Mersin’den ‘Epstein dosyaları’ açıklaması: ‘Çocuklarımız için adalet, toplum için hakikat istiyoruz’
Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Epstein dosyalarında Türkiye’ye ilişkin iddiaların araştırılması ve resmi soruşturma başlatılması çağrısı yaptı.
Mersin- Mersin Emek ve Demokrasi Platformu, Amerika Birleşik Devletleri’nde kamuoyuna yansıyan ve “Epstein Dosyaları” olarak bilinen dava sürecine ilişkin Özgür Çocuk Parkı’nda basın açıklaması yaptı.
Açıklamayı Makina Mühendisleri Odası Başkanı ve Platformun dönem sözcüsü İsmail Oğuz okudu. Oğuz, dava dosyalarının gizliliğinin kaldırılmasıyla birlikte insanlık tarihinin ‘en karanlık’ ve organize suç ağlarından birinin açığa çıktığını belirtti. Oğuz, söz konusu belgelerin yalnızca bireysel suçları değil, ‘paranın ve nüfuzun arkasına saklanan küresel bir çocuk istismarı ve insan ticareti şebekesini’ gözler önüne serdiğini ifade etti.
Açıklamanın Türkiye boyutuna dikkat çeken Oğuz, dosyalarda Türkiye’nin adının geçmesine ilişkin iddiaların son derece vahim olduğunu vurgulayarak, “Kamuoyuna yansıyan belgelerde Türkiye’nin yalnızca bir lokasyon olarak değil, çocuk kaçakçılığı ve insan ticareti ağının potansiyel bir kaynak ya da geçiş ülkesi olarak anıldığı görülmektedir. Bu iddialar mutlaka aydınlatılmalıdır” dedi.
Dosyalarda yer alan bazı tanık ifadeleri ve uçuş kayıtlarında Türkiye’den kaçırılan ya da yurt dışına götürülen çocuklar ve genç kadınlara ilişkin beyanların bulunduğunu aktaran Oğuz, özellikle 1999 Marmara Depremi sonrası kaybolan çocuklarla ilişkilendirilebilecek süreçlere dair iddiaların son derece ciddi olduğunu kaydetti. Oğuz, “Bir pilotun ifadesinde ‘Türkiye’den çocukların alındığına’ dair beyanlar yer almaktadır. Bu iddialar komplo teorisi olarak geçiştirilemez; somut bir adli soruşturma konusu yapılmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Sessizlik suça ortaklıktır” diyen Oğuz, çocuk kaçırma ve insan ticaretinin insanlığa karşı işlenmiş suçlar olduğunu belirterek, “Bu suçlarda zaman aşımı, ‘bizden değil’ ayrımı ya da siyasi koruma kalkanı olamaz. İddiaların araştırılmaması, yalnızca mağdurlara değil, Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliğine ve hukuk devleti ilkesine de zarar verir” şeklinde konuştu.
Çocukların güvenliğinin hiçbir diplomatik ya da ticari ilişkinin arkasına saklanamayacağını vurgulayan Oğuz, talepleri şu şekilde sıraladı:
- Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde, partiler üstü bir anlayışla özel yetkili bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması,
- Adalet Bakanlığı ve Cumhuriyet savcılarının ABD makamlarıyla ivedilikle temasa geçerek Türkiye’yi ilgilendiren belgeleri talep etmesi ve resen soruşturma başlatması,
- Özellikle deprem bölgeleri başta olmak üzere geçmişten bugüne “kayıp” olarak kayıtlara geçen çocuk dosyalarının yeniden incelenmesi,
- Küresel ağın Türkiye ayağındaki finansör, organizatör ve lojistik sağlayıcıların açığa çıkarılması.
Açıklamanın sonunda Oğuz, “Çocuklarını koruyamayan bir toplumun geleceği olamaz. Türkiye, çocuklarının satıldığı iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Gerçekler ne kadar acı olursa olsun ortaya çıkarılmalı, sorumlular en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Biz bu sürecin takipçisi olacağız” dedi.
(Evrensel)
Evrensel'i Takip Et