10 Ekim avukatları: 'Asli faillere ilişkin dosya zamanaşımına bırakılıyor'
10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, katliamın asli faillerine ilişkin dosyaların bilinçli biçimde sürüncemede bırakıldığını, soruşturmanın zamanaşımı riskiyle karşı karşıya bırakıldığını açıkladı.
Fotoğraf: Evrensel
Sıla Altun
[email protected]
10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, özellikle Suriye’deki gelişmeler ve bazı IŞİD mensuplarının serbest bırakıldığına dair iddialar gündemdeyken, Türkiye’deki soruşturmaların ilerletilmemesinin “yeni katliamların önlenmesi sorumluluğuyla bağdaşmadığını” ifade etti.
Avukatların yaptığı yazılı açıklamaya göre, 2016 yılında Emniyet tarafından hazırlanan fezlekede site, depo ve rezidanslara ait kamera görüntülerinde, bilinen sanıklar dışında 30’dan fazla şüpheli (X1–X30 ve Y1–Y2 olarak kodlanan kişiler) tespit edildi. Ancak avukatların bu kişilerin kimliklerinin belirlenmesi ve soruşturmanın genişletilmesi yönündeki talepleri, ana dosyada defalarca reddedildi. Firari sanıkların yargılanmasının başlaması üzerine, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi 8 Kasım 2018 tarihinde suç duyurusunda bulundu ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2018/205399 sayılı soruşturma dosyası açıldı.
“Katliam emrini verenler örgüt üyeliğiyle sınırlanıyor”
Avukatlar, katliamın emrini verdiği belirtilen “Ebu Zeyneb” hakkında 21 Eylül 2020 tarihinde suç duyurusunda bulunulduğunu, TEM Şube Müdürlüğü’nün 18 Kasım 2020 tarihli bilgi notunda bu yönde somut veriler bulunduğunun teyit edildiğini belirtti.
Katliam planlayıcıları olduğu belirtilen Muhammed Cengiz Dayan hakkında ise daha önce verilen “Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar”ın 1 Mart 2022’de yapılan başvuru üzerine kaldırıldığı ve yeni soruşturma açıldığı ifade edildi. Tüm bu dosyalar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2018/205399 sayılı ana soruşturma dosyasında birleştirildi.
Ancak avukatlar, soruşturmanın ilerleyen aşamasında savcılığın “kabul edilemez” bir uygulamaya yöneldiğini ifade etti.
Kısıtlılık kararı ve “bilgi karartma”
Soruşturma savcısının değişmesinin ardından 24 Aralık 2021 tarihinde dosyada kısıtlılık kararı alındı. Bu tarihten sonra hem avukatlara hem de Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’ne bilgi verilmediği belirtildi.
Avukatlar, şikayetçi vekilleri olarak yaptıkları görüşme taleplerinin sistematik biçimde reddedildiğini, dosyaya erişimlerinin fiilen engellendiğini dile getirdi. Bu durumun, soruşturma makamının katliam dosyasıyla bağını kopardığını ifade etti.
“Daimi arama” ve zamanaşımı riski
25 Eylül 2024 tarihli savcılık yazısıyla, kimliği tespit edilemeyen X-Y şüpheliler ile Ebu Zeyneb yönünden “daimi arama” kararı verildiği ve dosyanın Zamanaşımı Bürosu’na gönderildiği öğrenildi.
Avukatlar, bu aşamada dahi kısıtlılık kararının sürdürülmesinin hukuka aykırı olduğunu söyledi. Daha da önemlisi, soruşturmanın “insanlığa karşı suç” yerine “örgüt üyeliği” kapsamında yürütülmesinin, daha kısa zamanaşımı süreleri nedeniyle dosyanın kapanmasına yol açabileceği uyarısında bulundu.
Komisyon, “Katliam emrini verenlerin ve lojistik destek sağlayanların örgüt üyeliği kılıfıyla zamanaşımına terk edilmesi kabul edilemez” dedi.
Ek iddianame talebi ve savcılığın yanıtı
Savcılığın yazısında; X-3’ün Hasan Hüseyin Uğur, X-17’nin Burak Ormanoğlu ve Y-1’in canlı bomba Yunus Emre Alagöz olduğunun teyit edildiği belirtildi.
Hasan Hüseyin Uğur’un firari olduğu ve Suriye’de bulunduğuna dair kayıtların dosyaya girdiği, Burak Ormanoğlu’nun ise örgüt üyeliğinden mahkumiyetine rağmen katliam sorumluluğuna ilişkin bir hüküm kurulmadığı ifade edildi.
Avukatlar, yeni delillerle doğrudan sorumlulukları sabit olan bu kişiler hakkında ek iddianame düzenlenmesi talebini Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi aracılığıyla savcılığa iletti. Ancak savcılık, 26 Ocak 2026 tarihli yazısında, yapılan araştırmada bu kişilerin katliamla ilgili sorumluluğuna dair “bilgi ve belgeye rastlanmadığını” bildirdi. Araştırmanın, 2015/141243 sayılı kapalı ana dosya üzerinden yapıldığı ve yeni bir karar alınmayacağının belirtildiği aktarıldı.
Avukatlar, aynı kamera görüntüleriyle bazı sanıkların mahkum edildiğini hatırlatarak, aynı görüntülerde yer alan diğer şüpheliler için farklı bir değerlendirme yapılmasının hukuki gerekçesinin açıklanmadığını vurguladı.
“Dosya zamanaşımına bırakılıyor”
10 Ekim Ankara Katliamı Davası Avukat Komisyonu, tüm bu uygulamaların katliamın asli faillerine ulaşılmasını engellediğini ve dosyanın zamanaşımına bırakılmasını hedefleyen bir pratik ortaya koyduğunu dile getirdi.
Komisyon, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na şu soruları yöneltti:
Katliam emrini verenler ve lojistik destek sağlayanlar neden insanlığa karşı suç kapsamında değil, örgüt üyeliği kapsamında değerlendiriliyor?
Avukatlara ve mahkemeye bilgi verilmemesi hangi gerekçeyle sürdürülüyor?
IŞİD mensuplarının Türkiye’ye iadesinin tartışıldığı bir dönemde, asli failler hakkındaki soruşturmalar neden ilerletilmiyor?
Avukatlar, kısıtlılık kararlarının kaldırılması ve şeffaf, etkili bir kovuşturma süreci yürütülmesi çağrısında bulunarak, “Katliamın gerçek sorumluları yargılanana kadar bu dosyanın peşini bırakmayacağız” dedi.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et