Küçükçekmece'de 6 Şubat Anması: 'Deprem değil, rant hırsı öldürür'
Küçükçekmece’de 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yapılan anmada, depremde yaşamını yitirenler anılırken, imar afları, kentsel dönüşüm politikaları ve deprem sonrası toplanan bağışların akıbeti sorgulandı.
Fotoğraf: Evrensel
Hasan Can Bilici
[email protected]
İstanbul – 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde, İstanbul Küçükçekmece’de depremde yaşamını yitirenler anıldı. Atakent Mahallesi Muhtarlığı’nın çağrısıyla Ali İsmail Korkmaz Parkı’nda bir araya gelen yurttaşlar, “Unutmak yok, affetmek yok! Sesimizi duyurmak için bir araya geliyoruz” sloganıyla buluştu. Anmaya Küçükçekmece Belediyesi Afet Daire Başkanı Yener Korkmaz da katıldı.
Etkinlik, depremde hayatını kaybedenlerin anılmasıyla başladı. Ardından bir drama gösterisi sahnelendi. Basın açıklamasını Atakent Mahallesi Muhtar Azası Tolga Okhan okudu.
“Asrın felaketi değil, rantın felaketi”
Okhan, açıklamada 6 Şubat depremlerinin “asrın felaketi” olarak adlandırılmasına tepki göstererek, “Asrın felaketi dedikleri, rantın felaketi olan depremin üzerinden üç yıl geçti. Resmi rakamlara göre 50 binden fazla yurttaşımız hayatını kaybetti. Kayıpların gerçek sayısı ise hâlâ bilinmiyor. Hiçbir yetkili ne istifa etti ne de ceza aldı” dedi.
Aradan geçen üç yıla rağmen deprem bölgelerinde barınma, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde ciddi sorunların sürdüğünü belirten Okhan, “Evler teslim edildi deniyor ama binlerce insan hâlâ konteynır ve çadırlarda yaşıyor. Elektrik ve suya erişim dahi birçok yerde sağlanamıyor” ifadelerini kullandı.
“Sağlık ve eğitim sistemi enkaz altında”
Deprem bölgelerinde sağlık hizmetlerinin yetersizliğine dikkat çekilen açıklamada, doktor ve hemşire sayısının yetersiz olduğu, internet altyapısındaki sorunlar nedeniyle hastanelerde saatlerce işlem yapılamadığı belirtildi.
Yıkılan okulların yerine yeterli sayıda yeni okul yapılmadığına da değinilen açıklamada, “İki okul bir okula sıkıştırıldı, öğrenciler, veliler ve öğretmenler büyük sorunlar yaşıyor” denildi.
“Dayanışmanın önü kesildi”
Açıklamada, depremin ilk günlerinde ortaya çıkan toplumsal dayanışmanın OHAL uygulamalarıyla engellenmeye çalışıldığı savunuldu:
“Bir paket bebek bezini, bir çift çorabı ulaştırabilmek için seferber olduk. Ancak hükümet, deprem bölgelerinde OHAL ilan ederek bu dayanışmanın önünü kesmek istedi.”
“İmar afları ve rezerv alan politikaları eleştirildi”
Depremde yaşanan yıkımın başlıca sorumluları arasında imar aflarının gösterildiği açıklamada, “8’i AKP döneminde çıkarılan 22 imar affı bu yıkımların en büyük nedenidir” denildi. Rezerv alan uygulamaları ve kentsel dönüşüm politikalarının da “rant aracı” haline getirildiği ifade edildi.
İstanbul depremi uyarısı
23 Nisan 2025’te Marmara Denizi’nde meydana gelen 6.2 büyüklüğündeki depremin hatırlatıldığı açıklamada, İstanbul’un olası büyük depreme karşı hâlâ hazırlıksız olduğu vurgulandı:
“Toplanma alanlarını imara açtılar. Bina stoğunun yüzde 60’tan fazlası dayanıksız. Deprem sonrası milyonlarca insana evlerine girmekten başka seçenek sunulmadı.”
“115 milyar lira nerede?”
Açıklamada, deprem sonrası televizyonlarda düzenlenen bağış kampanyasında toplandığı belirtilen 115 milyar liranın akıbeti de soruldu:
“Toplandığı söylenen 115 milyar lirayı nereye harcadınız? Bağış yaptığını söyleyen şirketler gerçekten o bağışları yaptı mı? Konutlar teslim edildiyse insanlar neden hâlâ konteynırlarda yaşıyor?”
“Unutmadık, affetmiyoruz”
Açıklama, şu sözlerle son buldu:
“Deprem değil, kâr ve rant hırsı öldürür. Unutmadık, affetmiyoruz. Yarın binaların altında kalmamak için dayanışmaktan ve mücadeleden başka çaremiz yok.”
Evrensel'i Takip Et