İşe iade davasını kazanan Adöksan işçisi kadınlar: Mücadelemiz sürecek
İşe iade davasını kazanan Adöksan işçisi kadınlar anlattı: "Baskısız, şiddetsiz, huzur içinde çalışmak bizim önceliğimiz. Bu sefalet ücreti yerine çocuklarımızın karnının doyabileceği bir ücreti istiyoruz"
Görsel: Google Haritalardan alınan ekran görüntüsü
Adile Doğan
Adöksan’da işten atıldıkları için dava açan kadın işçilerden ikisi, işe iade davasını ilk duruşmada kazandı. İşe iade davasını kazanan kadınlar ve diğer işten atılan kadınlar hem içerdeki baskıyı hem de dava sürecini anlattı.
Haziran ayından bu yana onlarca işçi “daralma” ve “küçülme” gerekçesiyle çıkış kodları performans üzerinden verilerek işten atıldı. Bu süreçte işten çıkarılan kadınlar arasından on işçi, Adöksan’a karşı işe iade davası açtı. Mahkemenin gruplandırdığı davalarda ilk iki kişilik kadın işçi grubu, şubat ayında görülen duruşmada davayı kazandı. Dava açan işçi kadınlar ve avukatlarıyla bir araya geldiğimizde işçi kadın, “Şu an patronun ve müdürün yüzünü görmek isterdim. Yıllardır işçilere böcek gibi davranıp, elimize üç kuruş sıkıştırıp bizi atmaya çalışmıştı. Bizi o kadar çok sindirmiş ki ‘Zaten bunlar bir şey yapamazlar’ diyerek tazminatlarımızı vermeden göndermeye çalıştı. Ama biz birlikte hareket etmeyi seçip, hakkımızı aradık” diyerek duygusunu dile getirdi.
İşten çıkartma gerekçesi, sosyal medya beğenisi
Adöksan’daki kötü çalışma koşullarını dile getiren Emek Partisinin paylaşımını beğendikten sonra tazminatsız işten çıkartılan kadın işçi ise atılma gerekçesini ancak fabrika içinde ustabaşlarının tüm işçi kadınlara göz dağı vermek için başlattığı söylenti ile öğrendi.
Söze giren bir başka kadın ise haksızlığa uğrayan bir işçi için mahkemede şahitlik ettiğinde fabrikada yaşadıklarını “Yaşamadığım mobbing kalmadı. Ama yine de yılmadım. Çekip gitmedim” diye anlattı.
Fazla mesai için işçiler yarıştırılıyor
Başka bir kadın işçi de aldıkları ücretlerden dem vurdu ve fazla mesai yapmak zorunda bırakıldıklarını ifade etti: “Buradan aldığımız ücretle ayakta durmak zor. Fazla mesaiye kalmak herkesin en önemli ihtiyacı. Ama fazla mesaiye kalmak için ustaya, müdüre ciddi yalakalık yapman gerekiyor. Hafta sonu mesaisi çok önemli.” Hafta sonu mesaileri için birbirleriyle yarıştırıldıklarını anlatan işçi kadın, sonunda ustalar ve müdür kimi isterse onun fazla mesaiye kalabildiğini söyledi.
İşten kovduktan sonra da baskı sürdü
İşçi kadınlar, dava açtıkları fabrikada duyulduktan sonra fabrika müdürünün işçiler vasıtasıyla kendilerine, “Dava açan işçileri ararım, davasını açtırmam” diye haber gönderdiğini, bu durumun ne yazık ki uzun yıllardır baskı altında çalışan bazı kadın işçilerin çekinmesine neden olduğuna dikkat çekti.
Çalışma koşulları uzun süredir tartışma konusu
Az sayıda işçinin yan yana gelmesi, birleşmesi, seslerini kamuoyuna duyurması birtakım kazanımlar sağladı. Ancak bu hâlâ değil. Adöksan’da sorunlar sürüyor. Hâlâ sefalet ücreti alan, her gün küfür ve hakaretlere maruz kalan işçilere, sorgu odalarında hangi partiyi desteklediklerine kadar uzanan sorular soruluyor. Tüm bunlar insanca yaşamak isteyen işçiler talepleri etrafında birleşmesin diye...
Adöksan özellikle insanlık dışı çalışma koşullarının öne çıktığı bir iş yeri. İşçilerin molada çay içecek doğru düzgün bir alanları yoktu. Yemeklerden böcek çıkıyor ve işçilere tarihleri geçmiş mayonez ve ketçaplar veriliyordu. Ama işçi kadınlar ses çıkardığında bu durum değişti. İşçiler, temiz bir alana kavuştu. İşçiler ses çıkardıkça zaman zaman yemekler düzelse de tam anlamıyla bir iyileşme hâlâ sağlanabilmiş değil.
Çalışma sırasında mobbing, baskı ve hakaret de kadın işçiler açısından varlığını koruyan bir problem. Bunun yanı sıra işten atılan kadınlar, tazminat haklarının da gasbedilerek işten çıkartıldıklarını, patronun tazminatlarını “Dört taksite bölerek” ödemek için pazarlık yapmaya çalıştığını belirtiyorlardı.
Daha önce de işçilerin -yasak olmasına rağmen- e-devletleri zorla açtırılıp sendikaya üyeliği var mı diye kontrol edilmişti. Sendika üyesi olan işçiler üyelikten istifa ettirilmişti.
‘Baskısız, şiddetsiz, insanca çalışma için mücadelemiz sürecek’
Ancak Adöksan işçisi kadınlar, tüm bunlara rağmen, “Baskısız, şiddetsiz, huzur içinde çalışmak bizim önceliğimiz. Bu sefalet ücreti yerine çocuklarımızın karnının doyabileceği bir ücreti istiyoruz. Çocuklarımıza fabrikada çıkan öğlen yemeklerimizi, meyvemizi götürmek istemiyoruz. Yani insanca bir yaşam, geleceğe güvenle bakabileceğimiz güvenceli iş yerleri istiyoruz” diyerek mücadele etmeyi sürdüreceklerini dile getirdi.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et