Masa başındaki ‘HES’ap araziye uymadı: Alakır’da HES’i sel vurdu
HES projelerinin neden olduğu arazi tahribatları yalnızca yerleşim ve tarım alanlarını değil, HES’lerin kendini de vurdu. Kumluca’daki Alakır Çayı üzerinde inşa edilen Dereköy HES, aşırı yağışlar sonrası oluşan selde ağır hasar aldı.
Fotoğraf: Yusuf Yavuz
Yusuf Yavuz
[email protected]
Antalya’nın Kumluca ilçesinde, Alakır Çayı üzerinde inşa edilen HES projelerinden biri olan Dereköy HES’in regülatör yapısı, bölgedeki aşırı yağışlar sonrası meydana gelen selden zarar gördü. Reis Enerji şirketi tarafından hayata geçirilen proje hem yöre halkının hem de bilim insanlarının tüm uyarı ve itirazlarına rağmen 2017 yılında tamamlanmıştı.
Ancak Alakır Çayı üzerinde çok sayıda proje bulunduğu için mevcut su potansiyeli enerji üretmeye yetmedi. Ülke genelindeki birçok firma gibi Reis Enerji de 2021 yılında, Dereköy HES’e entegre edilmek üzere bir Güneş Enerji Santrali (GES) projesi hazırlayarak güneş enerjisine yöneldi. Masa başındaki hesap araziye uymadığı için firma tesisi elden çıkardı ve İstanbul merkezli İrem İnşaat’a sattı.
HES projeleri nedeniyle Alakır Vadisi’nin tahrip edilen coğrafyasında, son yağışların ardından yaşanan seller; yerleşim yerlerine ve tarım arazilerine zarar verdiği gibi HES yapılarını da vurdu. Sel felaketi sonucunda Dereköy HES’in regülatör yapısında önemli ölçüde hasar oluştuğu görüldü.
Prof. Dr. Doğan Kantarcı 2011 yılında uyarmıştı
Toprak bilimi ve ekoloji alanında Türkiye’nin önde gelen bilim insanlarından biri olan Prof. Dr. Doğan Kantarcı, 2011 yılında Alakır Vadisi’ndeki HES tahribatlarını incelediği çalışmasında; arazi ve orman kayıplarının sellere neden olacağı konusunda kritik uyarılarda bulunmuştu.
Alakır Vadisi, Beydağları’nın güneybatı kesiminden Finike Körfezi’ne uzanan yaklaşık 60 kilometrelik bir nehir ekosistemini barındırıyor. Vadinin batı yamaçlarındaki sedir ormanları, dünyanın en yaşlı ağaçlarına ev sahipliği yaparken; nehir ekosisteminde endemik balık, karasal ekosistemde ise endemik bitki türleri yaşam buluyor. Vadide henüz keşfedilmemiş türlerin varlığı da tahmin ediliyor. HES’lere karşı yürütülen bilimsel ve hukuksal mücadeleler sırasında, aynı zamanda vadinin bu zengin biyolojik çeşitliliğinin korunması için de büyük çaba harcandı.
Kaynağından denize kadar HES kıskacı
Alakır Vadisi, 2010’lu yılların başından itibaren ülke genelinde büyük bir yıkıma neden olan HES furyasından payına düşeni aldı. Vadi boyunca toplam 8 HES projesi hayata geçirilmek isteniyordu. Bu, kaynağindan denize ulaştığı noktaya kadar 60 kilometrelik vadide, neredeyse her 8 kilometrede bir HES inşa edilmesi anlamına geliyordu. İtirazlara rağmen bu projelerin 4 tanesi tamamlandı.
Uyarılar haklı çıktı, HES’ler susuz kaldı
Yargının iptal kararlarına rağmen mevzuatı dolanarak yeni ÇED başvuruları ile tamamlanan HES’ler, bir süre sonra birbiriyle “su kavgasına girdi. Nehir yatağında art arda inşa edilen projelerin türbinlerini döndürecek kadar su bulunmadığının anlaşılması uzun sürmedi. Bilim insanlarının ve yerel halkın öngörüleri haklı çıktı; HES’ler yılın çok küçük bir bölümünde enerji üretebilir hale geldi.

“HES olmadı, GES yapalım” dönemi
Verimlilik sorunu yaşayan firmalardan biri olan Reis Enerji, Dereköy HES için entegre bir GES kurmak amacıyla harekete geçti. Ekim 2021’de bu proje için “ÇED Gerekli Değildir” kararı alındı ancak şirket tesisi devredince GES projesi hayata geçirilemedi.
Köylünün arazisine nohut tarlası bedeli
Proje alanındaki özel mülklerin kamulaştırılması için 17 Temmuz 2025 tarihinde Cumhurbaşkanlığı kararı çıkarıldı. Kumluca Çaltı köyündeki 9 parseli kapsayan bu kararda, EPDK tarafından hazırlanan değer tespiti raporu köylülerin tepkisini çekti. Verimli narenciye ve zeytin bahçelerine, sulu tarıma elverişli olmayan “nohut tarlası” vasfıyla düşük bedeller biçildi. Örneğin, 15,5 dönümlük bir bahçe için belirlenen bedel ile diğer küçük parseller arasındaki tutarsızlıklar ve rayiç bedelin altındaki rakamlar yargıya taşındı. Köylüler, arazilerinin yok pahasına ellerinden alınmak istenmesine karşı Danıştay’da dava açtı.
HES’i önce kuraklık, sonra sel vurdu
Yargı süreci devam ederken; 18 Aralık 2025, 7 Ocak 2026 ve 30 Ocak 2026 tarihlerinde meydana gelen üç ayrı sel, Dereköy HES’in regülatör yapısında ve mansap kısmında ciddi hasara yol açtı. Seller ayrıca Çaltı Mahallesi Yanıklar mevkiindeki köprüye de zarar verdi. Görgü tanıkları, ekonomik zararın milyonlarca lirayı bulabileceğini belirtiyor.
HES çıkmazına DSİ genelgesi
Ülke genelinde enerji üretmekte zorlanan HES sahiplerinin talepleri üzerine DSİ, Ekim 2021’de bir genelge yayımladı. HES projelerine GES ve RES gibi ek tesisler kurulmasına olanak sağlayan bu düzenlemeden yararlanmak için 2023 itibarıyla 140 başvuru yapıldı. Bu durum, Türkiye’deki yaklaşık her 5 HES projesinden birinin ekonomik olarak sürdürülemez olduğunu ve ek kaynak arayışına girdiğini kanıtlıyor.
Bir yanda kuraklık, bir yanda seller
Türkiye’nin dere ekosistemleri, orman tahribatıyla birlikte iyice kırılganlaştı. Prof. Dr. Doğan Kantarcı’nın yıllar önce belirttiği gibi: “Havzaya düşen sağanak yağışlar, ormanı tahrip edilmiş dere havzalarında sele dönüşmekte; yerleşim yerleri ile tarım alanlarında büyük zararlara neden olmaktadır.” Alakır Vadisi’nde yaşananlar, doğaya yapılan müdahalelerin ve “masa başında” yapılan hesapların doğanın gerçeğine çarparak nasıl çöktüğünü bir kez daha gözler önüne serdi.
Evrensel'i Takip Et