Nükleer Karşıtı Platform: 'Nükleer tesisler güvenlik değil, risk üretir'
Nükleer Karşıtı Platform yayımladığı açıklamada, savaş dönemlerinde nükleer tesislerin hedef alındığını ve bunun yalnızca savaşan ülkelere değil, tüm bölgeye zarar verdiğini vurgulayarak, “nükleer santrallerden vazgeçilsin” çağrısı yaptı.
Fotoğraf: DHA
Mehmet Özer
[email protected]
Nükleer Karşıtı Platform (NKP), 30.03.2026 tarihinde “Nükleer Alarm Zilleri Çalıyor! Tüm Dünyayı Nükleer Kumara Son Vermeye Çağırıyoruz” başlıklı bir basın açıklaması yayımladı.
Rusya-Ukrayna savaşında Zaporijya Nükleer Santrali’ne yönelik tehditler sürerken, Mart 2026‘da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik başlattığı savaşta nükleer tesisleri hedef alması, nükleer tesislerin küresel bir tehdit haline geldiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
NKP, yaşanan bu gelişmelerin ardından tüm dünya halklarını harekete geçmeye davet etti. Platforma açıklamasında, nükleer tesislerin çatışma ortamlarında kaçınılmaz olarak askeri hedeflere dönüştürdüğünü vurgulayarak, “Rüzgâr ve su yoluyla yayılabilecek radyasyon tehlikesiyle yalnızca bir ülkeyi değil, tüm bölgeyi tehdit etmektedir” uyarısında bulundu.
Platform, “Gerçek güvenlik bu tesisleri güçlendirmekle değil, tamamen ortadan kaldırmakla mümkündür” diyerek nükleer enerji üretiminden, yakıt zenginleştirme faaliyetlerinden ve nükleer silah tesislerinden dünya genelinde vazgeçilmesi çağrısında bulundu.
“Nükleer enerji küresel bir tehdit haline getiriliyor”
Bir nükleer tesise yönelik herhangi bir saldırının, yalnızca hedef ülkeyi değil; rüzgâr, su ve ekosistemler aracılığıyla tüm bölgeyi etkileyebilecek sınırlar ötesi bir felaket riskini beraberinde getirdiğinin vurgulandığı açıklamada, “Bu durum, nükleer enerjiyi bir ulusal mesele olmaktan çıkarıp küresel bir tehdit haline getirmektedir. Aynı zamanda bu tür saldırılar, halklar üzerinde büyük bir korku ve panik yaratmakta; ekonomik ve sosyal yaşamı derinden sarsmaktadır” ifadelerine yer verildi.
“Nükleer teknoloji eskimiş ve tehlikelidir”
Nükleer enerjinin artık savunulamaz hale geldiğinin belirtildiği açıklamada, “Merkezi ve yüksek riskli yapıları nedeniyle nükleer santraller, Fukuşima’da olduğu gibi depremler, tasarım ve insan hatalarının yanı sıra bir askeri-siber saldırıyla geniş coğrafyaları yaşanamaz hale getirme potansiyeline sahiptir. Natanz ve Dimona’da yaşananlar açıkça göstermektedir ki gerek elektrik enerjisi elde etmek amacıyla kurulan nükleer santrallar, gerekse savaş teknolojisi amaçlı kurulan nükleer tesisler savaşta hedef ve ‘kendi kendini imha mekanizması’ yaratmak anlamına gelmektedir” denildi.
“Dünya; nükleer silahlardan ve nükleer santrallardan arındırılmalı”
Yaşanan bu gelişmelerin, nükleer tesislerin daha iyi korunmasına yönelik tartışmaların ötesine geçilmesi gerektiğini ortaya koyduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Sorun, güvenlik açığı değil; bizzat bu tesislerin varlığıdır. Gerçek güvenlik; enerji ve silah üretimi için kullanılan nükleer tesisleri güçlendirmekle değil, onları tamamen ortadan kaldırmakla mümkündür” vurgusu yapıldı.
Platform şu çağrılarda bulundu:
- Nükleer santrallerle elektrik enerjisi üretiminden,
- Nükleer yakıt zenginleştirme faaliyetlerinden,
- Nükleer silah üretimi ile ilgili tesislerden, dünya genelinde vazgeçilmesi zorunludur.
- Dünya; nükleer silahlardan ve nükleer santrallardan arındırılmalıdır.
Evrensel'i Takip Et