10.12.2025 06:21

Vestel’de ‘verimlilik’ kıyımı büyüyor: 5 bini aşkın işçi işten atıldı

Vestel’de “verimlilik” adı altında yürütülen toplu işten atmalar 5 bini aşarken, işçiler güvencesizliğin, zorunlu izinlerin ve taşeronlaşmanın giderek derinleştiğini söylüyor.

Vestel’de ‘verimlilik’ kıyımı büyüyor: 5 bini aşkın işçi işten atıldı

Fotoğraf: Google Maps

Nuray Öztürk


İzmir – Yeni yıla günler kala Manisa’da Vestel işçilerinin gündemi yine aynı: “Listede adım yazıldı mı, yazılmadı mı?” Zorlu Holdingin kriz gerekçesiyle devreye soktuğu “verimlilik programı”, işçiler açısından kitlesel işten atma, taşeronlaşma ve ucuz iş gücüne geçişin adımı olarak yaşanıyor. Görüştüğümüz bir kadın işçi durumu şöyle özetliyor: “6 yıldır Vestel’de çalışıyorum ama sanırım çok fazla sürmeyecek. Her an işten çıkarılabilirim. Herkes sıra ne zaman bize gelecek diye korku içinde.”

Vestel’de yıl boyunca süren işten atma dalgaları, kasım ayından itibaren yeniden hız kazandı. Bant işçisi de, ofis işçisi de, beyaz yaka da bu verimlilik kıyımının hedefinde. Vestel patronu kâr oranlarını korumak için fazla gördüğü işçiyi tasfiye ediyor. Vestel’deki işten atmalar hem resmi veriler, hem işçi tanıklıkları açısından 2025 yılının Türkiye’nin en büyük toplu işten çıkarma operasyonlarından birine dönüştüğünü gösteriyor.

Kâr sermayeye zarar işçiye

BTDünyası’nın Vestel’in 9 aylık raporundan aktardığı verilere göre: Vestel Elektronik 19 milyar TL’nin üzerinde zarar, Vestel Beyaz Eşya 3.3 milyar TL zarar açıkladı. Her iki fabrikada toplam çalışan sayısı 29 binden 24 binin altına düştü. Sadece üçüncü çeyrekte 1600’ün üzerinde işçi, toplamda ise 5 bini aşkın işçi işten çıkarıldı. Kıdemli, görece yüksek ücretli işçilerin çıkarılması, yerlerine sonraki dönemde daha düşük ücretli, sözleşmeli veya taşeron işçilerin alınması ihtimali demek.

Görüştüğümüz Vestel işçileri bu tabloyu şöyle özetliyor: “Genelde toplu çıkarılıyor. Geçtiğimiz gün çıkarılan bir arkadaşıma 4 ay içinde tazminatlarını alırsın demişler. Tazminatları ödüyorlar ama bazılarına 25. maddeden gerekçe yazıyorlar. Beyaz yakalılar da çıkarılıyor, özellikle ARGE bölümünde. Birkaç gün önce 1500’den fazla kişi çıkarıldı, yıl sonuna kadar bir o kadar daha çıkarılması bekleniyor. İnsanlar sıra ne zaman bize gelecek diye büyük bir kaygı içinde.”

İzmir Elektrik Mühendisleri Odasının geçtiğimiz gün yayımladığı açıklama çıkarılanların haklarını henüz almadığını doğruluyor. Hatta dava açma hakkından feragat etmelerine neden olabilecek muvafakatname veya ara bulucu sözleşmelerinin imzalatılmaya çalışıldığı söyleniyor.

Zorunlu izinler, fazla mesai hakkının gasbı

Zorlu Holding CEO’su Ömer Yüngül, geçtiğimiz aylarda basına verdiği demeçlerde işten çıkarmaları doğrulayarak “Tamamen verimlilik için” demişti. Yüngül ayrıca üretim kapasitesinin düşmeyeceğini, aksine artacağını ve holdingin yeni fırsatlar nedeniyle yatırımlarını ABD’ye kaydırmayı planladığını söyledi. İşçiler ise sahada “verimlilik” söyleminin nasıl karşılık bulduğunu şöyle anlatıyor: “Beyaz eşyada iki üç aydır haftanın bir iki günü üretim yapılmıyor. Önce senelik izinden düşüyorlardı. Senelik izni olmayana senelik izin borçlanması yazdılar. Bir ay önce bunu değiştirip ‘mesai borçlanması’ yapmaya başladılar ki işten çıkarırken bizden kesebilsinler.” Bir başka işçi, “Fazla mesai ücreti yüzde 70 zamlıydı. Ocaktan sonra yüzde 100 zamlı olacak, zorunlu duruşlarda izinleri fazla mesai yazıyorlar ki ocaktan sonra düşebilsinler.” Bu sözler kârdan zararın kime kesildiğinin, işçiler açısından verimliliğin ne anlama geldiğinin, işçi maliyetini azaltmak için izin ve fazla mesai haklarının dahi nasıl gasbedildiğini ortaya koyuyor.  Yani sermaye, “maliyet” olarak gördüğü işçiyi tasfiye ederken, birikimini daha kârlı bulduğu alanlara akıtmanın hazırlığını yapıyor.

Bir kadın işçi çıkan haberleri doğrularken, bu sürecin sahadaki yansımasını “Beyaz eşyada şirketleri ayırmışlar. Depolara taşeron firma soktular. Son iki ayda depoya alınan işçiler taşerondan girip çalışıyor. Daha ucuza, güvencesiz çalıştırmanın yöntemi bu. Ayrıca işçileri bölecekler; herkes başka şirkete bağlı olacak” sözleriyle açıklıyor.  Bir başkası, “Forkliftçileri de taşerona geçirecekleri söyleniyor. Bu, güvencesizliğin yayılması demek” diye ekliyor.

Farklı üretim bantlarında çalışan işçiler, yaklaşan yeni yıl için endişeli: “Biz işten atmaların 6 bini geçeceğini tahmin ediyoruz. Zaten şu ana kadar beş bini buldu. Her bandı tek vardiyaya düşürecekleri konuşuluyor. Bu da bir postanın tamamen iptal edilmesi demek. Örneğin buzdolabı fabrikasında bir bantta gündüz 700 kişi, gece 700 kişi var; tek vardiyaya düşerse 700 kişi birden işsiz kalır.”

‘14 yıl sonra gözden çıkarıldım’

14 yıl Vestel’de çalışan bir işçi, işten çıkarılma sürecini şöyle anlatıyor: “Benim 15 yılımın dolmasına 3 ay kalmıştı. Üretim iki gün çalışıyor, diğer günler malzeme yok diye duruyordu. Önce yıllık izin borçlanması yazdılar, sonra ‘borç izni’ diye geçtiler. 21 Kasım’da postabaşı aradı, pazartesi ofise çağrıldığımı söyledi.”

Kadın işçinin en ağır vurgusu ise sağlık durumuyla ilgili: “14 yıl buzdolabı gruplamada çalıştım. Ağır kaldırmaktan bel ve boyun fıtığı oldum. Daha hafif bir bölüm istedim. İstediğim bölüm olmasa da şu an çalıştığım bölüme geçeli 4 ay olmuştu ki beni çıkardılar. Performans puanım 12 ay boyunca tamdı. Düşük performans falan hepsi bahane. 14 yıl sonra hastalanınca gözden çıkarıldım.”

Vestel fabrikalarında ciddi sayıda kadın işçi çalışıyor; vardiya, düşük ücret, kreş yokluğu, taciz, mobbing gibi sorunlar işten atma tehdidiyle birleşince kadınlar için çok katmanlı bir şiddet sarmalı oluşuyor. Kadınlar, tuvalet saatlerinin olduğunu, rapor ya da izin talep edildiğinde daha ağır işlere verildiklerini, kimi zaman amirlerden hakaret işittiklerini aktarıyor.

Sendikaya tepki: Bizim adımıza kimse konuşmuyor

İşçilerin ortaklaştığı şeyse sendikaya olan tepkileri. İşçilerden biri “Türk Metal hiçbir şey yapmıyor. Genel olarak ‘Dünyada ekonomik kriz var, işinize sahip çıkın’ diyorlar. Temsilci diye seçtikleri adam yıllardır vardiya amiriydi. Fabrikadan kendisinin seçtiği insanlarla eğitim adı altında otel otel gezip tatil yapıyorlar” diye tepki gösterirken bir diğer işçi ise şunu söylüyor: “O kadar insan çıkarıldı, sendikanın gıkı çıkmadı. Çünkü onların da maması kesilecek. O yüzden olan hep işçiye oluyor.” Devamında ise “Ben evli değilim, bekar biriyim; yani ev geçindirme gibi bir durum söz konusu değil ama benim de kredilerim falan vardı, illaki etkileniyor insan. Ya ev geçindirenler ne yapsın? Tam kışın ortasında işten çıkarıyorlar milleti. Sendika tepki göstermek yerine işçileri sakinleştiriyor” diye konuşuyor.

Zorlu Holdingden yeni yıl hediyesi işsizlik

Vestel’de yaşanan tablo, Türkiye’de krizin sınıfsal yönetiminin en görünür örneklerinden biri: Zarar işçiye kesiliyor, kâr sermaye açısından baki, iş güvencesi taşeronlaşma ve şirket bölünmesiyle zayıflatılıyor, işçiler korku ve borç altında sessizleştiriliyor. Yeni yıl yaklaşırken Manisa’da binlerce Vestel işçisi için takvim, bir umut değil; Bir sonraki işten çıkarma listesinin yazılacağı tarih anlamına geliyor.

 

30.01.2026 19:31

UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turu kura çekimi: Galatasaray'ın rakibi Juventus oldu

UEFA Şampiyonlar Ligi ve UEFA Avrupa Ligi'nde son 16 play-off turu kura çekiminde Galatasaray'ın rakibi Juventus oldu

UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 play-off turu kura çekimi: Galatasaray'ın rakibi Juventus oldu

Fotoğraf: AA

01.02.2026 19:21

Diyarbakır’da binler yürüdü | Bakırhan: Kürtler yüz yıllık statüsüzlük dayatmasına teslim olmayacak

Diyarbakır’da Rojava ile Dayanışma Günü yürüyüşüne binlerce kişi katıldı. Yürüyüşte konuşan DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Kürt halkının dil, kimlik ve statü mücadelesinden vazgeçmeyeceğini vurgulayarak iktidara seslendi.

31.01.2026 21:43

Aydın’da 50 kuruşluk borca internet kesintisi

Aydın’ın Karacasu ilçesinde kahvehane işleten Tayfun Karaoğlan, 50 kuruşluk borç gerekçe gösterilerek internetinin kesildiğini ve 300 lira açma-kapama bedeli yansıtıldığını belirterek uygulamaya tepki gösterdi.

Aydın’da 50 kuruşluk borca internet kesintisi

Fotoğraf: ANKA

01.02.2026 18:39

İktidar medyası: Türkiye'nin Suriye'den çekilmesi için HTŞ'ye üç şart iletildi

İktidara yakın Türkiye gazetesine göre TSK'nin Suriye'den geçilmesi için Ankara, "ülke genelinde devlet otoritesinin tam olarak tesis edilmesi, sınır güvenliğinin sağlanması ve terör tehdidinin tamamen ortadan kalkması" şartlarını öne sürüyor.

İktidar medyası: Türkiye'nin Suriye'den çekilmesi için HTŞ'ye üç şart iletildi

Fotoğraf: DHA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!