlıyorlar. O Keçiören İlçe Başkanıyken, mahallelerde, semtlerde çalışma yürütmenin işçi sınıfı mücadelesi için ne anlama geldiğini en iyi ondan öğrenmişizdir. Olduğumuz her alandan yürüttüğümüz bir çalışma perspektifinin örgütlenmesinde son derece inatçıydı Celal Başkan.

Partinin ete kemiğe bürünmüş hali

Gençler için daha başka bir yeri vardı Başkanın. ’90’lar, 2000’ler genç kuşağı onun gecekondusuna az misafir olmamışlar. Onun da gençlere olan ilgisi ve onlara verdiği değer azımsanmayacak derecedeymiş. Eşi Zarife Abla ile ona konuk olan herkese anında güzel yemeklerinden yapar, son derece mütevazı hayatını bilgisi, birikimi ve yoldaşlık bağlarıyla zenginleştirirmiş. Başkanı şeker hastalığından kaybettiğimizde kızı onun için “Bir yoldaşımızı daha kaybettik” sözlerini kullanmış. Kızına da bu bilinci verebilen Başkan, bizler için ise partinin ete kemiğe bürünmüş haliydi.

İki işçi, tek kavga

Bugün adından gri olarak bahsedilen, bir yanda bürokrasisi sanki karıncalar tarafından örülürken diğer yanda ise irili ufaklı fabrikalarıyla, atölyeleriyle, işçi mahalleleriyle, siteleriyle döşeli ama iki yüzünde de emekçilerin alın teri olan bu kentten, iki partili işçiyi sonsuzluğa uğurladık.Savaşların, emperyalist barbarlığın, yoksulluğun kol gezdiği coğrafyamızda iki direngen işçiye veda etmek bizlere zor gelse de biliyoruz ki yaşamlarının büyük bölümünde örgütlü bir mücadeleyi en önden yürüten bu iki işçiyi yaşatacak olan mücadelemizin ısrarı ve sürekliliğidir. Partisiyle işçi sınıfının iktidarı için birleşmiş, onu mahallelerde, semtlerde gri şehrin her alanından büyütme iddiası ile hareket eden bu iki özverili işçi bugün aramızda olmasa da onların mücadelesi genç kuşakların ellerinde yükselmeye devam edecek. Gazetemizi çantamızdan eksik etmemeyi onlardan öğrenirken, birbirinden zor ve mücadeleyle kuşanmış iki hayatı kelimelere döktük. Biliyoruz ki ikisinin yoldaşlığı, devrim mücadelesi içerisinde biriktirdikleri ve onlardan öğrendiklerimiz de partinin kolektif hafızasıyla, sosyalizm mücadelesinde genç kuşaklara ışık tutacak.

Öylesine sıkılmış ki yumrukları
İyice sıkılsın yumruklar
Saklansın diye bir armağan gibi bu katılık
Öylesine sıkılmış ki yumrukları
Kimse hüzünlü olmasın diye
Sırası değil hüznün daha
Ölü mü denir şimdi onlara 
(Edip Cansever)

08.04.2026 00:18

ABD-İsrail ve İran savaşı çiftçiyi vuruyor: Kriz tarlada

Dünya ekonomisini sarsan ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın çiftçiyi vuracağını belirten Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Tevfik Türk, “Kriz tarlada, yangın mutfakta, tarımsal desteklerde ‘savaş ayarı’ şart” dedi.

ABD-İsrail ve İran savaşı çiftçiyi vuruyor: Kriz tarlada

Fotoğraf: AA

07.04.2026 15:47 / Güncelleme: 16:03

İsrail Dışişleri Bakanlığından İstanbul'daki çatışmaya dair açıklama

İsrail Dışişleri Bakanlığı, "İstanbul'daki İsrail Başkonsolosluğuna düzenlenen terör saldırısını şiddetle kınıyoruz. Bu saldırıyı engellemede Türk güvenlik güçlerinin gösterdiği hızlı müdahaleyi takdir ediyoruz" açıklamasını yaptı.

İsrail Dışişleri Bakanlığından İstanbul'daki çatışmaya dair açıklama

Fotoğraf: DHA

07.04.2026 15:07 / Güncelleme: 16:32

İbrahim Tatlıses hastaneye kaldırıldı: Yoğun bakımda

İbrahim Tatlıses, evinde rahatsızlanarak hastaneye kaldırıldı. Hastaneden yapılan açıklamada, Tatlıses'in yoğun bakım servisinde tedavi altına alındığı belirtildi.

İbrahim Tatlıses hastaneye kaldırıldı: Yoğun bakımda
07.04.2026 16:59

Yeniden Refah: Ara seçime hayır, erken seçime evet

Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, CHP Lideri Özgür Özel'in "ara seçim" çağrısına dair partisinin görüşünü açıkladı; "İktidarı erken seçime zorlamayı daha doğru bir adım olarak görüyoruz" dedi.

Yeniden Refah: Ara seçime hayır, erken seçime evet

Fotoğraf: ANKA

07.04.2026 16:06

Askerî kargo uçağı kazasında yeni detay: Azot tüpü kuyruk bölümüne saplanmış olabilir

Azerbaycan-Gürcistan sınırında düşen TSK’ya ait C-130 uçağına ilişkin ön raporda, azot tüplerinden birinin yerinden koparak kuyruk bölümüne saplanmış olabileceği değerlendirildi.

Askerî kargo uçağı kazasında yeni detay: Azot tüpü kuyruk bölümüne saplanmış olabilir

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!