Her öyküde şairliğine rastlamak mümkün
Vecdi Erbay, Dipnot Yayınları’ndan çıkan Sol Elin Hatırası adlı öykü kitabıyla yaklaşık 20 yıl sonra yeniden okuyucularıyla buluştu. Öykülerinde okurlarını şaşırtan Erbay’ın yeni kitabı 20 yıl sonra yeniden açılmış bir yol olsun…
Orhan Kurul
[email protected]
Gazeteci- Şair-Yazar Vecdi Erbay, Dipnot Yayınları’ndan çıkan Sol Elin Hatırası adlı öykü kitabıyla yaklaşık 20 yıl sonra yeniden okuyucularıyla buluştu. Kendisi her ne kadar şair olarak anılmak istendiğini söylese de onun en bilindik sıfatı gazeteci kimliğidir. Gazeteciliğini yakından takip eden herkes de ‘20 yıl sonra öykü kitabı çıkardı’ cümlesine şaşırır. Çünkü onun haberlerinin her biri birer öyküdür aynı zamanda. Şimdilerde çok az yazıyor olsa da Diyarbakır sokaklarının havasını teneffüs ederken karşılaştığı insanlarla muhabbetini öykü diliyle haberleştirir çoğu zaman. Bundan olsa gerek ben de ‘20 yıl mı geçmiş?’ diye şaşırdım.
Usta işi öyküler
Kitabın kokusu henüz tazeyken İlke TV’den Sevda Çetinkaya ile yaptığı söyleşide Vecdi Erbay, hayatına ve kitabın hikayesine dair çok önemli bilgiler veriyor. Programın spoiler içerdiğini baştan söyleyeyim… Vecdi Erbay’ın kitabında 7 öykü bulunuyor. Sol Elin Hatırası öyküsünün özel bir anlamı olduğu için öykünün neden özel olduğunun cevabı TV programında var… ‘Neden bu?’ demek gafletine düşmeyeceğim. Ancak kitabın adının yayınevine gönderildiği ‘Hayalet ve Diğerleri’ adıyla kalması gerekirdi bence. Kitaptaki en uzun öykü olma ünvanının yanı sıra, konu bakımından da oldukça etkileyici bir öykü. Okurken kıpır kıpır olunan, değişik ünlemlerle öykünün içine girilen cinsten. Kitaptaki diğer öykülerden de bazı izler taşıyan bu öykünün -diğerlerinin hakkını yemeden- oldukça ustaca ve çok emek verilerek yazıldığı ortaya çıkan üründen belli.
Kürtlerin yaşamına dair özetler
Başta kitaba adını veren Sol Elin Hatırası öyküsü olmak üzere kitapta Kürtlerin yaşamına dair ‘özetler’ de bulmak mümkün. Bazı Kürtçe diyaloglar, yaşantılar, sokaklar… Çok defa, Diyarbakır’da bir Kürt evine konuk olmuş hissi yaratıyor öyküler. Heval, asker, eylemde göz altına alınmış biri…Mekan olarak İstanbul’un tercih edildiği bölümlerde de ‘İstanbul’u iyi biliyor’ izlenimiyle birlikte ‘memleketin’ kokusu geliyor öyküden. Bunu yazar bazen,
-Mardinli olması hasebiyle yapmıştır muhakkak- içli köftenin adını öykünün bir yerinde geçirerek yapar.
‘Şair olarak anılmak isterim’
İlke TV’deki programda Erbay, ‘En çok şair olarak anılmak isterdim’ diyor. Öykülerinde, yazarın şairliğinin izlerine sık rastlanır. Bunu zaten her bir öykünün başına, farklı şairlerden yerleştirdiği dizelerle de yapar. Her öyküde şairliğine rastlamak mümkün, ancak ‘Sol Elin Hatırası’ uzun bir şiir gibidir adeta! Yazar kendinden izleri de katar elbette öykülerine. En fazla izi ‘Sol Elin Hatırası’ öyküsü taşıyor muhakkak, fakat diğer öykülerinde de Erbay’ın izlerine rastlanır. Yalnız Adam’ın Türküsü öyküsünde at yarışı bülteni çıkaranlardan biri ondan başkası değildir örneğin.
Vecdi Erbay, öykülerinde şaşırtır okuyucularını. Hem ‘Karşılaşma’ ille de ‘Hayalet ve Diğerleri’…
Okuru bol, yeni kitaplar için 20 yıl sonra yeniden açılmış bir yol olsun…
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et