Bir öğrenci mart eylemlerini anlatıyor: İlk defa yan yana gelme ihtiyacını bu kadar yakıcı hissettik
Ortak bir amaç için diğer insanlarla bir araya gelip kolektif bir çabanın bir parçasını oluşturmak biz duygusunu canlı tutuyor. Birlikte mücadele etmek ve bu mücadeleden sonuç almak farklı bir başarı hissi yaratıyor.
Fotoğraf: Şeyma Akcan/ Evrensel
İstanbul Üniversitesinden bir Mimarlık Fakültesi öğrencisi
Geçtiğimiz mart ayında meydana gelen eylemlerde bu eylemlerin oldukça kitlesel oluşu beni eylemlere katılma konusunda etkileyen bir sebepti. Ancak bu kitlesel hareketten önce yaşadığımız bu düzende iktidar tarafından uygulanan tüm baskıların, yasalara uygun olmayan yaptırımların, usulsüzlüklerin, hak ihlallerinin artık dayanılmaz hale geldiği bir noktaya erişmesi, bu eylemlere katılmamda asıl sebepti. Diploma iptali, bu baskılarla alınan kararlar bütününün artık son halkası olmalıydı. Diploma iptali sonrası yıkılan barikatın İstanbul Üniversitesi öğrencileri tarafından yıkılması o zamanki gerçekleşen kitlesel hareketlere dahil olma konusunda diğer öğrencileri de cesaretlendirmişti.
Bu olaylar yaşanırken birlikte hareket edeceğim örgütlü mekanizmayı ilk kendi fakültemde aradım. Mimarlık Fakültesi kendi imkanlarıyla birleşerek küçük gruplar oluşturmuştu. O süreçte fakülte olarak yürüyüşlere katılım sağlandı. Dersler boykot edildi.
Üniversite gençliği uzun yıllar sonra ilk defa büyük bir kitlesel hareketi deneyimledi. Bu deneyimle beraber nitelikli eğitimi, mücadele hattını, ÖTK mekanizmasını tartıştı. Bazı fakülteler kendi temsilcilerini seçti ve ÖTK mekanizmasını oluşturdu. Bu hareketlerin o süreçte işçi hareketine ve sendikalara da etkisi oldu. Genel grev genel direniş çağrıları bu dönemde arttı. Devamında gerçekleşen 1 Mayıs yürüyüşü ise uygulanan tüm baskılara rağmen uzun bir süre sonra işçiyi ve öğrenciyi birleştiren uzun bir kalabalıktan oluştu.
Ortak bir amaç için diğer insanlarla bir araya gelip kolektif bir çabanın bir parçasını oluşturmak biz duygusunu canlı tutuyor. Birlikte mücadele etmek ve bu mücadeleden sonuç almak farklı bir başarı hissi yaratıyor.
Bu sürecin başında üniversite gençliği örgütsüzlük sorunuyla yüzleşti. Boykot sürecinde bölüm ve fakültelerin boykot komiteleriyle hızlı örgütlenmeleri sağlandı. İktidarın kulüp ve topluluklara yaptığı baskılar, birlikte tartışılan alanların iktidar tarafından yok edilişi gibi yaptırımlara maruz kalındı. Bu olaylarla iktidarın kitlesel hareketlere uyguladığı baskı araçları daha çok gün yüzüne çıktı. Yapılan ekonomik boykotlar ve kitlesel sokak hareketleri “Yan yana gelip direnirsek kazanırız” düşüncesini yerleştirdi. Üniversite gençliği bu hareketlere katılarak siyaseti tartıştı ve işçi sınıfıyla birleşerek politikaya katıldı. Gençlik işçi sınıfıyla ortak bir mücadele sürmedikçe elde ettiği kazanımları kalıcı kılıp tüm ülkeye mal edemez.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et