ODTÜ'de araştırma görevlileri sendikal örgütlenmeyi tartıştı: Birlikte mücadele kararlılığı
ODTÜ'de Eğitim-Sen'li araştırma görevlilerinin toplantısıyla ilgili mektupta, toplantıda yeniden örgütlenmenin iradesinin ifade edildiği, güvencesizliğe, belirsiz iş tanımlarına ve çalışma yüküne karşı birlikte mücadele kararı alındığı belirtildi.
Fotoğraf: Evrensel
ODTÜ’den Araştırma Görevlisi
19 Şubat Perşembe günü ODTÜ’de Eğitim-Sen üyesi araştırma görevlileri olarak gerçekleştirdiğimiz toplantı, farklı disiplinlerden yaklaşık 20 araştırma görevlisinin katılımıyla yapıldı. Son dönemde sendikanın planladığı basın açıklamaları ve iş bırakma eylemlerinin zayıf geçmesi ekseninde örgütlenen toplantı, aynı zamanda bir özeleştiri ve yeniden toparlanma arayışı niteliği taşıyordu. Geçmişte ODTÜ’de yetkili sendika olan Eğitim-Sen, KHK süreçleriyle birlikte ciddi bir güç kaybı yaşadı. Bu gerileme yalnızca üniversite içi dinamiklerle değil, ülke siyasetindeki baskı ortamıyla da bağlantılıdır. Toplantı ayağını “Tüm bu zayıflamalara karşın mevcut tabloyu nasıl tersine çevireceğiz?” sorusu ekseninde gerçekleşti.
Eylem kararlarının yalnızca SMS ya da e-posta yoluyla duyurulmasının, üyelerin dahi bu kararları sahiplenmediği bir tablo yarattığı bir gerçek. Yüz yüze temasın zayıflaması, karar alma süreçlerinin tabana dayanmaması ve yeni araştırma görevlilerine dönük örgütlenme faaliyetlerinin yürütülmemesi, sendikanın zayıflığının temel nedenleri arasında. Nitekim birçok üyenin sendikayla tanışıklığı, kurumsal bir bilgilendirme ya da örgütlenme çalışmasından çok, kişisel ilişkiler ve öneriler üzerinden gerçekleşmiş durumda. Bir diğer yandan araştırma görevlilerinin temel hak ve yükümlülükler konusundaki bilgi eksikliği oldukça fazla. “İş tanımımız nedir? Mesai saatlerimiz nasıl belirlenir? Hangi hukuki haklara sahibiz?” bu sorulara sendika üyelerinin dahi net yanıt verememesi, örgütlenmenin yalnızca eylem çağrılarından ibaret olamayacağını bir kez daha gösterdi. Aynı zamanda sendikal faaliyetin ne olduğu, nasıl işlediği ve nasıl bir örgütlenme anlayışı benimsediği konuları da bilgi ve eylem eksiliğinin zayıf olduğu alanlardı.
“Sürekli ve sistematik örgütlenme çağrısını büyütelim”
Sendikal örgütlenme uzun soluklu ve sabır gerektiren bir süreçtir. Daha kalabalık ve güçlü eylemler ancak sürekli ve sistematik bir işyeri çalışmasıyla mümkündür. Üyelerle ve üye olmayan çalışanlarla düzenli temas kurmadan, kapı kapı dolaşıp sorunları dinlemeden, bu sorunlara ilişkin hukuki bilgilendirmeler yapmadan ve geniş katılımlı işyeri toplantıları örgütlemeden yürütülen bir sendikal faaliyet giderek zayıflar. Kararlar yukarıdan duyurulan metinler olmaktan çıkıp, üyelerin birlikte tartışarak aldığı ve sahiplendiği kararlar haline gelmedikçe, eylemlerin karşılık bulması da güçleşir. Sendikanın üyelerinden bağımsız karar alan birer yapı değildir. Sendika, üyeleriyle birlikte karar alan ve onların katılımıyla güçlenen bir işyeri örgütlenmesidir. Türkiye’de de ODTÜ’de de sendikal faaliyetin büyümesi; işçi ve emekçilerin sorunlarına gerçek çözümler üretilebilmesi, bu tür taban toplantılarının çoğalmasına ve üyelerin yalnızca kararları uygulayan değil, aynı zamanda kararları alan öznelere dönüşmesine bağlıdır.
19 Şubat’taki toplantı, tüm eksiklikleri açıkça ortaya koyarken aynı zamanda yeniden örgütlenme iradesinin de ifadesi oldu. Üniversitelerde güvencesizliğe, belirsiz iş tanımlarına ve artan çalışma yüküne karşı sözümüzü büyütmenin yolu, yan yana gelmekten ve birlikte karar almaktan geçiyor.
(Haber Merkezi)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et