20.01.2026 21:31

Abdullah Öcalan son görüşmede Suriye'deki saldırılara dair neler söyledi?

İmralı heyetinden Faik Özgür Erol, Abdullah Öcalan'ın son görüşmede üzerinde durduğu tek konunun Rojava olduğuna işaret ederek, "Bütün çabası çatışmalı durumu sonlandırmak ve müzakerenin başlayacağı bir sükunete ulaşılmasını sağlamaktı" dedi.

Abdullah Öcalan son görüşmede Suriye'deki saldırılara dair neler söyledi?

Fotoğraf: Dilan Temiz/ Evrensel

İmralı heyetinde yer alan Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Faik Özgür Erol, Abdullah Öcalan ile 17 Ocak’ta gerçekleştirdikleri görüşmeye dair Mezopomtaya Ajansı'nın sorularını yanıtladı. Erol, Abdullah Öcalan’ın görüşme süresi boyunca Suriye’de derinleşen çatışmalı sürecin sonlandırılmasına ve müzakerelerin başlayabileceği bir ortamının yaratılmasına odaklandığını aktardı.

Abdullah Öcalan son görüşmede Halep ile Kuzey ve Doğu Suriye kentlerine yönelik saldırılara değindi mi? Saldırıları nasıl değerlendirdi?

17 Ocak’ta Sayın Öcalan ile görüştüğümüz saatlerde henüz Suriye’deki savaş hali bu aşamaya gelmemişti. Şexmaqsût sonrası Dêr Hafir bölgesine yoğunlaşan bir yönelim ve SDG güçlerinin bu bölgeden çekilme kararı vardı. Sayın Öcalan görüşmenin başından sonuna dek bu çatışmaların gerilimini yaşadı ve hissettirdi. Başka herhangi bir şey üzerine konuşmak ve dinlemek istemiyordu. Bütün değerlendirme ve çabası Suriye’deki çatışmalı durumu sonlandırmak ve müzakerenin başlayacağı bir sükunete ulaşılmasını sağlamaktı.

“Saldırıların durmayacağını Kuzey ve Doğu Suriye’ye doğru genişleyeceğini öngörüyordu”

Bu saldırıların durmayacağını, genişleyeceğini, bütün Kuzey ve Doğu Suriye’yi hedef alacağını öngörüyordu. Çabası, bunun önünü almaya yönelikti. Böylesi bir durumun sadece Kürtleri hedef almakla kalmayacağını, halklar arasında husumeti körükleyeceği uyarısını yaptı. Kürtleri yaralı bırakarak Ortadoğu’yu yönetmek, 200 yıllık bir böl-yönet politikası. Bunun, 100 yıldır, 200 yıldır kendini tekrar eden bir hata, bir tuzak olduğunu söylüyordu. Şêxmaqsût’tan itibaren başlayan saldırıları 15 Şubat’ın yeni bir versiyonu olarak değerlendirdi. Bölge halklarını birbirine karşı getirecek yeni bir kıskaç ve tuzak olduğunu defalarca söyledi. Paris Anlaşmasıyla başlayan sürecin kuzey Suriye’yi de güney Suriye’ye dönüştürmeyi amaçladığını, belli ki Golan ve Süveyda’yı alıp, Şara’ya Fırat ve Dicle arasının vaadinin verildiğini ifade etti. Türkiye’nin bunu lehine bir süreç olarak düşünmesinin tarihsel bir hata olacağını söyledi.

“Anayasanın olmadığı yerde hukuksallık, anayasallık mı olur?”

Görüşmede Suriye'nin geneline dair önerdiği model neydi, bunun hakkında bir değerlendirmesi oldu mu?

Öcalan’ın Suriye ve Rojava’ya dönük yaklaşımı Demokratik Suriye Cumhuriyeti ve yerel demokrasi çözümü yönündeydi. Bütün söz ve eylemleri bu perspektif kapsamındadır. Hem Öcalan’ın hem Rojava’nın yaklaşımı hiçbir zaman meseleyi salt Kürtlüğe indirgemeye yönelik olmadı. Alevilerin, Türkmenlerin, Hıristiyanların, Arapların tümünün hak ve hukukunun gerçekleşmesini sağlayacak bir tutum sergilediler. Sorun, merkez ile yerel arasındaki egemenlik ve güç dengesinin kurulmasındaydı. Merkezin yereli ezmediği, yerelin de merkezi dağıtmadığı bir modeldir önerilen.

16 Ocak’ta Şara saldırıya geçmeden önce bir kararname yayınlamıştı, Kürtleri yurttaş kabul ettiklerini açıklıyordu. Nereye yurttaşlık örneğin? Yurttaşlık, vatandaşlık belli bir toplumsal sözleşmenin ürünüdür, buna dayanır. Herkesten biat isteyen güçlere sormak gerekir; Suriye’nin toplumsal sözleşmesi nedir? Bir yılda birçok kesime saldırmayı planlayacak zamanı buluyor ama bir anayasa hazırlamaya başlamıyor. Kürtlerin, Türkmenlerin, Alevilerin katılacağı hukuksal rejim nerede? Var mı anayasal bir yurttaşlık? Anayasanın olmadığı yerde hukuksallık, anayasallık mı olur?

“Süreci hedefleyen bir hamleydi aynı zamanda”

Bu gelişmelerin Kürtlerde yarattığı ruh hali göz önüne alındığında bundan sonrası için neler söylenebilir?

Biz 1 yılı geçen süreç boyunca hep halkların birlikteliğinin tarihsel sosyolojisini anlattık. Bu, doğru bir çözümlemeydi ve tarihseldi. Bununla birlikte bir de halkların kendi tarihsel kimlikleri, gelenekleri ve bunların oluşturduğu karakteri vardır. Kürtler, evlerine geleni hasım da olsa ağırlarlar, başkasına teslim etmezler. Ama Kürtlerin evine zorla girersen bir onur meselesi yaratırsın. Ortadoğu’da yaşayan hiçbir topluluk birbirinin bu hassasiyetlerini göz ardı etmez. Ediliyorsa, orada bu topraklardan kaynaklanmayan bir dış müdahale var demektir.

Rojava’nın Kürtler için son 10-15 yılda oluşturduğu manevi anlam değeri doğru anlaşılmalıdır. Bu anlamın duygusal boyutu çok katmanlıdır. Sayın Öcalan bunu bildiği için Şêxmaqsût’tan itibaren yaşananları provokasyon olarak değerlendirdi. Bu, Ortadoğu’yu etkileme gücüne sahip Barış ve Demokratik Toplum Süreci'ni hedefleyen bir hamleydi aynı zamanda. Kürtlerle birlikte yaşayan hiçbir ülkenin bu provokasyona taraf olmaması beklenir ve gerekir. Provokasyondan çıkış, çatışmaların derhal durdurularak adil ve hakkaniyetli bir diyaloga, müzakereye dönülmesiyle mümkündür.

(MA)

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
31.01.2026 15:52

‘Çatlı’ filmine Nükhet İpekçi’den tepki: 'Daha tanıtımında itiraf var'

Abdi İpekçi’nin kızı Nükhet İpekçi, vizyona girecek ‘Çatlı’ filmine ilişkin konuştu. İpekçi, “Dikkatimi çeken ‘Yakalanırsak devletle alakamızın olmadığını iddia edeceğiz’ cümlesi oldu. Belki bu filmde daha başka itiraflarla da karşılaşabiliriz" dedi.

‘Çatlı’ filmine Nükhet İpekçi’den tepki: "Daha tanıtımında itiraf var"

Fotoğraf: T24

01.02.2026 18:39

İktidar medyası: Türkiye'nin Suriye'den çekilmesi için HTŞ'ye üç şart iletildi

İktidara yakın Türkiye gazetesine göre TSK'nin Suriye'den geçilmesi için Ankara, "ülke genelinde devlet otoritesinin tam olarak tesis edilmesi, sınır güvenliğinin sağlanması ve terör tehdidinin tamamen ortadan kalkması" şartlarını öne sürüyor.

İktidar medyası: Türkiye'nin Suriye'den çekilmesi için HTŞ'ye üç şart iletildi

Fotoğraf: DHA

01.02.2026 12:21

33. İstanbul Caz Festivali’nden ilk isimler açıklandı: Marcus Miller, Thee Sacred Souls ve Robert Plant

33. İstanbul Caz Festivali’nin ilk isimleri açıklandı. Festival, Marcus Miller, Thee Sacred Souls ve Robert Plant’i Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda ağırlayacak.

33. İstanbul Caz Festivali’nden ilk isimler açıklandı: Marcus Miller, Thee Sacred Souls ve Robert Plant

Fotoğraf: Diego Garcia Marquez

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!