Yeni Adalet Bakanı Akın Gürlek, A Haber'e çıktı: Tutukluların dışarıya not iletmesine karşı yasa hazırlığını açıkladı
"Tutuklularda yasal mevzuat boşluğu olduğu için notlar rahat bir şekilde avukatlara verilebiliyor, avukatlar aracılığıyla diğer şahıslara verilebiliyor. İlgili arkadaşlara talimat verdim, bir yasal düzenleme yapacağız."
İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı iken Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından 11 Şubat'ta Adalet Bakanlığına atanan Akın Gürlek, soluğu iktidara yakınlığıyla bilinen A Haber'de aldı. Adalet Bakanı olarak çıktığı ilk televizyon yayınında Gürlek sözlerine Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye teşekkür ederek başladı. Daha önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcığı görevinin kendisine "tevdi edildiğini" dile getiren Gürlek, "86 milyonun Adalet Bakanı" olduğunu öne sürdü ve "Mağdur ve hukuka ihtiyacı olan kim varsa benim kapıma gelebilir. Her partiye kapımız açık" dedi. Tutukluların avukatları aracılığıyla rahat şekilde dışarıya notlar iletebildiğini söyleyen Gürlek, "İlgili arkadaşlara talimat verdim, bir yasal düzenleme yapacağız. İnşallah bu konuda Meclisimiz bir irade gösterir, bu düzenlemeyi yaparız" ifadelerini kullandı.
Başarır iddiasını doğrulamadı: "Ben o sözü duymadım"
Meclisteki yemin töreninde muhalefet tarafından protesto edilen Gürlek, çıkan kavga için "Keşke yaşanmasaydı" dedi. CHP'li Ali Mahir Başarır'ın elini sıkıp kendisini tebrik ettiği iddiasını ise doğrulamadı; "Çok kalabalıktı" diyerek emin olmadığını söyledi. Başarır'ın "Sizin için zor bir gün olacak" dediği iddiasına dair de "Çok kalabalık bir ortamdı. Diğer partilerden de grup başkan vekillerimiz, milletvekillerimiz, herkes nezaket kuralları çerçevesinde el sıkıştı. Ben o sözü duymadım" dedi.
Gürlek, "Bekir Bozdağ'ın odasında diğer partilerle samimi bir ortam vardı. Kapıdan geçip Meclise gittiğimde ortalık karıştı. Çıkan olaylar için şahsım adına üzüldüm. Şaşkınlık yaşadım. Bunlar keşke yaşanmasaydı. Orada Akın Gürlek'in değil, Adalet Bakanı'nın yemin töreni vardı" diye konuştu.
Yürttüğü İBB soruşturmasını anlattı
Siyasi davaların sembol ismi olan Akın Gürlek, bakan olmadan önce yürüttüğü İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) soruşturmasına ve hazırlanan iddianameye dair soruları da yanıtladı. Soruşturmanın "şikayetler üzerine başlatıldığını" öne süren Gürlek, iddianame için de tanık beyanlarının delillerle desteklendiğini iddia etti. İddianamenin gizli tanık ve "etkin pişman" ifadelerine dayandığı eleştirileri için Gürlek, "43 eylem var. Tek başına gizli tanık ifadesine dayanmıyor. Gizli tanığa baskı diye bir şey yok. Kesinlikle tanık beyanlarının teyitleri yapıldı. Gizli tanıklar mahkemede de dinlenecek. Sorularını gizli tanığa mahkemede sorabilirler. Gizli tanığa ne ben ne de savcı arkadaşlarım baskı yaptı" ifadelerini kullandı.
"Her etkin pişmanlık ifadesi vereni serbest bırakmadık"
Aralarında "suç örgütü lideri" olmakla suçlanan Aziz İhsan Aktaş'ın da yer aldığı etkin pişmanlık ifadelerinin ardından tahliye edilenlere dair de konuşan Gürlek, "Her etkin pişmanlık ifadesi vereni serbest bırakmadık. Beyanları teyit etmemiz gerekiyor. Her itirafçı olan tahliye edilmedi, beyanları dikkate alınmadı" dedi.
"Davaların canlı yayımlanmasına dair düzenleme yok"
Gürlek, "Aziz İhsan Aktaş" ve "İBB" davalarının televizyonda canlı yayımlanması talebine dair ise "Davaların canlı yayımlanmasına izin veren bir düzenleme yok. Yüce Meclis bu konu hakkında düzenleme yaparsa yayımlanabilir. Mahkeme salonları siyaset arenası değildir. Hakimler bu propagandalardan etkilenmez. Dosyadaki dellilere göre, mahkemedeki heyetin vicdani kanaatine göre karar verilir" dedi.
Tutuklular için yasal düzenleme talimatı
Gürlek ayrıca "Adalet Bakanlığı sürecimde ilgili arkadaşlara talimat verdim, bir yasal düzenleme yapacağız. Biliyorsunuz tutuklu ve hükümlü ayrımı var. Tutuklularda cezaevinde avukatla istediği zaman 24 saat görüşebilir. Yani gece 3'te de avukatı gitse tutukluyla görüşebilir. Ama hükümlülerde böyle bir şey yok. Yani özellikle tutuklularda böyle bir boşluk var. Avukatlar rahat bir şekilde görüşebiliyor, ona şahsi notlarını verebiliyor, mektubunu verebiliyor. Burada kanunda bu düzenlemenin yapılması gerekiyor. Şahıs bazlı değil, bazı cezaevlerinden biliyoruz; sabah 8'de geliyor avukat, gece 24'e kadar bizzat sanıkla, şüpheliyle görüşüyor. Yani burada mevzuatta bir eksiklik var. Biliyorsunuz bütün mektuplar, bütün notlara Cezaevi İdaresi tarafından 'Görüldü' kaşesi yapılıyor. Eğer uygun değilse bunlar gönderilmiyor. Ama tutuklularda yasal mevzuat boşluğu olduğu için notlar rahat bir şekilde avukatlara verilebiliyor, avukatlar aracılığıyla diğer şahıslara verilebiliyor. İnşallah bu konuda Meclisimiz bir irade gösterir, bu düzenlemeyi yaparız" diye konuştu.
Gürlek, "İBB soruşturması kapsamında tutuklu kişilerin içeriden talimat ilettiği iddiaları gündeme geldi. Mevzuattaki boşluk bu tür durumlara imkan mı sağlıyor?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "Yani bu boşluktan dolayı maalesef, yani ben dosya bazlı şahıs bazlı demiyorum, talimatlar dışarı çıkabiliyor. Hatta talimatlar başka sanıklara, başka şüphelilere de gidebiliyor. Burada bir mevzuat çalışması yapılması lazım."
"Kasım Garipoğlu yalıda 3 gün parti yapıyordu"
Gürlek, "yasaklı madde" soruşturmalarına dair ise şunları kaydetti: "Uyuşturucu illetinden kurtulmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Biz içicilerden dağıtana, oradan torbacıya ve ana üreticiye ulaşmıştık. İstanbul'un en büyük dört ana dağıtıcısına ulaştık. Çetin Gören bir baron. Ülkeler de uyuşturucu suçlarından iade sürecine başladı. Şahısların mesleklerine ünvanlarına bakmadan çalışıyoruz. Kasım Garipoğlu İstanbul'un göbeğindeki yalıda üç gün parti yapıyordu. İki, üç kilo kokain içiliyor, münasebetsiz ilişkiler yaşanıyor. Ben buna müsaade edemem. Soruşturmada şoförler, barmenler itirafçı oldu biliyorsunuz zaten. Dubai'den iade edilenler oldu. Bu sadece benim değil, bir devletin politikası. Ben uyuşturucu ve fuhuş operasyonlarından memnunum. Artık partiler verilemiyor, ünlüler rahatça satın alamıyor."
"Sosyal medyada yorum yapanın kimliği belli olacak"
Sosyal medyaya dair yasa çalışması hakkında da konuşan Gürlek, "Burada hakim, savcı arkadaşlar özellikle linç ediliyor. Yani hakim dosyadaki delillere göre karar veriyor ama sosyal medyada 'Vay efendim o niye bırakıldı', 'Vay işte niye şu kadar ceza aldı'… Sosyal medya ile ilgili bildiğim kadarıyla bir yasa çalışması var. Yani sosyal medyada bir şahıs yorum yapacaksa, bir yazıyı yayımlayacaksa kesinlikle kimliği belli olacak. Kimliği doğrulanmadan sahte hesapla ya da yurt dışından bir fake hesapla bunu yapmayacak. Herkese itibar suikastı oluyor; hakim savcı arkadaşlara oluyor, yargılamayı etkilemeye çalışıyorlar. Bunlar yanlış. Eğer sosyal medyada şahıs bir açıklama yapıyorsa, bir hedef gösteriyorsa o kişinin kimliği belli olduğu için artık onun da cezai sorumluluğu başlayacak. Bu konuda sosyal medya ile ilgili yasa çalışmasına önem veriyorum" dedi.
"Alo Adalet Hattı kuracağım"
En büyük sorunun yargılamanın gecikmesi olduğunu söyleyen Gürlek, "Kadastro davasını dede açıyor, torununda bitmiyor. Boşanma davaları öyle. Alo Adalet Hattı kuracağız. CİMER var. Ben de Alo Adalet Hattı kuracağım. Bir boşanma davası 17 celsedir bitmemiş. Kira davası devam ediyor. Vatandaş Alo Adalet Hattı'na telefonla veya maille ulaşabilecek" dedi.
"Yaş aralıklarıyla ilgili de düzenleme yapacağız"
Öldürülen Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesinin hep yanında olduğunu söyleyen Gürlek, "18 yaşa kadar yasada çocuk sayılıyor. Yaş aralıklarıyla ilgili de düzenleme yapacağız. 'Suça sürüklenen çocuk' olarak geçiyor ceza kanununda. Kavramlar değişebilir. Üzerine çalışma yapacağız" dedi.
(Politika Servisi)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et