Mussolini dizisi: Yüzyılın mı oğlu yoksa kapitalizmin mi?
Türkiye’de de dijital platformlarda izlenebilen “Mussolini: Yüzyılın Oğlu” dizisini, İtalyan Gazeteci Giulia Moretti, Evrensel için yorumladı.
Mussolini: Son of the Century adlı diziden bir sahne.
Giulia Moretti
Scintilla Gazetesi Editörü
“Mussolini: Yüzyılın Oğlu”, Antonio Scurati tarafından yazılan ve Benito Mussolini’nin iktidara yükselişinin izini süren tarihi bir romandan uyarlanan, Joe Wright tarafından yönetilen başarılı bir televizyon dizisi.
Hikaye, mart 1919’da “Fasci di Combattimento”nun (Savaşçı Faşistler) kuruluşundan, Mussolini’nin 3 Ocak 1925’te sosyalist Milletvekili Matteotti’nin öldürülmesinin ardından parlamentoda yaptığı ve açık bir burjuvazi diktatörlüğü kuran yasaların kabul edilmesiyle sonuçlanan meşhur konuşmasına kadar olan dönemi kapsıyor.
Televizyon dizisinde faşizmin başarısı birkaç faktöre bağlanıyor: Mussolini’nin, Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra oluşan kızgınlıktan faydalanmak için özel ve iyi eğitimli bir askeri saldırı birliği olan “Arditi”ye güvenebilmesi; ve kitleleri gerici ve kötü niyetli bir şekilde etkileme ve yönlendirme yeteneğine sahip karizmatik bir figür olarak kullanılması.
Dizi Mussolini’yi hem kitleleri hem de kadınları baştan çıkaran hain biri olarak sunuyor. Doğrudan halka (dünün ve bugünün) hitap ederek suç ortaklığı ve onay arayan şovenist ve popülist bir lider.
İtalyan faşizminin kriminal liderini canlandırmakta zorluk çeken bir antifaşist olan Luca Marinelli’nin ustalıkla canlandırdığı “Il Duce” (Mussolini) karakterinde maço ve militarist bir yorum hakim.
Mussolini’nin her ne pahasına olursa olsun iktidar hırsı ve baştan çıkarıcılığı ise ikincil unsurlar olarak kalmış ve hikayeyi teatral ve ahlaki bir kurguya indirgeme eğilimi dikkat çekiyor; savaş sonrası dönemin Mussolini gibi bir otokratın başarısını destekleyen tarihsel bağlamının ürettiği gerçek karakter yerine grotesk maske, sözlü ifadeler ve dışsal jestler ayrıcalıklı kılınmış.
Liberal ve reformist entelektüeller olarak (Yazar) Scurati ve (Yönetmen) Wright, faşizmin işçi sınıfını hareketsiz kılmak için onu parçalamayı ve örgütsüzleştirmeyi amaçlayan silahlı bir gericilik hareketini temsil ettiğine dair Gramsci’nin dersini kavramakta başarısız olmuşlar.
Faşizm tek bir karizmatik bireyin ya da ilkesiz bir süper-oportünistin ürünü değil, İtalyan egemen sınıflarının geleneksel siyasetinin ve kapitalizmin kendi toplumsal düzenini korumak için işçi sınıfına karşı verdiği mücadelenin parçası olan bir olguydu.
Burjuvazinin faşizme verdiği destek, tam da faşistlerin o tarihsel dönemde “Rusya’daki gibi hareket etmeyi” arzulayan işçi ilerlemesine karşı burjuvaziyi savunma becerisinden kaynaklanıyordu.
Dizide eksik olan, Mussolini’nin tarım ve sanayi oligarşisiyle, eski devlet yönetici gruplarıyla, monarşiyle ve onun yükselişini destekleyen Vatikan’la olan organik ilişkisidir.
Mussolini bir “yüzyılın oğlu” değil, en yüksek aşamasındaki kapitalizmin oğluydu. Bunu anlamak gerçek faşizme karşı mücadele etmek için çok önemlidir.
{{1066}}
Evrensel'i Takip Et