ABD-İsrail ve İran savaşı çiftçiyi vuruyor: Kriz tarlada
Dünya ekonomisini sarsan ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın çiftçiyi vuracağını belirten Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Tevfik Türk, “Kriz tarlada, yangın mutfakta, tarımsal desteklerde ‘savaş ayarı’ şart” dedi.
Fotoğraf: AA
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir – ABD ve İsrail’in, İran’a karşı başlattığı saldırılar, bölgeyi ve küresel ekonomiyi ciddi şekilde etkilemeye devam ediyor. Uzayan savaş başta enerji olmak üzere birçok alanda etkisini daha fazla hissettirmeye başladı. Artan enerji ve üretim maliyetleri tarımı tehdit ediyor. Akaryakıta gelen son zamlarla motorin 76 lira 27 kuruşa yükselirken, gübre ton fiyatı 21 bin liradan, 30 bin liraya yükseldi.
Hürmüz Boğazı’nda yaşanan kriz sonucu doğal gaz ve petrol fiyatlarının artmasının tarıma yansımalarını, Ziraat Odası İzmir Şube Başkanı Dr. Hakan Çakıcı, Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Tevfik Türk, Ziraat Yüksek Mühendisi Ferdan Çiftçi, Foça Zeytinyağı Kooperatifi Başkanı Ercan Yüksektepe ve üretici köylülerle konuştuk.
Özellikle azotlu gübre fiyatları artıyor
Körfezdeki savaşın özelikle petrol arzını tehlikeye soktuğunu belirten Ziraat Odası İzmir Şube Başkanı Dr. Hakan Çakıcı, “Bunun direkt etkisi tarımın önemli girdisi mazot fiyatları artıyor. Bunun dışında üretimi petrole bağlı olan gübre özellikle azotlu gübre fiyatları artıyor. Mazot ve gübre dışında elektrik fiyatlarının da etkilenmesi bekleniyor” dedi.
Üretim sezonunun yaklaştığına dikkat çeken Çakıcı, “Çiftçinin tarlasını işleyeceği gübre, yapacağı sulama, tarımsal üretim risk altında. Tedbir olarak hükümet amonyum nitrat gübre satışını serbest bıraktı. Ancak fiyatların durumu meçhul. Çiftçinin gübreye ulaşamaması veya fiyat nedeniyle az kullanması verim kayıplarına yol açabilir. Bu da zaten yüksek gıda fiyatları ile mücadele eden tüketicinin gıdaya ulaşımını zorlaştıracaktır” ifadesini kullandı.
Gübre desteği tarlaya inmeden eridi
Hürmüz Boğazı’nın risk altına girmesinin, gübre ham maddesinde küresel bir arz şoku yarattığını belirten Ziraat Yüksek Mühendisi Dr. Tevfik Türk, “Savaş öncesi tonu 21 bin TL olan üre gübresi bugün 33 bin TL bandına dayandı. Bakanlığın mart ayında ödemeye başladığı yüzde 25’lik gübre desteği, Tarım Kredi Kooperatiflerinin ve piyasanın zamları karşısında daha çiftçinin cebine girmeden buharlaştı. Çiftçinin öz malı olan Tarım Kredi Kooperatifleri, bir ticari işletme gibi değil, çiftçiyi savaştan ve zamdan koruyan bir ‘kalkan’ gibi hareket etmelidir. Ama üretici, kooperatifine borcunu ödeyemez hale getirildi. Verim için şart olan gübreyi toprağa atamaz noktaya itildi. Kendi kooperatifinden aldığı gübreyle borç batağına sürüklenen bir çiftçinin, bakanlığın açıkladığı ‘kağıt üstündeki’ desteklerle ayağa kalkması mümkün değil. Destekler; ürün bazlı olduğu kadar ‘havza bazlı toprak haritaları’, ‘toprak ve bitki analiz sonuçları’ ve ‘coğrafi zorluk katsayıları’ dikkate alınarak hesaplanmalıdır” dedi.
‘Savaşın faturası çiftçinin omuzlarına bırakılmamalı’
Mazota ve gübreye gelen son artışlarla, tarımın bitme noktasına geldiğini söyleyen Foça Zeytinyağı Kooperatifi Başkanı Ercan Yüksektepe, “Bugün mazotun 80 TL’ye dayanması ve gübreye ulaşılamaması sadece çiftçinin sorunu değildir. Gübre kullanımındaki her azalma, hasatta ciddi rekolte kaybı demektir. Tarlaya atılamayan her kilo gübre, yarın vatandaşın sofrasına daha pahalı ekmek, daha pahalı sebze olarak dönecektir. Gıda arz güvenliği bir milli güvenlik meselesidir ve bu savaşın faturası çiftçinin omuzlarına bırakılmamalıdır. Açıkça bir kez daha söylemek gerekirse destek verilmezse bu maliyetle tarım bitmiştir” dedi.
‘Maliyetleri karşılayamıyoruz kontak kapatacağız’
Artan mazot fiyatlarından dolayı kontak kapatacaklarını söyleyen üretici köylü İlyas Yavuz, “Devamlı artan maliyetlerden dolayı, üretim yapamıyoruz. Bir de savaş nedeniyle artan mazot fiyatlarından dolayı durumumuz tamamen felakete döndü. Destek olmazsa üretim yapmayı düşünmüyoruz. Dört senedir pamuk 25 lira 26 kuruş bandında mazot 4 sene önce 18 TL civarındaydı, şu an 76 TL, pamuk fiyatı yine aynı, mazota dayalı gübre aynı şekilde yükseliyor” dedi.
Bu durumda ekim yapmayı düşünmediklerini söyleyen Yavuz, “Mazot ve gübre fiyatlarının daha da yükselmesinden korkuyoruz. İkinci ürün ekmeyi düşünemiyoruz, mazot fiyatlarının 100 TL’lere yükseleceğini duyuyoruz. Mazot yükseldikçe bütün girdiler yükseliyor sadece ürettiğimiz sabit kalıyor. Biz de kontak kapatmayı düşünüyoruz” diye konuştu.
‘Savaşın faturasını bizim sırtımıza yüklüyorlar’
Savaşın faturasını çiftçilerin sırtına yüklediklerini vurgulayan Üretici Çiftçi İlhan Karaca, “Bugün mazotun 80 TL’ye dayanması ve gübreye ulaşılamaması sadece biz çiftçilerin sorunu değil. Ülkemize direk bir bomba atılmadan biz bu sıkıntıyı yaşıyorsak bir de bomba düşse ne yapacağız. Biz mazot alamazsak, gübre atamazsak tarım yapamayız. Gübre kullanmazsak hasat alamayız. Tarlaya atılamayan her kilo gübre, yarın vatandaşın sofrasına daha pahalı ekmek, daha pahalı sebze olarak dönecek. Biz savaşın faturasını ödemek istemiyoruz” dedi.
‘Savaş asıl etkisini tarım ve gıdada gösterecek’
Ziraat Yüksek Mühendisi Ferdan Çiftçi de, küresel iklim değişikliğinin getirdiği olumsuz etkiler kuraklık, aşırı yağış, dolu don gibi etkilerle çiftçinin üretmekte zorlandığını ve üretimden koptuğunu belirterek, “Ülkede uzun zamandır yaşanan ekonomik kriz hem üreticiyi hem de tüketiciyi zor koşullarda yaşamaya mahkum etmiş durumda. Bunun üzerine Amerika ve İsrail’in İran’a dönük emperyalist ve siyonist saldırıları ile başlayan savaş hem bölgeyi hem de dünya ekonomisini etkiliyor. Enerji ve doğal gaz fiyatları dünya ekonomisini etkiliyor. Bu hayatın her yanını etkilediği gibi asıl etkisini tarımsal üretimde ve gıda fiyatları üzerinde gösterecek” dedi.
Savaşın faturasını ödemek istemeyen ziraatçılar ve üretici köylüler taleplerini şöyle sıraladı:
• Tarıma savaş paketi açıklanmalı: Küresel enerji ve gübre krizine karşı çiftçiyi koruyacak ek sübvansiyonlar devreye alınmalıdır.
• Katsayı sistemi revize edilmeli: Arazi eğimi ve toprak yapısı dikkate alınarak “havza bazlı” destekleme modeline geçilmelidir.
• Mazot fiyatı sabitlenmeli: Çiftçinin kullandığı mazot, üretim sezonu boyunca pompa fiyatlarındaki dalgalanmadan arındırılmalıdır.
• Tarım Kredi Kooperatifleri müdahale kurumu olmalı: Tarım Kredi Kooperarifleri, gübreyi piyasanın çok altında ve faizsiz vadelerle üreticiye ulaştırmalıdır. Piyasanın regülatörü olmalıdır.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et