‘Beyaz Yürüyüş’ Diyarbakır'dan yola çıktı: Sağlık hakkı ve barış için Ankara'ya
TTB’nin Diyarbakır’dan başlattığı “Beyaz Yürüyüş” kolu, sağlıkta şiddete ve ticarileşmeye karşı yola çıktı. Sağlık emekçileri “Başka bir sağlık sistemi mümkün” diyerek taleplerini 14 Mart’ta Ankara’ya taşıyacak.
Fotoğraf: Evrensel
Diyarbakır – Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve sağlık emek-meslek örgütleri, sağlık sisteminde derinleşen krize, piyasalaşmaya, çalışma koşullarının ağırlığına ve sağlıkta şiddete karşı “Beyaz Yürüyüş” başlattı. Diyarbakır Dağkapı Meydanı’nda bir araya gelen onlarca hekim ve sağlık emekçisi, “İyi hekimlik yapmak istiyoruz” ve “Emeğimize sahip çıkıyoruz” pankartlarıyla yola çıktı. 14 Mart Tıp Bayramı’nda Ankara’da son bulacak olan yürüyüşün ilk durağında, sağlığın sadece hastanelerden ibaret olmadığı; barış, demokrasi ve liyakatle mümkün olduğu vurgulandı.
“Savaşın olduğu yerde sağlık olmaz”
Amed Sağlık Platformu adına ortak açıklamayı okuyan Diyarbakır Tabip Odası Başkanı Veysi Ülgen sağlığın tanımını hatırlatarak, bölgesel ve küresel çatışmaların toplumsal sağlığı dinamitlediğini ifade etti. Ülgen, “Sağlık; yalnızca hastalıkların tedavisi değildir. İnsanın bedensel, ruhsal, sosyal, siyasal ve ekolojik olarak tam bir iyilik hali içinde olmasıdır. Bu nedenle sağlık hakkı; demokratik, eşitlikçi ve barış içinde bir toplumun inşası ile mümkündür” dedi. Savaşların sağlık sistemlerini çökerttiğini vurgulayan Ülgen, şu ifadeleri kullandı: “Ortadoğu’da, Rojava’da, İran’da süren çatışmalar derin bir toplumsal sağlık krizine yol açıyor. Savaşın olduğu yerde sağlık olmaz. Tam bir iyilik hali için barış temel bir gerekliliktir. Sağlık hakkını savunmak, aynı zamanda barışı savunmaktır.”
“14 Mart bir direnişin ismidir”
Açıklamada konuşan TTB Merkez Konseyi Başkanı Dr. Alpay Azap ise 14 Mart’ın tarihsel köklerine dikkat çekerek, bu tarihin bir bayramdan ziyade mücadele günü olduğunu hatırlattı. Azap, “14 Mart 1919’da tıbbiyeliler işgal altındaki İstanbul’da İngilizlere karşı bir direniş göstermek için bugünü bir eyleme dönüştürdüler. Bizim için 14 Mart bir mücadelenin, bir duruşun ismidir” dedi.
Türkiye’nin sağlık hizmeti sunmak için yeterli hem maddi hem de insani kaynağa sahip olduğunu, ancak mevcut sistemin bu potansiyeli heba ettiğini belirten Azap, sistemin tıkandığını ifade ederek çözümün mümkün olduğunu şu sözlerle dile getirdi: “Bizler bunun yapılabileceğini biliyoruz. Bu ülkenin hem insan kaynakları hem maddi kaynakları, nitelikli bir sağlık sistemini hayata geçirmek için aslında yeterlidir. Başka bir sağlık sistemi mümkündür, başka bir hekimlik ortamı mümkündür. Laik, demokratik ve barış içinde bir ülke diyoruz; bu koşullar sağlandığında mesleğimizi en iyi şekilde icra edeceğimizi biliyoruz.”
Fotoğraf: Evrensel
Bebek ve anne ölümlerindeki bölgesel uçurum
TTB Merkez Konseyi II. Başkanı Dr. Mualla Pınar Saip de konuşmasında Sağlık Bakanlığının 2024 verileri üzerinden çarpıcı bir gerçeğe dikkat çekti. Bölgedeki sağlık eşitsizliklerinin yaşam hakkını tehdit ettiğini belirten Saip, bebek ve anne ölüm oranlarındaki uçurumu şu sözlerle dile getirdi: “Bebek ölüm hızı Türkiye ortalaması binde 9,2 iken, bölge illerinde bu rakam 12’ye çıkmaktadır. Anne ölümlerinde fark daha da açılıyor; Türkiye ortalaması yüz binde 10,2 iken bölgede 18’lere ulaşıyor. OECD ülkelerinde bu oranlar 3-4 civarındadır. Bu yüzden eşit, ulaşılabilir ve ana dilinde bir sağlık sisteminin yaşamsal olduğunu vurguluyoruz. Ana dilde hizmet, büyük insanlık gereğidir.”
SES Diyarbakır Şube Eş Başkanı Mehmet Nur Ulus ise barış içinde ana dilinde bir sağlık sisteminin inşa edilmesi gerektiğini belirterek, haklarını alana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.
Talepler: Performans kıskacı ve şiddet son bulsun
Açıklamada, sağlık sisteminin kilitlendiği, randevu sistemlerinin işlemez hale geldiği ve hekimlerin modern kölelik koşullarına mahkum edildiği belirtildi. 2024 yılında hekime başvuru sayısının 1 milyar 47 milyonu aşarak sürdürülemez bir rekora koştuğu ifade edilirken, sağlık emekçilerinin talepleri şu başlıklarla sıralandı:
• Güvenceli istihdam: Personel eksikliği kadrolu ve bilimsel planlamayla giderilmeli.
• Şiddete karşı yasalar: Caydırıcı ve etkin yasal düzenlemeler derhal hayata geçirilmeli.
• İnsani çalışma saatleri: 24 saatlik çalışma biçimi son bulmalı, asistan hekimlerin 36 saatlik nöbet eziyetine son verilmeli.
• Emekliliğe yansıyan ücret: Performans sistemi kaldırılmalı; yoksulluk sınırının üzerinde tek kalem maaş ödenmeli.
• Demokratik yönetim: Sağlık yöneticileri liyakatle belirlenmeli, kayyum politikalarına son verilmeli.
• Sosyal haklar: 7/24 açık, ücretsiz ve ana dilinde kreşler açılmalı.
Diyarbakır’dan yola çıkan “Beyaz Yürüyüş” kolu; Şanlıurfa, Gaziantep, Osmaniye ve Adana duraklarının ardından 14 Mart Cumartesi günü Ankara’da diğer illerden gelen hekimlerle buluşarak taleplerini Sağlık Bakanlığına ve kamuoyuna bir kez daha haykıracak.
(Evrensel)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et