Doğa savunucuları Meclise seslendi: 'Milli parklara dokunmayın'
Doğa savunucuları, TBMM’de görüşülecek milli park teklifinin koruma statülerini zayıflattığını belirterek düzenlemenin geri çekilmesini ve bilimsel, katılımcı bir süreç işletilmesini istedi.
Fotoğraf: Özer Akdemir/Evrensel
Özer Akdemir
[email protected]
Çanakkale — Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda görüşülmesi planlanan milli parklara ilişkin yasa değişikliği teklifi, ekoloji örgütlerinin sert tepkisiyle karşılaştı. Ekoloji Birliği, Bursa su Kolektifi, İklim Adaleti Koalisyonu, Munzur Çevre Derneği ve Türkiye Ormancılar Derneği'nin de aralarında bulunduğu çok sayıda çevre-ekoloji örgütü, ortak bir açıklama yaparak söz konusu teklifin doğayı koruma rejimini aşındırdığını ve ekosistemi sermaye birikimine kurban ettiğini vurguladı.
Yapılan açıklamada, yasa teklifinin milli parkları yaşamın sürekliliğini sağlayan alanlar olmaktan çıkarıp turizm, konaklama ve ticari kullanım ekseninde yeniden tanımladığı ifade edildi. Düzenlemenin, koruma statülerini esneterek planlama yetkilerini merkezi idare lehine genişlettiği ve izin-tahsis süreçlerini hızlandırarak doğayı müşterek bir yaşam alanı yerine ekonomik bir kaynak olarak konumlandırdığı belirtildi. Ayrıca, anayasal çevre hakkının devlete yüklediği koruma yükümlülüğünün bu düzenlemeyle gevşetilemeyeceğine dikkat çekildi.

Yasa çıkmadan yönetmelikle uygulamaya geçildi
Ekoloji örgütleri, yasa teklifindeki maddelerin henüz Meclis süreci tamamlanmadan Ocak ayında değiştirilen Doğa Koruma ve Milli Parklar (DKMP) Yönetmeliği ile fiilen yürürlüğe konulduğunu açıkladı. Bu durumun hukukun hiçe sayılması anlamına geldiği vurgulanırken, yönetmelikle milli parkların kurumsal yapısının zayıflatıldığı ve koruma standartlarının düşürüldüğü ifade edildi. Özellikle Orman Kanunu’ndaki zayıf koruma hükümlerinin, çok daha sıkı bir rejime tabi olan milli park alanlarına taşınmaya çalışılmasının milli park statüsünü fiilen aşındırdığı belirtildi.
Ekolojik bütünlük esastır
Milli parkların biyolojik çeşitlilik, su varlıkları ve orman ekosistemleri açısından taşıdığı öneme değinilen açıklamada, bu alanların "ekoturizm" veya kamu-özel işbirliği gibi modellerle yapılaşmaya açılmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. Türkiye’nin kuraklık ve su stresi gibi ekolojik kırılganlık süreçlerinden geçtiği hatırlatılarak, milli parklardaki yapılaşmanın iklim krizine karşı doğal savunma mekanizmalarını zayıflatacağı uyarısında bulunuldu. Bilimsel raporların korunan alanların güçlendirilmesini zorunlu kıldığı bir dönemde, koruma statülerinin aşındırılmasının geri döndürülemez kayıplar yaratacağı vurgulandı.
“Milli parklar gelecek kuşakların güvencesidir”
Ekoloji örgütleri; yasa teklifinin derhal geri çekilmesi, koruma statülerinin güçlendirilmesi ve karar süreçlerine bilim insanları ile yerel toplulukların dahil edilmesi çağrısında bulundu. Milli parkların gelecek kuşakların yaşam güvencesi olduğunu belirten kuruluşlar, doğanın ortak yaşamın kurucu zemini olarak korunması gerektiğini yineledi. Açıklamada “Yasa teklifi TBMM Genel Kurulu’ndan geri çekilmelidir. Koruma statüleri güçlendirilmelidir. Şeffaf, katılımcı ve bilimsel bir karar süreci işletilmelidir. Bilim insanları, meslek odaları, ekoloji örgütleri ve yerel topluluklar karar mekanizmalarına dâhil edilmelidir. Milli parklar, gelecek kuşakların yaşam güvencesini temsil eder. Doğa, ortak yaşamın kurucu zemini olarak korunmalıdır” talepleri dile getirildi.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et