Hukuk yine şirketin emrinde: Güllük Deltası için kritik karar
Güllük Deltası’nda bilimsel raporlarla iki kez iptal edilen yat limanı projesinin önü, Danıştay ve İstinaf kararlarıyla yeniden açıldı.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Muğla — Muğla'nın Milas ilçesi Kıyıkışlacık Mahallesi'nde Tatsan Turizm ve Tarım Sanayi A.Ş. tarafından yapılması planlanan “Yakamoz Yat Limanı ve Çekek Yeri” projesiyle ilgili yıllardır süren hukuki mücadelede üst yargı kararlarını verdi.
Yerel mahkemelerin, çevresel riskleri ve planlama esaslarını gerekçe göstererek verdiği iptal kararları, Danıştay ve İstinaf mahkemelerinden döndü. Davacıların avukatı Bora Sarıca ise üst yargının çevresel etkileri göz ardı ettiğini belirterek kararlara tepki gösterdi.
ÇED davasında yerel mahkemenin iki iptal kararı da Danıştay'dan döndü
Proje için Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 6 Ekim 2021 tarihinde verilen "ÇED Olumlu" kararına karşı açılan davada dikkat çekici bir süreç yaşandı. Muğla 2. İdare Mahkemesi, 27 Nisan 2023'te ilk iptal kararını verdi ancak bu karar Danıştay 4. Dairesi tarafından bilirkişi raporunun yetersiz bulunması gerekçesiyle bozuldu.
Muğla'nın Milas ilçesi Kıyıkışlacık Mahallesi yat projesi
Yeniden yapılan keşif ve ek bilirkişi raporları doğrultusunda Muğla 2. İdare Mahkemesi, 13 Mart 2025 tarihinde projeyi ikinci kez iptal etti. Ancak Danıştay 4. Dairesi, 14 Ekim 2025 tarihinde verdiği kararla yerel mahkemenin bu ikinci iptal kararını da bozarak davayı kesin olarak reddetti ve ÇED sürecini hukuka uygun buldu.
İstinaf mahkemesi çevresel etkileri planlama kapsamı dışında bıraktı
Projenin 1/5000 ve 1/1000 ölçekli imar planlarına karşı açılan davada da benzer bir tablo ortaya çıktı. Muğla 3. İdare Mahkemesi; projenin hassas ekosisteme ağır yükler getireceği, denizel ortamdaki flora ve faunayı olumsuz etkileyeceği, dalyan içindeki doğal yaşamı ve koruma altındaki deniz çayırlarını tahrip edeceği gerekçeleriyle 24 Mayıs 2022'de imar planlarını iptal etmişti.
Ancak Danıştay 6. Dairesi'nin bozma kararına uyan İzmir Bölge İdare Mahkemesi 3. İdari Dava Dairesi, 7 Ocak 2026 tarihinde yerel mahkemenin iptal kararını kaldırarak davayı reddetti. Mahkeme kararında, projenin çevresel etkilerine yönelik iddiaların zaten ÇED davasında yargı mercilerince değerlendirildiği ve hukuka aykırılık bulunmadığına hükmedildiği ileri sürüldü. İstinaf mahkemesi ayrıca, Kıyı Kanunu'nun istisnai maddelerine atıfta bulunarak yat limanı ve çekek yeri fonksiyonlarının kıyıda bulunması gereken kullanımlardan olduğunu, planların üst ölçekli planlara ve şehircilik ilkelerine uygun olduğunu belirtti.
Muğla'nın Milas ilçesi Kıyıkışlacık Mahallesi yat projesi
Avukat Bora Sarıca: Çevresel etkiler sadece ÇED sürecine indirgenemez
Üst mahkemelerin kararlarını değerlendiren davacıların avukatı Bora Sarıca, imar planlamasında çevresel etkilerin değerlendirme dışı bırakılmasının kabul edilemeyeceğinin altını çizdi. İmar planlarının yalnızca mekânsal düzenleme araçları değil, aynı zamanda doğal varlıkların ve ekosistem bütünlüğünün korunması için temel hukuki enstrümanlar olduğunu belirten Sarıca, şu ifadeleri kullandı: “Çevresel etkilerin yalnızca ÇED sürecine indirgenmesi ve plan yargılamasında dikkate alınmaması, planlama hukukunun özüne ve yerleşik yargı ilkelerine açıkça aykırıdır. Hem ÇED davasının hem de imar planına ilişkin iptal davasının, çevresel etkileri tali bir mesele gibi ele alan ve esaslı hukuki değerlendirmelerden uzak gerekçelerle reddedilmiş olması hukuken kabul edilemez.”
"Güllük Deltası için telafisi imkansız zararların önü açılıyor"
Alınan kararların ekolojik sonuçlarına da dikkat çeken Sarıca, Güllük Deltası gibi hassas bir ekosistemin bilimsel veriler yerine şekli gerekçelerle feda edildiğini savundu. Sarıca, "Yargı kararlarının bilimsel veriler ve kamu yararı ilkesi yerine sınırlı ve şekli gerekçelere dayanması, telafisi mümkün olmayan çevresel zararların önünü açma riski taşımaktadır" diyerek Güllük Deltası'nın korunması adına bu ret kararlarını kabul etmediklerini vurguladı.
Muğla'nın Milas ilçesi Kıyıkışlacık Mahallesi yat projesi
Bilirkişi raporu Kıyıkışlacık için telafisi imkansız ekolojik riskleri belgeledi
Muğla 3. İdare Mahkemesi'nin projenin imar planlarını iptal ederken dayanak aldığı bilirkişi raporunda, Kıyıkışlacık'taki "Yat Limanı ve Çekek Yeri" projesiyle ilgili şu çevresel bulgulara ve uyarılara yer verilmişti. Danıştay, bu önemli uyarılara rağmen iki bilirkişi raporunu da yok sayarak yerel mahkemelerin iptal kararlarını şirketin lehine bozdu.
- Projenin bölgedeki hassas ekosisteme ağır yükler getireceği ve kıyı alanlarında sürdürülebilir gelişme ilkesini zedeleyeceği vurgulanmıştı.
- Denizel ortamdaki flora ve faunanın (bitki ve hayvan varlığının) projeden olumsuz yönde etkileneceği belirtilmişti.
- Yat trafiğinin artmasıyla denizel ortamda oluşacak yoğunluğun hem denizde hem de dalyan içindeki canlıların üreme, beslenme ve barınma gibi doğal yaşam döngülerini olumsuz etkileyeceği tespit edilmişti.
- Projenin, balık türlerinin popülasyonlarına zarar vereceği ve özellikle koruma altına alınması gereken deniz çiçek bitkilerinin oluşturduğu çayırların tahribine, hatta yok olmasına yol açacağı raporlanmıştı.
- Bölgedeki gürültü ve çevre kirliliğinin artmasıyla alandaki biyolojik çeşitliliğin zarar göreceği ifade edilmişti.
- Tüm bu faktörlerin kıyı ekosisteminin korunması ilkesini ihlal edeceği, bölgedeki ekolojik dengeyi bozacağı ve telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olacağı altı çizilerek belirtilmişti.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et