Muğla Köyceğiz Emek ve Demokrasi Güçleri: Migros işçisi kazanırsa, tüm halk kazanır
Muğla Köyceğiz Emek ve Demokrasi Güçleri'nin Migros işçisinin haklı taleplerine destek vermek için yaptığı açıklamada “Migros işçilerinin bugün kazandığı her zafer, yarın bizim mücadele hattımızı güçlendirecek zaferdir” denildi
Fotoğraf: Abidin Çınar/Evrensel
Muğla - Emek ve Demokrasi Güçleri Köyceğizde dağıttıkları bildiri ve Migros önünde yaptıkları açıklamada Migros depo işçilerinin, insanca yaşayacak ücret, güvenceli çalışma ve sendikal hakları için alanlarda, işyerlerinde direnmesine destek geldi.
Migros önünde, sadece bir şirketin değil, bir zihniyetin ve sömürü düzeninin karşısında durmak için toplandıklarını aktaran platform adına konuşan Engin Ertaş “Migros depo işçileri, insanca yaşayacak ücret, güvenceli çalışma ve sendikal hakları için alanlarda, işyerlerinde direniyor. Onların bugün kaybettiği her hak, yarın bizim kaybedeceğimiz haktır. Onların bugün kazandığı her zafer, yarın bizim mücadele hattımızı güçlendirecek olan zaferdir. Üstelik bu sömürü, kadın işçilere çok daha acımasız yüzünü gösteriyor. Depolarda taciz ve tehditlere maruz kalan kadınlar, hamilelik gerekçesiyle işe alınmama veya işten atılma gibi ayrımcı uygulamaları da anlatıyor. Bu, vicdansız sömürünün bir başka boyutudur” diye konuştu
“Devletin gücü, zenginleşen patronun ise yanında konumlanıyor”
Sermaye iktidarının, kolluk kuvvetlerini patronun evinin önünde sesini yükselten işçileri ters kelepçeyle gözaltına alması için görevlendirdiğini görebildiklerini aktaran Ertaş, “Devletin gücü, işçinin, hakkını arayanın karşısına dikiliyor, işçiyi eziyor, gözaltına alıyor. İşçinin hakkını yiyerek zenginleşen patronun ise yanında konumlanıyor; işçi sindiriliyor, patron korunuyor. Devlet gücü, patronun muhafızı gibi kullanılıyor” diyerek konuşmasını sürdürdü.
“Migros işçilerinin mücadelesi, tüm çalışanların, emekçilerin, üretenlerin mücadelesidir”
Devletin gücünün, patronları korumak için değil; işçiyi, emekçiyi, halkı, doğayı korumak için kullanılması gerektiğini belirten Ertaş, “Bu mücadele, sadece Migros işçilerinin değil, tüm çalışanların, emekçilerin, üretenlerin mücadelesidir. Migros işçileri kaybederse, patronlar sınıfının özgüveni ve saldırganlığı artar; bu güç, yarın öbür gün kendi işyerimizin, mahallemizin kapısına dayanır” dedi.
Migros yönetiminin, direnenleri işten atmasının, sendikal örgütlenmeyi engellemesinin, direnen işçileri gözaltına aldırmasının kabul edilemez olduğuna vurgu yapan Ertaş, “Bu sömürü çarkının bir dişlisi olmaya, sessiz kalmaya mecbur değiliz. Halk olarak elimizde büyük bir güç var: dayanışma ve boykot” diye konuştu.
“Emek ve demokrasi güçlerini birlik olmaya ve dayanışmaya çağırıyoruz”
İşten atılan işçiler geri alınıncaya, sendikal hakları tanınıncaya, İnsanca yaşanacak ücret talepleri karşılanıncaya kadar tüm emek ve demokrasi güçlerini birlik olmaya ve dayanışmaya çağırdıklarını belirten Ertaş, “Alışverişlerimizi, insana ve emeğe saygısı olmayan bu işletmelerden yapmayalım. Haklı direnişe, haklı bir karşılık verelim” dedi.
“İşçi kazanırsa, tüm halk kazanır”
Ertaş, “dayanışma içinde yenilmeziz! Migros işçisinin alın teri, hepimizin onurudur. işçi kazanırsa, tüm halk kazanır! Emek, Dayanışma ve Halkın Kazanımı İçin, haydi boykota!” diyerek konuşmasını bitirdi.
Konuşma aralarında sırasıyla sık sık “Genel Grev Genel Direniş”, “Birleşe Birleşe Kazanacağız” “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiçbirimiz” sloganları atıldı.
(Evrensel)Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et