14.02.2026 00:46

Ramazan ayı borç ayı: 'Markette bazı reyonlara senelerdir gitmiyoruz'

Ramazan öncesinde Ankara’da Yılmaz ailesinin misafiriyiz: “Ben neden buzdolabımı istediğim gıdayla doldurmayayım? Çok şükür diyoruz ama yaşamıyoruz, iyi beslenemiyoruz ki!”

Ramazan ayı borç ayı: "Markette bazı reyonlara senelerdir gitmiyoruz"

Fotoğraf: DHA

Kübra Kırımlı
[email protected]


Ankara – Ramazan ayı öncesinde geçim sıkıntısını ve ramazan hazırlıklarını konuşmak için Orhan ve Zeynep Yılmaz’ın evindeyiz. 1986’dan bugüne Keçiören’de oturduğunu söyleyen Orhan’ın mesleği kuaförlük. Pandemiden hemen önce dükkanını kapattığını söyleyen Orhan, “Şimdi bir kuaförün yanında çalışıyorum. Ayda 40 bin lira kazanıyorum. Primlerle 50 bini buluyor” dedi. Zeynep ise tıbbi sekreter. Cesaret gösterip bir türlü değiştiremediğini söylediği iş yerinde 13. yılı devirdiğini şu sözlerle anlatıyor: “Bizi uysal yetiştirmişler. Patron her zam döneminde duygusal sözlerle konuşuyor, bir türlü ayrılamıyorum. ‘Tamam’ deyip devam ediyorum. Söylediği zamma bir türlü karşı çıkamıyorum. Çalıştığım iş yeri sanki benimmiş gibi çaba gösteriyorum ama yaptığımın karşılığını 13 yıldır görmedim.”

"Her ay sadece 1 kilo kıyma alıyoruz"

Biri üniversite diğeri ilkokul 4. sınıf öğrencisi iki öğrenci okutan Yılmaz ailesiyle yoksulluğu, geçim sıkıntısını ve yaklaşan ramazan ayına dair konuştuk. Kendisinin Kastamonulu eşinin Malatyalı olduğunu söyleyen Orhan, “Babam işçiydi. Ramazanda soframızda ne ciğer eksik olurdu ne de et. Şimdi ama bunların hiçbirini eve alamıyoruz. Eve giren toplam para 70-80 bin arasında değişiyor. Kira ödemiyorum; biraz küçük olsa da kendimize ait bir evimiz var. Eve aldığım kırmızı et hep tek çeşit; sadece kıyma alıyoruz, her ay sadece 1 kilo kıyma...” diyor.

"Daha önce hiç tatile gidemedik"

Zeynep’in özel sektörde, uzun saatler çalıştığını söyleyen Orhan, “Alışverişi ben yapıyorum. Hangi markette ürünler kaç liradan satılır bana sor” diyor. 70-80 bin liranın dahi yetmediği koşullarda Orhan yoksulluğu şöyle anlatıyor: “Asgari ücretlinin aldığı 28 bin lira, emeklinin aldığı ise 20 bin. Yoksulluk sınırı 103 bin lira. İnsanları asgari ücretle açlığa bile değil ölüme mahkum ettiler. Beni de yoksulluk sınırının altında yaşamaya. Ben neden buzdolabımı istediğim gıdayla doldurmayayım? Çok şükür diyoruz ama yaşamıyoruz, iyi beslenemiyoruz ki! Biz eşimle hiç tatile gitmedik misal; tabii memlekete gitmeyi tatilden saymazsak! Hadi tatili koy bir yana; yaptığımız hiçbir sosyal aktivite de yok” diyerek eşine bakıyor.

"Biz sosyalleşsek yolu şaşırırız"

Zeynep söze girip, çok uzun zaman sonra “bir alana bir bedava” kampanyasından yararlanıp kızıyla Hikayeden Adamlar konserine gittiklerini hatırlatıyor. “İşten eve evden işe bir hayat. Şu evin içinde hayatımızı sürdürüyoruz. İyi hissetmiyorum; makine gibiyiz. Söz de bitmiyor dert de... Sordunuz, sosyalleşmek falan diye. Biz sosyalleşsek yolu şaşırırız. Böyle bir hayat işte. Kot 3’te oturuyoruz, arkanızda, şurada, camın arkasında küçük bir bahçemiz var. Orası bizim kurtarıcımız oldu. Küçük kızım hep orada oynar. O kadarcık bir dünya bizimki...” diye anlatıyor.

"Ramazan ayı borç ayı!"

“Haklısınız, uzun süredir yaşam maliyetleri çok arttı” diyerek söze giriyorum, Orhan hızla itiraz ediyor, “Uzun süre değil, 23 yıldır, 23 yıldır her şey zor. Sokağa çıksak herkes dert yanar. Ama bir yandan da ‘Oy verecek başka adam mı var?’ derler. Seçmensin sen, böyle şey mi olur? Ne oyun ne de seçimin bir kıymeti kaldı artık” diyor. Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’ın CHP’den istifasını hatırlatıyorum bunun üzerine. “Yaptığı olmadı, halk oyları ona değil, CHP’ye verdi. İstifa ettin ettin bari bir yere gitme, partisiz kal. Ben asıl AKP’ye geçerse yolsuzluk yaptığına işte o zaman inanacağım” diyor.  

Ramazan ayında oruç tuttuğunu söyleyen Orhan’a; ne gibi hazırlık yaptıklarını soruyorum. Hiçbir hazırlıkları olmadığından bahseden Orhan, “Ne hazırlığı; ‘Ramazan ayı borç ayı’ derler bilmez misin?” diyerek yanıtlıyor: “Bizim evin gıdası çocukların ihtiyaçlarıyla orantılı. Okula tost mu götürülecek; bunun için peynir alıyoruz. Kaşar değil yanlış anlaşılmasın, onun birkaç dilimi 250 liradan satılıyor. Tost peyniri alıyoruz. Bunu yanında bir de beyaz peynir. Şu aşağıda büyük bir market var, çeşit çok, alırsan her şey var ama uğramadığımız reyonlar da var.”

"Hiç pastırma almadık"

“Ne almıyorsun?” diye sorduğum Orhan, “Pastırma almıyorum. Hiç almıyoruz, daha doğrusu hiç almadık. Zaten kırmızı eti sadece kıyma olarak tükettiğimizi söyledim” diyor. Zeynep söze girip, “Onu da bir kilo alıyor, çocuğun okul beslenmesine koyuyoruz” diye ekliyor.

Daha önce defalarca ramazan kolisi aldıklarını anlatan Orhan, “Benim en kızdığım şey şu koli işi. Kardeşim insanlar senin belirlediğin şeyi yemek zorunda mı? Ver parasını istediğini alsın yesin adam” diyor. Eşinin sözlerine karşı çıkan Zeynep, “Koli de yanlış para da. Böyle yardım olmaz. Devlet ucuz yaşam koşullarını sağlasın. Biz vakti zamanında yardım kolisi aldık ama içinden çıkan çoğu şeyi yiyemedik. Biz aldığımız yardımı başkasına verdik. Aldığımız yardımla yardımda bulunduk ya!” diye itiraz ediyor.

Orta boy ramazan pidesi 25 TL

“Peki, hiç geçim sıkıntısı yaşamasaydınız bu ramazanda ne olurdu?” diyerek soruyorum. Zeynep “Misafir ağırlardım” diyor: “İçli köfteden tut, kavurmaya kadar her şeyi hazırladığım bir sofra kurardım.”

Orhan, “Videolarda görüyorum hayvanın kolu bacağı sofrada. Biz hayvanın ayağı nere bacağı nere bilmeyiz. Şarküteri et reyonunda görüyorum, hayvanın kaburgasını ince dilimler halinde satıyorlar. Ondan alırdım ben... Ama işte orta boy pide olmuş 25 TL. Biz dört kişilik aileyiz. Her akşam yemeğe iki pide alsak; ayda 1500 lira yapar. Tatlısıydı, çayıydı, şekeriydi, misafiri derken...”

Aynı gemide miyiz?

Ramazanda kaç akşam yemeğe misafir davet ettiklerini sorduğum Zeynep, “Geçen yıl iki akşam yemeğe misafirim geldi; onlar da ailedendi. Özel şeyler hazırlamadık. Aslında oruç tutan insanların beslenmesine dikkat etmesi gerekir ama olmuyor. Yapamıyoruz. İnsanlar aç aç. İki sokak ötede yaşlı bir teyze var. Durumu yok. İhtiyaçlarını mahalleli karşılıyor; eşimle arkadaşları karşılıyorlar” diyor. Orhan ekliyor; “Bunlar ‘Biz İslam’ı savunuyoruz’ diyor, hayır bunlar bizi savunmuyor” diyor.

“Ama iktidar bizimle aynı gemide olduğunu söylüyor, ona cevabın ne?” diyorum. Orhan, “Biz çocukken bir film vardı, dizi de olabilir, ‘Aşk Gemisi’ydi adı. İşte onların bindiği gemi o. Bizim gemimiz ise çile gemisi. Siz bakmayın şu halimize. Biz daha belini yeni doğrultmuş bir aileyiz. Yarınımızın ne olacağını bilmiyoruz orası ayrı” diyor.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
13.02.2026 23:45

Galatasaray, Eyüpspor'u farklı yendi: sahasında yenilmezlik serisini sürdürdü

Galatasaray Süper Lig'in 22. haftasında konuk ettiği Eyüpspor’u farklı yenerek sahasındaki yenilmezlik serisini sürdürdü. Icardi "hat-trick" yaptı

Galatasaray, Eyüpspor'u farklı yendi: sahasında yenilmezlik serisini sürdürdü

Fotoğraf: AA

13.02.2026 14:52

TYH Tekstil işçilerinin sendika mücadelesi sürüyor

Sendikaya üye oldukları için işten çıkarıldıklarını belirten TYH Tekstil işçilerinin açtığı davalar kapsamında bilirkişi heyeti fabrikada inceleme yaptı. İşçiler, sendikal hakları için mücadeleyi sürdürüyor.

13.02.2026 13:32

Milletvekili Necla Demir Meclis'e taşıdı: 'Saç örme videosu nasıl suç sayıldı?'

Milletvekili Necla Demir, İzmir’de 16 yaşındaki bir kız çocuğunun sosyal medya hesabında paylaştığı saç örme videosu gerekçe gösterilerek “örgüt propagandası” iddiasıyla tutuklanmasını Meclis gündemine taşıdı.

Milletvekili Necla Demir Meclis'e taşıdı: “Saç örme videosu nasıl suç sayıldı?” Ağrı Milletvekili Necla Demir
13.02.2026 20:08

AKP’li Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın diplomasına üniversiteden yalanlama

Doğu Akdeniz Üniversitesi, AKP'li Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın biyografisinin aksine "Üniversitemize hiç kayıt yaptırmadı, öğrencimiz olmadı" açıklamasını yaptı.

AKP’li Belediye Başkanı Yusuf Alemdar’ın diplomasına üniversiteden yalanlama

Fotoğraf: @sbYusufAlemdar/X

13.02.2026 15:08

Zeren Ertaş'ın ailesi tehdit edildiğini söyledi

Zeren Ertaş’ın ölümüyle sonuçlanan yurt binasındaki asansör kazasına ilişkin yeniden görülen dava sürüyor. Anne Serpil Ertaş, yurt dışı uzantılı bir numaradan tehdit mesajı gönderildiğini söyledi.

Zeren Ertaş'ın ailesi tehdit edildiğini söyledi

Fotoğraf: DHA

İçerik yükleniyor...

(https://www.24saatgazetesi.com)

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!