02.04.2026 00:10 / Güncelleme: 07:12

Gayrettepe işçi katliamının üzerinden 2 yıl geçti: 29 cana karşılık 4 tutuklu var; yine bakanlıkların adı yok

İstanbul Gayrettepe'deki Masquerade gece kulübünde 29 işçinin hayatını kaybettiği yangının üzerinden iki yıl geçti. Bugün adalet talebiyle gece kulübü önünde toplanacak olan aileler, sanıkların 'olası kast' ile yargılanmasını talep ediyor.

Gayrettepe işçi katliamının üzerinden 2 yıl geçti: 29 cana karşılık 4 tutuklu var; yine bakanlıkların adı yok

Fotoğraf: AA

Cihan Çelik
[email protected]


İstanbul Gayrettepe’de Masquerade gece kulübünde 2 Nisan 2024’te kaçak yapılan tadilat sırasında çıkan yangın nedeniyle 29 işçinin hayatını kaybettiği Gayrettepe yangınının üzerinden 2 yıl geçti. Aileler bugün kaybettikleri yakınları için gece kulübünün önünde bir kez daha adalet taleplerini dile getirecek. İş cinayeti davasının bir sonraki duruşması 18 Mayıs’ta görülecek. “Taksirle öldürme” suçlamasıyla açılan davadaki son durumu anlatan Avukat Ahmet Ergin, “Çok ciddi ihlaller var. ‘Olursa olsun, ölürse ölsünler’ diye tarif edilen olası kastın bütün unsurları burada mevcut” dedi. İki yılda bir arpa yol katedilmediğini vurgulayan Ergin, iddianamedeki eksikliklere ve farklı üç bilirkişi raporundaki çelişkilere dikkat çekti.

İhmaller ve iddianamedeki eksiklikler

Yıllardır mevzuatlara aykırı faaliyet gösteren Masquerade Club Gece Kulübü yangını iki yıl önce izinsiz tadilat sırasında yaşandı. İşçiler kaçak tadilatın yetiştirilmesi için “hadi hadi” baskısıyla çalıştırıldı. Bayrama yetişsin diye aynı alanda kaynak, mobilya ve dekor işi yaptırıldı. Kaynak yaparken çıkan kıvılcımlar orta yerde duran yalıtım malzemelerine sıçradı. Bu malzemeler hızla alev aldı ardından alevler oksijen tüpüne ve sis makinelerine ulaştı. Mekanın üç tane olması gerekirken iki tane çıkış kapısı vardı. Tadilat olduğu için pasaja bakan ana kapı kapalıydı. İşçiler de mal giriş çıkışı da VİP kapıdan yapılıyordu. Yangın çıkınca kapalı olan ana kapıdan çıkamayan işçiler VİP kapıya da yangın nedeniyle ulaşamadı. 29 işçi can verdi.

Yangının ardından yapılan incelemeler ve raporlar işi tadilat olmayan işçilerin tadilatta çalıştırıldığını ortaya koydu. İşçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimi verilmeyip önlemler alınmadı. Mal giriş-çıkışı için kullanılan arka kapıya ulaşamayan işçiler ortamdaki tehlikeli gazlardan boğularak veya zehirlenerek yaşamını kaybetti: Ana kapı tadilat nedeniyle kapatıldı. Aynı anda birden fazla tadilat yapılması nedeniyle çok sayıda yanıcı madde yan yanaydı. İşçilerin bir kısmı taşeron şirketlere bağlı ve kayıtsız çalıştırıldı. Ruhsat verilirken birçok prosedür ihlal edildi.

‘29 cana karşılık, 4 tutuklu var’

Ailelerin avukatlarından Ahmet Ergin, Gayrettepe’deki işçi katliamının üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen hâlâ yargılamanın sona ermediğine ve davanın adaleti sağlamaktan uzak bir noktada olduğunu ifade etti. Ergin, davadaki son duruma dair, “Sadece 4 tutuklu kaldı. 29 cana karşılık, 29 kişiye karşılık 4 tutuklu var. Bazı taşeron şirket sahipleri, gayriresmi ortakları, gece kulübünü işleten şirketin yetkilisi, ortağı tutuklu değiller maalesef. Mesul müdür tutuklu değil. Mesul müdür ve taşeron şirket sahibi tahliye oldu daha önce. Yine elektrik işlerini yapan kişi de tahliye oldu ki aslında elektrik işleri bu yangının sonuçları bakımından çok önemliydi. Elektriklerin kesilmemesi, jeneratör aracılığıyla sprinkler sistemin çalışması sağlanamadı bu yerde. Buna rağmen, üstelik tadilatta da önemli rolü olduğu tanık anlatımlarıyla da sanık anlatımlarıyla da sabit olmasına rağmen o da tahliye edildi; 7 tutuklu 4’e düştü” bilgilerini verdi.

Kamu görevlileri tutuklanmadı

İş cinayetine dair kamu sorumluluğu noktasında sadece İBB ve Beşiktaş Belediyesi yetkililerinin sorumluluğuyla sınırlı bir işlem yapıldı. Bu soruşturmanın sürdüğünü kaydeden Ergin, “Denetim görevini yerine getirmeyen şikayetlere rağmen gece kulübüyle ilgili işlem yapmayan ne Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının ne de İçişleri Bakanlığının sorumluluğu bulunmadı şu ana kadar” dedi.

Bunun nedenlerinden birinin bilirkişi raporları olduğunu vurgulayan Ergin, “Bilirkişi raporları hem yangını ve yangın nedeniyle ölümleri, alınmayan önlemleri anlatmak konusunda yetersiz kaldı hem de sorumluların ve sorumluların sorumluluk düzeylerinin tespiti bakımından oldukça yetersiz kaldı. Kamu görevlileriyle ilgili özellikle büyük bir boşluk oluştu. Şu ana kadar üç ayrı heyetten üç ayrı rapor alınmış oldu ve bu raporlar birbiriyle çelişen ifadelerle dolu. İki yılın sonunda aslında elde edilen neredeyse koca bir hiç oldu” diye belirtti.

İhmaller çok büyük, ‘Olursa olsun, ölürse ölsünler’ dediler

Davanın daha en başından yanlış açıldığını, “Taksirle öldürmeden işlem yapıldığını” anlatan Ergin “Halbuki çok ciddi ihlaller var. ‘Olursa olsun, ölürse ölsünler’ diye tarif edilen olası kastın bütün unsurları burada mevcut” dedi ve ihmalleri, “Çıkış kapıları yetersiz, söndürme sistemi çalışmıyor, tadilatta çok yoğun, birbirine benzemeyen 4-5 ayrı taşeronun çalışanları aynı anda çalışıyorlar. İnşaat faaliyetiyle hiç ilgisi olmayan garsonlar, şef garsonlar, komiler, yardımcı elemanlar inşaat faaliyetinin içine sokulmuşlar, zorla çağrılmışlar, gönderilmişler, getirilmiş durumdalar. Bunun dışında yangınla ilgili eğitim verilmiş kimse yok. Yangına müdahale eden yok, yangın anında ne yapacağı söylenmemiş bu kişilere. Yeterli kaçış yolu yok. Bir kilitli kapı, bir mal kabul kapısı ki o da kapalı o anda, var ve diğer kapıya ulaşmaları mümkün değil” şeklinde sıraladı.

Sanıkların olası kastla yargılanmaları gerektiğine işaret eden Ergin, şunları söyledi: “Ancak olası kasttan dahi cezalandırılmaları istenmediği gibi, yargılama sırasında ortaya çıkan birçok delile rağmen bu konudaki ek savunma alınması talebimiz dahi şu ana kadar karşılanmış değil. Olası kastla öldürmeyle taksirle öldürmenin arasında çok ciddi bir fark var cezalandırma bakımından. Bu iş yerinde bir risk analizi dahi yapılmamış. Şantiyeye dönüştürülmüş bir yanıyla ama yeni durumuyla ilgili herhangi bir iş güvenliği önlemi alınmamış, risk analizi yapılmamış. Hızlıca tadilat ramazan ayında bitirilip yeniden bayramda açılmak istenen bir tesiste maalesef 29 insan hayatını kaybetti.”

Ailelerin kaybettikleri yakınları için iki yıldır çırpındıklarını ifade eden Ergin, “Şu anda da bu konuda büyük bir gayret içerisindeler. Seslerinin duyulmasını ve bu katliamın bütün sorumlularının hak ettikleri cezayla cezalandırılmasını talep ediyorlar. Her adalet arayan ailenin ya da kişinin yapacağı gibi” dedi.

Bir sonraki duruşma 18 Mayıs’ta

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameye göre; iş yerinde acil durum aydınlatmaları ile yönlendirme levhaları olmadığı, Sprinkler söndürme sistemi ve yangın dolaplarının çalışmadığı, ruhsat alındığı şekilde 3 çıkış kapısı olmadığı, mevcut çıkış kapılarının önünün çeşitli malzemelerle kapalı kaldığı tespit edildi. İddianamede 29 kişi ‘maktul’, 27 kişi ‘müşteki’, 9 kişi ise ‘sanık’ sıfatıyla yer alıyor. Sanıklar Şahzade Şazi Şekergümüş, Kahraman Erdem, Fatma Dörtgül, Mehmet Memduh Ceylan, Çağatay Altunel, İsmet Şen, Dursun Çelik, Sibel Çelik ve İbrahim Bildirici ‘Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak’ suçundan 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

Yangında hayatını kaybeden 29 kişinin içinde 17 yaşındaki çocuk işçi olduğu, hayatını kaybeden iki işçinin ise Afganistanlı göçmen işçi olduğu belirlenmişti. Yangında yaşamını yitiren 29 kişiden 27’sinin ailesi dosyada davacı olarak yer alırken, hayatını kaybeden 2 göçmen adına ise katılan yok. Aileler, benzer cinayetlerin bir daha yaşanmaması için adalet talep ediyor ve sanıkların ihmal değil olası kastla yargılanmasını istiyor.

01.04.2026 20:35 / Güncelleme: 20:51

Doğa savunucusu Esra Işık’ın tutuklanmasına tepki: Akbelen'de yaşanan doğayı savunan herkese birer gözdağıdır

Ankara, İzmir ve İstanbul'da doğa savunucusu Esra Işık’ın tutuklanmasına tepki için yapılan açıklamalarda, Akbelen’de yaşananların doğayı savunan herkese birer gözdağı olduğu vurgulanarak Esra Işık’ın derhal serbest bırakılması talep edildi.

Doğa savunucusu Esra Işık’ın tutuklanmasına tepki: Akbelen'de yaşanan doğayı savunan herkese birer gözdağıdır

Fotoğraf: Evrensel

02.04.2026 03:04 / Güncelleme: 03:17

NASA Orion uzay aracını Ay'a fırlattı: 1972'den sonra Ay'a yapılacak ilk insanlı yolculuk

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), Ay’a Artemis II görevi kapsamında ilk yolculuğu başlattı. NASA'ya göre 1972'den sonra Ay'a yapılacak ilk insanlı yolculuk olacak.

NASA Orion uzay aracını Ay'a fırlattı: 1972'den sonra Ay'a yapılacak ilk insanlı yolculuk

Fotoğraf: AA

02.04.2026 01:38 / Güncelleme: 02:29

ABD Yüksek Mahkemesi'nde, doğumla vatandaşlık hakkı kazanma konusu tartışıldı: Trump da mahkemede hazır bulundu

ABD Yüksek Mahkemesi, doğum yoluyla Amerikan vatandaşlığı hakkının kazanılmasıyla ilgili konuyu tartıştı. Trump alışılmışın dışında duruşmaya katıldı. Mahkeme dışında Trump protesto edildi.

ABD Yüksek Mahkemesi'nde, doğumla vatandaşlık hakkı kazanma konusu tartışıldı: Trump da mahkemede hazır bulundu

Fotoğraf: AA

02.04.2026 00:32

Pezeşkiyan Trump'tan önce ABD halkına seslendi: İran hiçbir millete düşman değil

İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, ABD Başkanı Trump'ın "ulusa sesleniş"i öncesinde ABD halkına yönelik mektupta, İran'ın tarihinde hiçbir zaman saldırgan bir tutum sergilemediğini ancak kendisini savunduğunu söyledi.

Pezeşkiyan Trump'tan önce ABD halkına seslendi: İran hiçbir millete düşman değil

Fotoğraf: İran Cumhurbaşkanlığı

01.04.2026 23:30 / Güncelleme: 02.04.2026 02:31

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Saldız: Bursamızın iradesine yönelik bir saldırı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Saldız, Bozbey'in gözaltına alınmasını protesto eyleminde; “Bu hukuk değildir, açıkça linç düzenidir. Bunlar sadece Mustafa Başkanımıza yönelik değil, Bursa'mızın iradesine yönelik bir saldırıdır" dedi.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanvekili Saldız: Bursamızın iradesine yönelik bir saldırı

Fotoğraf: ANKA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!