Kınık’ta maden işçileri ile buluşan Sevda Karaca: Öncü işçiler, işçiyi fikirde ve mücadelede birleştirmeli
Kınık’ta maden işçileri işsizlik, taşeronluk ve hak gasplarını anlattı. EMEP Milletvekili Sevda Karaca, işçi sınıfının dayanışma ve mücadele ile güçlenebileceğini vurguladı.
Fotoğraf: Evrensel
İzmir-Emek Partisi (EMEP) Milletvekili Sevda Karaca, Kınık’ta maden işçileri ile bir toplantı gerçekleştirdi.
Toplantıda ilk olarak söz alan işçiler, Kınıklı işçiler olarak haklarını aramak konusunda ısrarlı oldukları için önlerine hep duvarlar örüldüğünü ve gelinen süreçte işsizliğin hat safhada olduğunu belirtti.
Polyak Madeninden bir işçi, son yaptıkları eylemlerle alacaklarını kazandıklarını ancak işten çıkarıldıklarını söyleyerek, “11 yıllık emeğim vardı. Alacaklarımın hepsini aldım. Şimdi iş arıyorum. Emekliliğime daha var. 301 madenci katliamından sonra da Kınık’a karşı zaten bir duvar ördüler” dedi.
Polyak’ta çalışan bir taşeron işçi ise alacaklarının kaldığını belirterek, “Taşeronda 100’ü aşkın işçi vardı. Biz de direnişteydik ama hakkımızı alamadık. Taşeron olduğumuz için kimse bizi görmüyor. İşsiziz şu anda. Bir kahvede günlük bin lira yevmiye ile çalışıyorum. Çocuğum var üniversitede okuyor, bir şekilde çalışmam lazım. Emekliyim 17 sene çalıştım, 22 bin lira alıyorum” dedi.
‘Bilinci bizler vereceğiz ama zorlanıyoruz’
Bir kamu işçisi, bu halde olmalarının sebebinin örgütsüzlük olduğunu belirterek, “Her şeye ‘tamam’ diyen bir sendikamız var. Şu anda 800 kişi kaldık. Elimizde bir kamu kalmıştı onun da yüzde 75’i şirkete verildi, üretimden düşüldü. Özelde de çalıştım işçi o zaman hakkını arıyordu ama kamuda rahatlar. ‘4/b’ye geçerim başka yerde çalışırım’ diyor. 4/b’linin durumun iyi olmadığını da anlatıyoruz ama anlamıyorlar. Örgütlenmek lazım tabandan, bilinçli bir işçi lazım. Bu bilinci bizler yapacağız, anlatacağız ama zorlanıyoruz” dedi.
Bir İmbat işçisi, “Bizim orada gurbetçi işçi çok. İşten atılma korkusu yerli işçiye göre biraz daha fazla var. Sendika seçimi yapılıyor, tüm amir ve müdürler seni topluyor bir yere, kendi istediklerini seçtiriyorlar” dedi.
Genç bir İmbat işçisi, Türkiye’nin geleceğinin çok karanlık olduğunu, gençlerin umutsuz baktığını belirterek, “O yüzden kötü alışkanlıklar oldu, kolay para için kumar oldu. İnsanları köleleştirdiler. Kimse ses çıkarmıyor, ses çıkarınca baskı, konuşursan yargılanıyorsun. İnsanlar sürekli bunu konuşuyor gelecek kaygısı var. Ama kimse eylem yapmaya cesaret edemiyor. 4 yıldır çalışıyorum 24 yaşındayım evliyim. Şimdi ben bile korkuyorum başka sendikaya geçmeye. Biz de bir direniş yaptık ama sahteydi. Bakanlık gelecek Soma görünsün istediler” dedi.
‘Yeraltında çalışmama rağmen istediklerimi gerçekleştiremiyorum’
Otururken, yemek yerken yer altında ‘neden hakkımızı alamıyoruz’ diye konuştuklarını anlatan işçi, “Gençler çok arada kalmış durumda. Her şey ateş pahası yer altında çalışmama rağmen istediğim her şeyi yapamıyorum eşim ve çocuğumla. Gençlik bir şeye boğun eğmez kolay kolay ama bir şey yapmaya cesaret edemiyor. Bir ateş lazım, birinin önderlik etmesi lazım” dedi.
Örgütlenmenin engellediğini dile getiren bir işçi, “3 kişi yan yana geliyor. Dernek açıyorsun hemen kapatıyor, baskı yapılıyor. Sadece işçilerin değil öğrencilerin, doktorların, çiftçilerin de sorunu var. Bunları birleştiremiyoruz. Herkes ‘bana ne onun direnişinden’ diyor. Üretimden gelen gücümüzü ya fark etmiyoruz ya da biliyoruz işimize gelmiyor. O yüzden eğitim şart. Madendeki olaydan sonra iş güvencesi yasası çıkacak denildi bunu sorduğumuzda haksız olduk. Kendileri için bir gecede yasa çıkarıyorlar” dedi.
‘Mücadeleyi sürekli hale getirebilmeliyiz’
Toplantıda konuşan EMEP Merkez Yöneticisi Gürsoy Turan, öncü işçi olmanın aynı zamanda bir sorumluluk yüklediğini dile getirerek, “Sınıf mücadelesine sadece Kınık’tan bakamayız, dünyanın genelinden bakmalıyız. Aslında Kınıklıların kendi aralarında kültürel açıdan da bir birlikteliği var. Kendiliğinden bir örgütlülük var ama bu sınıfsal değil. Başka yerlerde de mücadeleler var onları görmeliyiz. Canımız yandığında patlayan bir şey oluyor. Antep’te her sene işçiler Şubat ayında eylem yapıyor ama bunların hiçbiri kalıcı hale dönüşmüyor. Burada da aynı durum yaşandı. Polyak’ta tazminatlar alındı ama kalıcı bir kazanım olmadı. Bunu görüp, bunun kalıcı kazanım olması için ‘ne yapmalıyız’ı konuşmalıyız. İş yeri komiteleri kurmalıyız ve örgütlülüğümüzü güçlendirmeliyiz” dedi.
Milletvekili Sevda Karaca da bugün işçi sınıfının gençlerin, sol, sosyalist, emek, demokrasi güçlerinin durumuna ilişkin umutsuzluğa iten bir sürü şey olmakla birlikte, sadece ülkede değil dünyada bütün ezberlerin bozulup, söylenen her şeyin yalanlanabileceği bir döneme girildiğinin altını çizerek, “Parti olarak tespitlerimizi dünyanın dört bir yanındaki partiler de yapıyor. Bir değişim dönemi bu ama iki seçenek var; ya o öfkeyi daha gerici güçler kavrayacak kendine yedekleyecek ya da örneğin biz sizlerle bu havzanın en mücadele deneyimine sahip öncüleriyle bunu kavrayıp başka bir yolu açacağız. Dönemeç bu dönemeç” dedi.
'Öncü işçilerin işçiyi fikirde ve mücadelede birleştirebilmesi gerekli'
İran’da, ABD ve İsrail saldırmadan önce metal, petrokimya, tekstil işçilerinin eylemler yaptığını ve ‘biz kendi mücadele alanlarımızda güç biriktirdik artık farklı farklı iş kollarında farklı havzalardaki eylemleri birleştirmeliyiz’i tartıştığını söyleyen Karaca, “Bunu yapmaya hazırlanmıştı ABD ve İsrail saldırdı, ona yol molla rejiminin arkasında kalmak zorunda kaldı. İşçi sınıfı kendisini en genel direniş olarak genel grev genel direniş olarak ortaya koymazsa sadece halk hareketlerimiz oluyor” dedi.
Karaca, “Somalı, Kınıklı demeden, o sendika bu sendika demeden burada bütün işçi gövdesi, maden işçileri, tarım işçileri, eğitimciler olarak, ‘bu taraf yanlış yola çıkıyor, şu tarafa yürümeliyiz’i diyebilmeliyiz. Bunun için bir politik dayanağa ihtiyacımız var. Hepinizi partimizde örgütlenmeye davet ediyorum ama biz şunun farkındayız parti olarak, işçilerin öncü güçlerinin illaki Emek Partili olma zorunluluğu yok işçiyi fikirde ve mücadelede birleştirmesi yeterli” dedi.
(Evrensel)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et