Aydın’da portakal bahçeleri sökülüyor: Çiftçi tarımdan çekiliyor
Nazilli’ye bağlı Pirlibey Mahallesi’nde portakal üreticileri, mazot, gübre ve işçilik maliyetlerini karşılayamadıkları için bahçelerini sökmeye başladı.
Fotoğraf: ANKA
Aydın — Türkiye’nin birçok bölgesinde çiftçiler artan girdi maliyetleri ve düşük ürün fiyatları nedeniyle üretimden vazgeçme noktasına gelirken, bu tabloya Ege’den turunçgil üreticileri de eklendi. Nazilli ilçesine bağlı Pirlibey Mahallesi’nde portakal üreticileri, maliyetleri karşılayamadıkları için bahçelerini sökmeye başladı.
Karadeniz’de fındık, İç Anadolu’da tahıl, Güneydoğu Anadolu’da pamuk üreticilerinin ardından Aydın’da da portakal üreticileri “tarım bitiyor” uyarısı yapıyor. Üreticiler, mazot, gübre, ilaç ve işçilik giderlerinin katlanarak arttığını, buna karşın ürün fiyatlarının yerinde saydığını söylüyor.
“Portakal artık işçiliğini bile kurtarmıyor”
Eski Pirlibey Belediye Başkanı Hüseyin Orasan, yıllarca emek verdiği portakal bahçesini tamamen söktüğünü belirterek yaşadıkları çıkmazı şöyle anlattı; “Yaklaşık 20 dekarlık portakal bahçemiz vardı. Yıllar içinde söke söke hepsini kaldırdık. Ürünü satıyoruz ama işçinin parasını, mazotu, gübreyi ödeyemiyoruz. Eskiden 10 dekar araziyle bir aile geçinebilirdi, şimdi 100 dekarla bile olmuyor. Bu topraklar bereketliydi ama kuraklık da eklendi. Sulama bile yapılamıyor.”
Orasan, gübre fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek, “Geçen yıl Tarım Kredi’den aldığımız gübre faiziyle 240 bin liraya mal oldu. Bu yıl aynı gübreye 400 bin lira istiyorlar. Bu şartlarda ekmek mümkün değil” dedi.
“Manavda 50 lira, üreticide 15 lira”
Pirlibey Mahallesi’nden Neclat Yeşil de portakalın tarlada para etmediğini vurguladı; “Gübre 1900 lirayı geçmiş durumda. Portakala burada 14–15 lira fiyat veriliyor, alıcı da zor bulunuyor. Manavda 40–50 liraya satılıyor ama üretici kazanamıyor. Toplama, depo, kasa, işçilik derken masraf kurtarmıyor. Durumumuz çok kötü.”
“Çözüm var ama uygulanmıyor”
Nazilli Belediye Meclis Üyesi Erhan Algan ise üreticinin kaderine terk edildiğini belirterek, “Mazot, gübre ve ilaç bu kadar pahalıyken köylünün kazanması mümkün değil. Narenciye bu yüzden sökülüyor. Oysa çözüm var. Okullarda asitli içecekler yerine portakal suyu, mandalina suyu verilse hem çocuklar sağlıklı beslenir hem de üretici ayakta kalır” dedi.
“Gelir olmayınca toprağı satıyoruz”
Üretici Yusuf Yelken, tarımın artık sürdürülemez hale geldiğini söyledi; “Elimize para geçmedikten sonra neden üretelim? Karpuz tarlada kalıyor, portakal ağaçta, buğday satılmıyor. Büyük Menderes Havzası dünyanın en verimli topraklarından biri ama tarım arazileri villa alanına dönüyor. Gelir gelmeyince toprağı satıyoruz. Devlet fiyat düzenlemesi yapmalı, çiftçiye milli gelirden pay vermeli.”
“Satamazsak ağaç kesime gider”
35 yıldır turunçgil işiyle uğraşan 66 yaşındaki Hüseyin Yeşil ise depoda bekleyen ürünlere işaret ederek şunları söyledi; “Şubat ayında satılması gereken portakal hâlâ depoda. Bin 700 kasa ürün var. Depo maliyeti 120 bin lirayı buldu. Kilosu 15 lira deniyor ama alan yok. Satamazsak çöpe gidecek. Böyle olursa seneye uğraşmayız, ağaçlar kesilir, arazi boş kalır.”
Üreticiler, girdi maliyetlerinin düşürülmesi, taban fiyat uygulaması ve kamunun alım garantisi sağlamaması halinde Aydın’da narenciye üretiminin hızla sona ereceği uyarısında bulunuyor.
(ANKA)Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et