Erdoğan’ın Kürt söyleminde değişim: 'Duygusal çöküşü yönetme' hesabı
Gazeteci Nuray Babacan, Suriye’deki gelişmelerin ardından iktidarın Kürtlere yönelik dilini bilinçli biçimde yumuşattığını, Erdoğan’ın mesajlarının “duygusal çöküşü” hedef aldığını yazdı.
Fotoğraf: TCCB
AKP iktidarında Suriye’deki son gelişmelerin ardından Kürt meselesine dair kullanılan dilde belirgin bir değişim yaşandığı belirtiliyor. Gazeteci Nuray Babacan, köşesinde iktidar kulislerine dayandırdığı değerlendirmesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son dönemde Kürtlere yönelik “sıcak mesajlarının” tesadüf olmadığını, bilinçli bir siyasi tercih olarak öne çıktığını aktardı.
Babacan’ın aktardığına göre, Suriye’de Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile merkezi yönetim arasında varılan anlaşmanın farklı çevrelerde “geri adım” olarak yorumlanması ve bu sürecin provoke edilme ihtimali, iktidar içinde alarm yarattı. Bu nedenle Erdoğan’ın söyleminde, Kürt kamuoyunda oluşabilecek “kayıp” ve “hayal kırıklığı” duygusunu azaltmaya dönük bir hat benimsendi.
Babacan, iktidar partisinde süreci yakından izleyen isimlerin şu değerlendirmeyi yaptığını aktardı; “Şimdi yapılması gereken, son gelişmelerin yarattığı duygusal çöküşü yönetmek. Bu nedenle hükümetin kullandığı dil çok önemli. Cumhurbaşkanının son açıklamalarına bakarsanız, Kürt halkına doğrudan seslenerek, onların tüm haklarının savunucusu olduklarına vurgu yaptı. Bu hissi ortadan kaldırmak için bu dil tercih edildi.”
DEM’in tutumundaki değişim dikkat çekti
Babacan’ın yazısında, DEM Parti yönetiminin Halep’teki çatışmalar sonrası sert açıklamalar yapmasına karşın, kısa süre içinde SDG’nin anlaşmasını savunan bir çizgiye gelmesine de dikkat çekildi. DEM’in, “Anlaşmanın sağlanması için çaba gösteren ülkelere ve halklara teşekkür ediyoruz” yönündeki açıklamasının, üç gün gibi kısa bir sürede gerçekleşen bir tutum değişikliğine işaret ettiği vurgulandı.
“Fransa’daki toplantı dönüm noktası oldu”
Suriye’deki tabloyu yalnızca “kazanç-kayıp” hesabıyla okumanın yanlış olacağı görüşünü aktaran Babacan, iktidar ve güvenlik çevrelerinden şu sözleri paylaştı; “DEM’liler çok yüksekten açtı elini. Suriye’deki sürecin kendilerinden ibaret olmadığını göremediler. SDG/PYD’nin ABD desteği ve Arap aşiretleri olmadan ne kadar sınırlı olduğu ortaya çıktı.”
Aynı kaynaklar, sürecin seyrini asıl değiştiren gelişmenin, HTŞ Lideri Colani’nin ABD ile yaptığı temaslar ve Fransa’da gerçekleştirilen görüşmeler olduğunu belirterek, “Hikayenin Fransa’daki toplantıdan sonra değiştiğini herkes biliyor” değerlendirmesinde bulundu.
“Şara’ya ne kadar güvenilebilir?”
Babacan’ın yazısında, Suriye’de güç dengeleri yeniden şekillenirken Türkiye açısından risklerin sürdüğü de vurgulandı. İktidar çevrelerinin şu soruyu sorduğu aktarıldı; “Şara güçlendikçe ne yapacağının garantisi var mı? Bir süre sonra Türkiye ve Kürtler açısından riskli adımlar atmayacağını kim garanti edebilir?”
Yazıda, Kürt meselesinin güvenlikçi yaklaşımlarla değil siyaset zemininde ele alınmasının, devletin demokratik dönüşümünün tamamlanmasının ve biriken toplumsal sorunların çözümünün kaçınılmaz hale geldiği vurgulanarak, “Her gelişme yeni soru işaretleri ve yeni adımlar gerektiriyor” değerlendirmesiyle süreçteki belirsizliğe dikkat çekildi.
(nefes.com.tr)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et