14.03.2026 00:55 / Güncelleme: 07:07

Kazan’dan askeri sanayi işçisinin mektubu: NATO kime güvence, kime tehdit?

"Bu ülkenin işçisi, emekçisi kendi patronlarından mermi yemeye devam ettiği sürece topun, tüfeğin, tankın ne anlamı var?"

Kazan’dan askeri sanayi işçisinin mektubu: NATO kime güvence, kime tehdit?

Fotoğraf: Pexels

Kazan’da askeri sanayiye üretim yapan bir fabrikada çalışıyorum. Hemen yanı başımızda olan savaş iş yerinde konuşuluyor, endişe yaratıyor. Son günlerde gündemi daha çok trafik cezaları oluştursa da sosyal medyadaki bazı sayfalar üzerinden gelişmeler, Trump’ın kimi açıklamaları takip ediliyor.

‘NATO üsleri var diye füzeler geliyor zaten’

Gazeteye yansıtılan kimi fabrikalardan işçilerin görüşlerinden farklı olarak iş yerindeki kimi arkadaşlar NATO’nun bizim için bir güvence olamayacağını söylüyorlar. Güvence olamayacağı gibi bir tehdit olduğu da düşünülüyor. Bir işçi arkadaşımın değerlendirmesi şöyle: “ABD, NATO üsleri var diye füzeler geliyor ya zaten. Bize gelen füzeyi de gidip İspanya engelliyor. İktidar da bu işin baş sorumlularından ABD ve İsrail ile düşüp kalkıyor. Askeri sanayi diye övünüyorlar ama tezgahlarda kullandığımız takımların çoğu İsrail’den geliyor. İzin almadan uçak uçuramıyor. Kendi siyasi çıkarları neyse onu yapıyorlar. Bizi düşünen yok”.

‘NATO’dan kesinlikle çıkılması lazım’

Aynı işi yapan OSTİM’den bir usta da benzer tepkisini dile getiriyor: “NATO’dan kesinlikle çıkılması lazım. ABD’nin planlarına alet olmamalıyız. Bedeli neyse göze almak gerekiyor. Yoksa durum bizim için iyice kötüye gidecek.” Haklı, savaşın esas sorumluları, emperyalist güçler ve onun savaş örgütleri doğal olarak işçi sınıfı ve halklar için bir güvence olamaz.

Üretim harıl harıl

Güvenlik endişelerinin yanı sıra ekonomik kaygılarla da bölgede yaşanan gelişmeler takip ediliyor. Halihazırda yapılan sefalet zamlarından dolayı milliyetçi olan kimi işçi arkadaşlarım tarafından dahi, yapılacak yeni savaş harcamalarının patronlar için daha fazla kâr, işçilere daha ağır koşullar getireceği hissediliyor.

Elbette ki bu harcamalar için milli duygular istismar edilerek yapılan aldatmacalar da karşılığını bulmuyor değildir. Ancak görünen köy kılavuz istemez. Üretim harıl harıl devam ederken yapılan son zamlarla işçiler iyice geçinemez oldu. Tankın, topun, tüfeğin, uçağın parçasının anlamı ikinci plana daha çok geçmeye başladı. Bu ülkenin işçisi, emekçisi kendi patronlarından mermi yemeye devam ettiği sürece topun, tüfeğin, tankın ne anlamı var?

‘Doyarız baba, sen ben doyarız da devlet doymaz…’

Savaşın bir etkisi olarak mazota gelen sürekli zamlar da endişe ve tepki yaratıyor. İşçiler çocuğu hastalandığında çocuğunu hastaneye götürmek için arabasına binmeyi bile iki kere düşünür hale gelirken devlet de durmuyor: Son trafik cezaları… İş yerinden bir arkadaşım servisle eve dönerken duruma şöyle tepki gösteriyor: “Doyarız baba, sen ben doyarız da devlet doymaz…”

(İşçi Sendika Servisi)

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
14.03.2026 00:17

Üniversite öğrencileri mart eylemlerini anlatıyor: 'Şimdi mücadeleyi her yerde öreceğiz'

Pek çok üniversitede gençler, kendi kuşakları için kampüslerinde ilk defa bu denli kitlesel eylemlere bir önceki mart ayında şahit oldu. Ankara ve Kayseri'den öğrenciler 1 sene sonunda kampüslerde kalanı anlattı.

Üniversite öğrencileri mart eylemlerini anlatıyor: "Şimdi mücadeleyi her yerde öreceğiz"

Fotoğraf: Özcan Yaman 

13.03.2026 21:37

Kumpir yedikten sonra gıda zehirlenmesinden ölmüştü: Tutuklu sanık tahliye edildi

İzmir'in Buca ilçesinde 60 yaşındaki Servet Polat'ın kumpir yedikten 2 gün sonra gıda zehirlenmesi sonucu yaşamını yitirmesi ile ilgili tutuklu yargılanan iş yeri sahibi Neslihan Demircan tahliye edildi.

Kumpir yedikten sonra gıda zehirlenmesinden ölmüştü: Tutuklu sanık tahliye edildi

Fotoğraf: DHA

14.03.2026 00:05

Bir öğrenci mart eylemlerini anlatıyor: İlk defa yan yana gelme ihtiyacını bu kadar yakıcı hissettik

Ortak bir amaç için diğer insanlarla bir araya gelip kolektif bir çabanın bir parçasını oluşturmak biz duygusunu canlı tutuyor. Birlikte mücadele etmek ve bu mücadeleden sonuç almak farklı bir başarı hissi yaratıyor.

Bir öğrenci mart eylemlerini anlatıyor: İlk defa yan yana gelme ihtiyacını bu kadar yakıcı hissettik

Fotoğraf: Şeyma Akcan/ Evrensel

İstanbul Üniversitesinden bir Mimarlık Fakültesi öğrencisi


İçerik yükleniyor...

13.03.2026 23:12 / Güncelleme: 14.03.2026 00:18

Seyit Aslan madene karşı mücadele eden köylülerle buluştu: 'Her yer Ergama, hepimiz Ergamalıyız'

EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, Balıkesir’in İvrindi ilçesine bağlı Gökçeyazı Mahallesi’nde madene karşı mücadele eden köylülerle bir araya geldi. Konuşmasında çevre mücadelesinin önemine vurgu yapan Aslan; “Mücadele etmeyenler baştan kaybeder” dedi.

Seyit Aslan madene karşı mücadele eden köylülerle buluştu: “Her yer Ergama, hepimiz Ergamalıyız”

Fotoğraf: Evrensel

13.03.2026 19:29 / Güncelleme: 22:28

Barış Boyun davası: Önce tahliye, sonra itiraz

“Barış Boyun suç örgütü” davasında mahkeme, Boyun’un eşi Ece Boyun’un da aralarında bulunduğu 37 sanık hakkında tahliye kararı verdi. Savcılık bu karara itiraz etti.

Barış Boyun davası: Önce tahliye, sonra itiraz

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!