'IŞİD’e katılan kadınlar din polisi olarak görev aldı'
Türkiye’den IŞİD’e katılan kadınların yalnızca “pasif” roller üstlendiği varsayımı tartışmalı. Bazı kadınlar örgüt içinde silahlı eğitim aldı, propaganda yaptı ve “din polisi” olarak görevlendirildi.
IŞİD’e katılan ve yargı kayıtlarında çoğu zaman “ev hanımı” olarak tanımlanan bazı kadınların, örgüt içinde silahlı eğitim aldığına, ‘din polisi’ olarak görev yaptığına ve propaganda faaliyetlerinde bulunduğuna dair çok sayıda veri bulunduğu öğrenildi.
Kısa Dalga’da yazı dizisi yayımlayan gazeteci Hale Gönültaş, IŞİD’e katılan kadınların, örgüt içinde silahlı eğitim aldığına, ‘din polisi’ olarak görev yaptığına dair çok sayıda veri bulunduğunu yazdı. Gönültaş, “Dava dosyalarına girmeyen, kadınların örgüt saflarındayken sosyal medya hesaplarında yayımladıkları görüntüler, sosyal medya paylaşımları, Türkiye’ye döndükten sonra verdikleri söyleşiler ve örgüt gerçekleri kadınlara biçilen ‘pasif’ rolünü tartışmalı hale getiriyor” diye aktardı.
Kadınlardan oluşan “Din Polisi”
IŞİD’e katılan kadınların bir kısmı Suriye ve Irak’ta oluşturulan Al Khanssa tugayında, “din polisi” olarak görev aldı. Bu yapılanmanın görevi; kadınların şeriat kurallarına göre giyinmesini sağlamak, namaz vakitlerinde dükkânların kapalı olmasını denetlemek ve sigara yasağını uygulamak gibi sorumlulukları içeriyordu. Din polisinde görev alan kadınlara silah verilerek askeri eğitim almaları zorunlu tutuluyor ve Arapça bilmeleri bekleniyordu.
2016 yılında Instagram üzerinden örgüt yaşamını paylaşan ve Türk vatandaşı olduğu belirtilen, Umm Rabia kod adını kullanan bir kadın yayımladığı silahlı eğitim videosunun altına şu mesajı yazdı: “Evet ben bir kadınım. Savaşmama izin verilirse cihatın en ön saflarında savaşmak isterim. Düşmanları ve kafirleri öldürmek için ölüp şehit olacağımı bile bile savaşmak istiyorum.”
Silahlı fotoğraflar ve mahkeme dosyaları
Türkiye’ye dönüşler 2015’ten itibaren başladı. Dönüş yapan kadınların dava dosyalarında, evlerde ele geçirilen telefon ve dijital cihazlarda uzun namlulu silahlarla çekilmiş fotoğraflar bulundu. Kadınların çoğu, silahlı fotoğrafların eşlerinin zorlamasıyla çekildiğini söyledi.
Mahkemenin “pasif rol” yorumu
Gönültaş, Türkiye’de çok sayıda şiddet eylemiyle ilişkilendirilen Gaziantep yapılanmasının önemli isimlerinden Mehmet Kadir Cebael’in eşi Fadile Cebael’in davasını örnek verdi.
Gaziantep yapılanmasının önemli isimlerinden Mehmet Kadir Cebael’in eşi Fadile Cebael’in davası örnek olarak gösteriliyor. 20 Ağustos 2016 Gaziantep saldırısı davasında yargılanan Cebael, IŞİD’den döndükten sonra beraat etti. Mahkeme gerekçesinde, “DEAŞ’ın kadınları üye olarak kabul etmediği ve kadınların tek görevinin ev hanımlığı yapmak, çocuk yetiştirmek ve eşine eşlik etmek olduğu” belirtilerek sanığın atılı suçu işlemediğine kanaat getirildi.
Defne Bayrak da Türkiye’ye getirilecek
El Roj kampında bulunan ve Türkiye’de turuncu listede aranan isimlerden biri Defne Bayrak. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Bölümü mezunu olan Bayrak, çeşitli basın kuruluşlarında çalıştıktan sonra 2015 yılında IŞİD’e katıldı. Sosyal medyayı aktif olarak kullanan Bayrak, 2015 yılında örgüte katıldığını duyurdu. Defne Bayrak’ın ilk eşi, 2009 Aralık ayında Afganistan’da ABD’nin Chapman Üssü’ne bombalı saldırı düzenleyen Ürdünlü doktor Hüman Halil Ebu Mulal el-Belavi.
Bayrak 2021 yılında El Roj kampında verdiği söyleşide şunları söyledi: “Hicret bizim için farzdır. Allah için hicret ettim, ama beklediğim gibi bir şey bulamadım. Kocası veya erkek akrabası olmayan kadınlar için hayat çok daha zordu. Eğitim veya sağlık hizmeti almak mümkün değildi. Kadının kimlik kartı bile yoktu.” 2022 yılında El Roj kampından verdiği başka bir söyleşide ise Türkiye’de yargılanmak istediğini söyledi: “İlk hayal kırıklığım IŞİD, ikincisi Türkiye oldu. Sömürüldük. Burada çok zor şartlar altındayız. Türkiye’de yargılanmak istiyorum”
Tek bir profil yok
Ankara’da konuşulan senaryolardan biri, Kuzey Suriye’deki kamplarda bulunan Türkiyeli kadınların Türkiye’ye getirilerek yargılanması. Ancak araştırmalar, radikalleşmenin çoğu zaman çocuklarını katı bir dini ortamda yetiştirme isteğiyle hızla derinleşen bir muhafazakârlık biçiminde ortaya çıktığını ortaya koyuyor.
(Kısa Dalga)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et