13.10.2025 06:13 / Güncelleme: 11:30

Asgari ücret ne kadar enflasyona yol açar?

İktisatçılar Cem Oyvat, Ceyhun Elgin ve Adem Yavuz Elveren tarafından yapılan araştırma, Türkiye’de enflasyonun temel dinamiğinin ücretler olmadığını ortaya koydu.

Asgari ücret ne kadar enflasyona yol açar?

Fotoğraf: AA

Cem Oyvat, Greenwich Üniversitesi
Ceyhun Elgin, Boğaziçi Üniversitesi
Adem Yavuz Elveren, İzmir Ekonomi Üniversitesi


Yıl sonu yaklaştıkça asgari ücret zammının ne kadar olacağı tartışmaları da yoğunlaşıyor. Asgari ücret zamlarını yerel ve genel seçimler öncesinde görece yüksek tutan AKP iktidarı, seçimlerin ardından 2025 başında “enflasyonla mücadele” gerekçesiyle asgari ücreti TÜİK’in zaten çok tartışmalı olan yüzde 44.38’lik 2024 tüketici enflasyonuna ya da Türk-İş’in 2024’te yüzde 46 artan açlık sınırına göre değil, 2025 yılında “beklenen enflasyona” göre belirledi ve yüzde 30 zam yaptı. Tabii bu durum asgari ücretin reel olarak kırpılması anlamına gelmiş oldu ve milyonların alım gücünü önemli ölçüde düşürdü.

Üstelik iktidar enflasyonun yükünü emekçilerin sırtına bindirmesine karşın, enflasyonu da istenilen seviyeye indiremedi. TÜİK’in tüketici enflasyonunun düşüş ivmesi yavaşladı ve enflasyon, üstelik bu yıl asgari ücrete ara zam da verilmemesine rağmen, tTemmuz 2025’ten beri yüzde 33 seviyesine takıldı, hatta eylülde yeniden yükselişe geçti. Yıl sonu içinde iyimser tahminler bile enflasyonun yüzde 30 altına inmesi ihtimalini düşük gösteriyor. Neticede eylül 2025’te asgari ücret Türk-İş’in açlık sınırını yüzde 20.6 altına indi (grafik 1). Bu seviye son 10 yılın, eylül 2022’den sonraki en kötüsü. Buna karşın Küresel Sermayenin Temsilcisi J.P. Morgan, 2025 sonunda asgari ücrete yüzde 20 zam yapılmasını bekliyor. Tabii bu durum asgari ücretlinin durumunun daha da kötüleşeceği anlamına geliyor.

"metin,

Türkiye’de asgari ücret zammı çok önemli; çünkü DİSK’in verilerine göre ücretli çalışanların dörtte üçü asgari ücretin yüzde 50 altında ya da yüzde 50 üzerinde ücret alıyor. [1] Dolayısıyla asgari ücrete yapılan bir zam sadece asgari ücret alanları değil, onun biraz üzerinde kazananları ve hatta kayıt dışı çalışanları bile etkiliyor. Nitekim aylık asgari ücret artışlarını ve aylık inşaat işçiliği maliyetlerini yansıtan grafik 2’de görüldüğü gibi asgari ücretle emek maliyetleri arasında çok ciddi bir ilişki var. Özellikle ara zam yapılan yıllarda (2015, 2023, 2024) inşaat işçiliği maliyetlerinin yıl ortasında da benzer oranlarda artması; buna karşılık diğer yıllarda yıl ortasında neredeyse hiçbir değişim yaşanmaması dikkat çekici.

"metin,

Tabii ideal bir ülkede, asgari ücretin yanı sıra güçlü sendikalar ve meslek örgütleri de ücretleri yukarı çeken kurumsal mekanizmalar olarak devrede olmalıdır. Ancak sendikaların ve meslek örgütlerinin bu kadar zayıflatıldığı bir Türkiye’de bu mekanizma yeterince işlemiyor. Türkiye demokratikleşmeden de işlemeyecek. Dolayısıyla ücret ayarlamalarında elimizde kalan en önemli kurumsal araç asgari ücret. İdeal değil ama gerçek bu. 

Biz de yeni yayımladığımız çalışma metninde, asgari ücretin olası etkilerini hem TÜİK’in tüketici fiyatları endeksini hem de TÜİK’in verilerini ikna edici bulmayanlar için İTO’nun İstanbul geçinme endeksini kullanarak ampirik olarak tahmin ediyoruz. [2]

Bulgularımıza göre asgari ücretteki yüzde 10’luk bir artış Türkiye’deki:

  • Enflasyonu bir yılda 1 ila 2 puan arasında artırıyor. İTO geçinme endeksine dayalı ana modelimizde bu etki 1.6 puan. Yani ana modelimize göre asgari ücreti yüzde 30 yerine yüzde 50 artırmak yıllık enflasyonu sadece 3.2 puan yukarı çekiyor. Bu sayı TÜİK enflasyonunu baz alırsak daha da düşük. Asgari ücretteki yüzde 10’luk artışın enflasyon üzerindeki etkisi sadece 1.3 puan.
  • İşsizliği bir yılda sadece 0.10-0.15 puan arası artırıyor. Mesela asgari ücretteki yüzde 20’lik ek artış, işsizliği yüzde 10’dan, yüzde 10.2-10.3 seviyesine yükseltiyor.
  • Dış ticaret açığını ise milli gelirin yüzde 0.1-0.3’ü kadar artırıyor.

""

Asgari ücretin enflasyonist etkilerini fazla küçük bulanlar için şunu söyleyelim: Bulduğumuz etkiler, TCMB’nin enflasyon raporlarındaki tahminlerde yer alan sayıları aşmaktadır. TCMB, 1 puanlık zammın bir yıldaki etkisini 0.06-0.08[3] ve 0.08-0.12[4] puan (yani 10 puanlık artışın etkisi 0.6-0.8 ve 0.8-1.2 puan) olarak bulmuştu. İşsizlik üzerindeki sınırlı etki ise Enes Işık, Hasan Tekgüç ve Özgür Orhangazi’nin daha önce 2016’daki yüzde 30’luk asgari ücret zammının istihdam azaltmadığını tespit ettikleri makaleleriyle örtüşüyor.[5]Tabii asgari ücretin hiçbir ürünün veya hizmetin fiyatını etkilemediğini düşünmek de gerçekçi değil. Neticede, her şeyin ötesinde ücret bir maliyettir. Maliyetlerdeki artışın, fiyatlara emeğin toplam maliyet içindeki payına ve firmaların bu artışı fiyatlara yansıtma gücüne bağlı olarak, az ya da çok, yansıması beklenir. Yani ortada bir maliyet etkisi var.

Peki asgari ücretteki yüzde 50’lik artış neden bazılarının iddia ettiği gibi fiyatları yüzde 50 artırmıyor?

Birincisi, ücretlerin toplam üretim değeri içindeki payı düşünülenden çok daha düşük. TCMB’nin 2017-2019 yılları hesaplamalarına göre personel maliyetinin üretim değeri içindeki payı sanayide yüzde 8.9, inşaatta yüzde 9.1, hizmetlerde ise yüzde 20.4.[6] Yani bütün ücretler asgari ücret kadar artsa bile bunun toplam maliyete etkisi sınırlı. Dahası toplam ücret maliyetinin de bir kısmı üst düzey yöneticilerin maaşlarından oluşuyor ve bunlar asgari ücretten aynı şekilde etkilenmiyor.

İkincisi, işveren, asgari ücret artışının muhtemelen tamamını fiyatlara yansıtamıyor. Artışın bir kısmı kârlardan gidiyor. Mesele aynı zamanda bölüşüm meselesi.

Üçüncüsü, ücret artışları iş gücü üretkenliğini artırıyor. Bu ilişkiyi gösteren çalışmalar, asgari ücret artışlarının çalışanların iş memnuniyetini ve çabalarını artırması, firmalardaki iş gücü devrinin azalması, emek tasarrufu sağlayan sermaye yatırımları yapılması ve üretkenliği düşük firmaların piyasadan çıkıp diğerlerinin ağırlığının artması yoluyla üretkenliği artırdığını gösteriyor. Böylece asgari ücret artışına bağlı üretkenlik artışı, birim iş gücü maliyetindeki olumsuz etkileri azaltıyor ve fiyatları olumlu etkiliyor.[7]

Asgari ücretin fiyatları talep kanalıyla da etkileyebileceği söyleniyor. Pek çok ana akım iktisatçının söylediği ilişki şu:

Asgari ücret → Toplam talep → Enflasyon

Fakat bulgularımız bu iki bağlantının da pek güçlü olmadığını gösteriyor. Öncelikle, evet, asgari ücret artışı emekçilerin tüketimini yukarı çekerek toplam talebi artırabilir, ancak kısa dönemde dış açığı büyüterek toplam talebi aşağı da çekebilir. Bu iki etki birlikte talebin bileşimini değiştirse de toplam talep üzerindeki net etkinin sıfıra yakın olmasına yol açabilir. Nitekim biz de asgari ücretin toplam talep üzerindeki etkisinin oldukça sınırlı olduğunu buluyoruz. Dahası bulgularımıza göre talebin enflasyon üzerindeki etkisi de sınırlı.

Fakat değişen talebin daha dolaylı bir etkisi olabilir. Pek çok başka çalışmada olduğu gibi biz de kur şoklarının, Türkiye’deki enflasyonun en önemli belirleyicisi olduğunu bulduk. Maalesef kurun enflasyon üzerindeki etkisini 2021’de Erdoğan’ın “nas politikalarıyla” patlattığı kur ile yeniden deneyimledik.

TCMB’nin rezervleri ve dış sermaye girişleri, döviz n kontrol altında tutulmasını kolaylaştırıyor. Ancak yüksek cari açık verdiğimiz bir ortamda, sermaye girişlerine veya rezervlere dayanarak kuru sabit tutma çabaları sıklıkla olumsuz sonuçlanıyor. Yani cari açık da önemli.

Bu nedenle çalışmamızda asgari ücretin dış ticaret açığına olan etkisini de inceledik. Bulgularımıza göre, yüzde 10’luk bir artış dış ticaret açığını milli gelirin yüzde 0.1-0.3’ü kadar artırıyor. Bu oranlar ihmal edilebilir düzeyde olmasa da, çalışmaya başlamadan önceki tahminlerimizin altında. Üstelik dış ticaret açığı üzerindeki olumsuz etkiler zaman içinde azalıyor. Bunun, asgari ücretin üretkenlik üzerindeki olumlu etkilerinin yansımasından kaynaklandığını düşünüyoruz.

Ücret artışlarının, sektör içi üretkenliği artırmasının yanı sıra sermayeyi katma değeri yüksek sektörlere yönlendirici bir etkisi de olacaktır. Salt ücret rekabetine dayalı bir strateji yerine, kamu yatırımlarıyla ve etkili sanayi politikalarıyla desteklenen bu yaklaşımın daha doğru olacağı kanaatindeyiz.

Özetle, asgari ücret artışlarının enflasyon ve istihdam üzerindeki etkileri sınırlıdır, dış açık üzerindeki olumsuz yansımalar ise zamanla zayıflamaktadır. Tartışmanın odağı olan ücret artışını tek başına “enflasyonun nedeni” olarak göstermek yerine, kur şoklarını tetikleyen yapısal kırılganlıkları azaltmaya ve verimliliği kalıcı biçimde artırmaya yönelmeliyiz. Ücretler erirken giderek yoksullaşan geniş toplum kesimleri için anlamlı bir gelir artışı, doğru kurgulanmış kur ve sanayi politikalarıyla birlikte ele alındığında, hem toplumsal maliyeti düşük hem de makroekonomik olarak yönetilebilir olacaktır.

Makalenin tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Dipnotlar:

  1. ^ DİSK-AR (2024). Asgari Ücret Araştırması 2025. İstanbul.
  2. ^ Oyvat, C. Elgin, C. ve Elveren, A. Y. (2025). Minimum Wages in a High-Inflation Economy: The Case of Türkiye. Greenwich Papers in Political Economy. No. 99. University of Greenwich, PEGFA. http://bit.ly/4hbLfGC
  3. ^ TCMB (2021). Enflasyon Raporu 2021 - I (28 Ocak 2021).
  4. ^ TCMB (2023). Enflasyon Raporu 2023 - III (27 Temmuz 2023).
  5. ^ Işık, E., Orhangazi, Ö. ve Tekgüç, H. (2020). Heterogeneous effects of minimum wage on labormarket outcomes: A case study from Turkey. IZA Journal of Labor Policy, 10(1).
  6. ^ TCMB (2021).
  7. ^ Mesela, Mayneris, Poncet ve Zhang’ın (2018) Çin üzerine bulguları dikkat çekici. Yazarlar, asgari ücretin üretkenliği ve sermaye/emek oranını artırıcı etkilerine rağmen, istihdam üzerindeki olumsuz etkilerinin sınırlı olduğunu ortaya koyuyor. Mayneris, F., Poncet, S. ve Zhang, T. (2018). Improving or disappearing: Firm-level adjustments to minimum wages in China. Journal of Development Economics, 135, 20-42.
(Adem Yavuz Elveren, İzmir Ekonomi Üniversitesi, Cem Oyvat, Greenwich Üniversitesi, Ceyhun Elgin, Boğaziçi Üniversitesi)

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
02.02.2026 14:42

Sanal kumarda en riskli grup 18-35 yaş aralığı

Dijital Bağımlılıkla Mücadele Derneği Başkanı Prof. Dr. Tuncay Dilci, sanal kumar bağımlılığının özellikle 18-35 yaş grubunda yoğunlaştığını belirtti.

Sanal kumarda en riskli grup 18-35 yaş aralığı

Fotoğraf: Soumil Kumar/Pexels

02.02.2026 17:01

YÖK’ün süre ve 'dual öğretim' planına tepki: 'Üniversiteler bilimsel eğitimden uzaklaşır'

Çukurova Öğretim Elemanları Derneği, YÖK Başkanı Erol Özvar’ın lisans süresini kısaltma ve işletmeleri eğitime dahil etme planının bilimselliği, üniversite özerkliğini ve akademik özgürlüğü zayıflatacağını belirtti.

YÖK’ün süre ve “dual öğretim” planına tepki: “Üniversiteler bilimsel eğitimden uzaklaşır”

Fotoğraf: Unsplash

02.02.2026 23:40

Mersin'de cip yaya geçidinden geçenlere çarptı: 2'si çocuk, 3 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı

Mersin'in merkez Akdeniz ilçesinde cipin yaya geçidinden karşıya geçmeye çalışan yayalara çarptı. Yayalardan 2'si çocuk, 3’ü yaşamını yitirdi; 3'ü yaralandı.

Mersin'de cip yaya geçidinden geçenlere çarptı: 2'si çocuk, 3 kişi hayatını kaybetti, 3 kişi yaralandı

Fotoğraf: AA

02.02.2026 22:00

Soma Emek ve Demokrasi Güçleri: Migros depo işçilerinin mücadelesini sahipleniyoruz

Soma Emek ve Demokrasi Güçleri, Migros depo işçileriyle dayanışma için yaptığı açıklamada, Migros depo işçilerinin mücadelesi kazanana kadar dayanışma içinde olacaklarını belirtti.

Soma Emek ve Demokrasi Güçleri: Migros depo işçilerinin mücadelesini sahipleniyoruz

Fotoğraf: Evrensel

02.02.2026 14:32

Çeşme Belediye Meclisinde 2.5 milyar liralık devir

Çeşme Belediye Meclisi, Alaçatı’da belediyeye ait 17 dönümlük, yaklaşık 2,5 milyar TL değerindeki arsanın Alataş şirketine devrini oylayacak. Devir kararı, rant ve kamu yararı tartışmalarını beraberinde getirdi.

Çeşme Belediye Meclisinde 2.5 milyar liralık devir

Fotoğraf: Mustafa Ünsal

02.02.2026 19:05

İzmir Yaşam Alanları: Yanlış su politikaları ve rant odaklı planlar sulak alanları yok ediyor

2 Şubat Dünya Sulak Alanlar Günü kutlama değil, alarm günü olduğunu belirten İzmir Yaşam Alanları, “Yanlış tarım politikaları, artan yapılaşma, madencilik projeleri ve HES’ler nedeniyle kuraklık derinleşiyor.” denildi

İzmir Yaşam Alanları: Yanlış su politikaları ve rant odaklı planlar sulak alanları yok ediyor

Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!