Beko ve Ulusoy işçileri, metal sözleşmesini değerlendirdi: Rakamlar yüksek görünüyor ama geçinmeye yetmiyor
150 bini aşkın işçiyi kapsayan MESS sözleşmesinin ardından zam oranlarının patronların kârlarıyla kıyaslandığında yetersiz kaldığını belirten işçiler, geçim sıkıntısının süreceğini söylüyor.
Görsel: Al
Ankara – Metal iş kolunda 150 bini aşkın işçiyi ilgilendiren MESS grup toplu iş sözleşmesi, greve günler kala geçen hafta imzalandı. Türk Metal, Birleşik Metal-İş ve Özçelik-İş sendikaları ile MESS arasında imzalanan sözleşmeye göre, ücretlere ilk 6 ay için yüzde 28,10 oranında zam yapıldı. İkinci 6 ay için ise “enflasyon korumalı” yüzde 13 artış öngörüldü. Sosyal haklarla birlikte bir yıllık kümülatif artışın yüzde 47,81’e ulaştığı açıklandı.
Ankara’da Beko (Arçelik) ve Ulusoy Fabrikalarında çalışan işçiler, imzalanan sözleşmeyi Evrensel’e değerlendirdi. İşçi duraklarında ve fabrika önlerinde yapılan sohbetlerde, zam oranlarına dair yaygın bir memnuniyetsizlik dile getirilirken, genel eğilimin “Kötünün iyisine razı olmak” yönünde olduğu görülüyor.
‘Rakamlar yüksek ama reel olarak eriyor’
Ulusoy’da çalışan bir işçi, açıklanan zam oranlarının ilk bakışta yüksek göründüğünü ancak reel enflasyon karşısında hızla eridiğini ifade etti. İşçi, her sözleşme döneminde benzer bir tabloyla karşılaştıklarını belirterek şunları söyledi:
“Her sene başında fazla maaş vermiş gibi görünüyorlar ama aslında geçinebileceğimiz kadar vermiyorlar. Biz vergi dilimine girmeyen sınırlı yerlerden biriyiz, bu yüzden elimize geçen para açısından durumumuz diğerlerine göre bir nebze daha iyi ama genel tablo herkes için kötü.”
Beko’da ‘patron devleti’ tepkisi
Metal iş kolunda yüksek kârlılığıyla bilinen Beko Fabrikasında da zam oranları işçiler arasında memnuniyetsizlik yarattı. Fabrika önünde yapılan sohbetlerde, devletin işçiden yana değil, işverenden yana tavır aldığı görüşü öne çıktı. Bir işçi bu durumu, “Bu patron devleti, işçi devleti değil” sözleriyle dile getirdi.
İşçiler, sözleşme süreci öncesinde sendikanın gerçekleştirdiği eylemlerin ardından ücret tabanının 45 bin TL seviyesine çıktığını aktardı. Buna karşın Beko işçileri, fabrikanın işçi başına elde ettiği kâr ile kendilerine yansıyan pay arasında ciddi bir uçurum olduğunu savunuyor. Bir işçi, “Patron sizden işçi başı ne kadar kazanıyor?” sorusuna, “Valla o kazancı işçiye yansıtmıyorlar” yanıtını verdi.
‘Bu dönem her yer az verdi’
Dile getirilen tüm eleştirilere rağmen, piyasadaki genel durgunluk ve düşük zam oranlarının işçileri mevcut tabloyu kabullenmeye ittiği görülüyor. Önceki sözleşme dönemlerine kıyasla kazanımların daha sınırlı olduğunu kabul eden işçiler, içinde bulunulan durumu şu sözlerle özetliyor: “Piyasaya bakınca normal. Bu dönem her yer az verdi. Bizimki yine de kötünün iyisi.”
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et