Tekstil işçilerinin sendikal bürokrasiye öfkesi büyüyor: İşçilerin birliği ve iradesi sağlamlaştırılmalı
Ülkenin dört bir yanında olduğu gibi Kayseri’de de tekstil patronlarının sıkışmadığı sürece sendika istemediği bir gerçek.
Fotoğraf: Yataş işçileri
Ahmet Akarsu
[email protected]
"Mobilya diyarı” olarak bilinen Kayseri tekstil iş kolundaki büyük işletmeleriyle de (Şirikçioğlu, Yataş, Boyteks, Orta Anadolu, Karsu vb.) üretimde önemli bir yer tutuyor. Mobilya üretimiyle paralel tekstil iş kolundaki köklü işletmelerin üretim tesisini büyüttüğü, kârını arttırdığı biliniyor. Başka illerde üretim yapan şirketlerin de (örneğin Aydın Tekstil) son dönemde üretim tesislerini Kayseri’ye açtığını söylemek mümkün. Bu tekstil işletmelerinin ortak özelliklerinin başında Anadolu sermayesinin siyasi iktidar eliyle tanınan geniş olanaklarla (serbest bölge ve OSB’lerde uygulanan imtiyazlar) büyütülmesi var. Fakat bu büyümeden işçiye pay vermek istemeyen patron sınıfı feodal ilişkilerden tutalım, devreye soktuğu sarı sendikalara ve işçinin sendikal tercihleri sonucu işten atmalara kadar çeşitli yöntemlere başvuruyor.
Tekstil iş kolunda örgütlü Hak-İş’e bağlı Öz İplik İş ve Türk İş’e bağlı TEKSİF’in Anadolu sermayesinin örgütlenmesi ve büyümesinde tuttuğu rol ve tekstil işçilerinin güncel mücadele deneyimlerini ele alarak sendikal bürokrasi karşısında tekstil işçilerinin neler yaptığını, Yataş işçilerinin yakın deneyimi üzerinden tartışacağız.
İşçi sendika istedi, patronlar Öziplik İş’i örgütledi
Yataş işçilerinin Öz İplik İş’e karşı verdiği mücadelenin anlaşılması için daha önce Evrensel’de yayımlanan “Kayseri’nin işçi yüzü” dosyasında yer alan “Kayseri’ye sendika gelmiş ama hep patronlar getirmiş” başlıklı yazıya bakabiliriz. Kayseri’de tekstil denilince akla Boyteks gelir. Öz İplik İş’in dönemin Boydak Holding’inde nasıl örgütlendiğini işaret ettiğimiz yazı da yine bu konuya değiniyor.
Gelelim günümüzdeki Yataş işçilerinin Öz İplik İş’e çektiği “isyan bayrağı”na. Tekstilde TEKSİF ve Öz İplik İş büyük ve köklü işletmeleri paylaşmış durumda. AKP politikalarıyla birlikte işçilerin TİS süreçlerinden kendi lehine büyük kazanımlarla çıktığını söyleyemeyiz. Özellikle Öz İplik İş’in fabrikalarda örgütlenmeleri en özet haliyle şöyle oluyor: İşçilerin sendikal mücadeleye girmelerinin ardından patronlar “İşçiler sendikalı olacaksa benim istediğime üye olsunlar” diyerek el altından ya da doğrudan “alın size sendika” diyerek bu iki sendikayı örgütlemeye başlıyor. İnsanca ücret ve yaşam mücadelesine girişen işçilerin tepkisini durdurmanın, biriken öfkesini yatıştırmanın yöntemi olarak bolca olanak sunulan sarı sendikalar devreye sokulmuş. Tekstil işçileri, Öz İplik İş başta olmak üzere sendika bürokratlarına tepkisini her fırsatta irili ufaklı tepkilerle dile getirdi, getirmeye de devam edecek.
Mücadeleci sendikacılık arayışı
Tekstil işçilerinin geçmiş sendikalaşma mücadelelerinin önü patron yanlısı sendikalarla kesilmiş ve sendikal bürokrasinin duvarları bu temel üzerinde yükselmiştir. Yakın zamanda TEKSİF’e örgütlenmek isteyen Almer Tekstil işçileri de; Öz İplik İş’te örgütlenmek isteyen Esra ve Aydın Tekstil işçileri de sendikal anlamda seçeneksiz kaldığı için bu sendikayı tercih etmişlerdi.
Kayseri işçi profilinde “Şehre DİKS gelmeli” denir hep. Hak-İş ve Türk-İş bürokratlarından bıkan işçiler çözümü çoğu zaman DİSK’e bağlı sendikalarda ararken (DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Ortadoğu Döküm’de, Sosyal-İş Metro’da örgütlüydü) “İktidar ve patronlar Kayseri’ye DİSK’i sokmak istemiyor” diye bitiriyor cümlelerini. Benzer söylemler devam ederken işçilerin sendikal bürokrasiye, sendika ağalarına öfkesi hiç bitmeyeceğe benziyor. Ancak sürecin kısa vadeli değil, uzun soluklu olduğunu da eklemek gerekir.
Kayseri’de ilk: İşçiler sendikacıları istifa ettirdi
Yataş işçilerinin, Öz İplik İş’in kendilerini umursamaz tavrına karşı giriştiği mücadeleyle sendikal bürokrasinin duvarında bir gedik açtığını söylemeliyiz. TİS sürecinde sendikaya rağmen iş bırakarak işçiler Öz İplik İş’i genel merkeze kadar sarstı.
Kuşkusuz sendikal bürokrasiyi küçümsemeyeceğiz. Yataş işçileri, Öz İplik İş’in toplu sözleşme sürecinde verdiği sözleri tutmayacağını bilerek bir süredir kendi iç örgütlenmelerini sürdürüyordu. Çeşitli sendikalarla görüşmeler yapıyor, alternatifleri araştırıyordu. Yataş’ın öncü işçileri, sınırlı bir işçi ekibiyle düzenli görüşüyor, değerlendirmeler yapıyor ve yol haritası çizmeye çalışıyordu.
İki sözleşme arasında 600’e yakın işçinin işten çıkarılması, TİS sürecinde sendikanın verdiği sözleri tutmaması patlamaya neden oldu. Bu örgütlenmenin sonucu Yataş işçileri iş bırakmaya kadar ilerledi. İşçilerin iradesi sonucu sendika genel merkezinin Kayseri Şube başkanı ve Yataş temsilcilerine “el çektirme”si tesadüf değil. Bunun Yataş işçilerinin mücadelesi sayesinde olduğunu görmeliyiz.
‘Demokrasi oyunu’ fırsata çevrilebilir
Ülkenin dört bir yanında olduğu gibi Kayseri’de de tekstil patronlarının sıkışmadığı sürece sendika istemediği bir gerçek. Hele hele sınıf sendikacılığı yapan, mücadeleci, işçilerin kurduğu sendikaları istemediği başka bir gerçek. Öz İplik İş Genel Merkezi, Yataş işçilerine mesaj atarak “Koyun sandığı, seçin temsilcilerinizi, Yataş’ı siz yönetin, demokrasi kazansın” dedi.
Bunu neden şimdi dedi? Yıllarca Yataş’ta demokrasi yoktu, Yataş’ta TİS süreci işçilerin istediği gibi değildi. Yataş işçilerinin yüzde 25’i DİSK Tekstil’e üye olduğu için Öz İplik İş bu hamleyi yaptı. İşçilerin gücünü, birliğini azıcık bile göstermesi sendika ağalarını görevden almaya itti.
Yataş işçisi ve Kayserili tekstil işçileri bunu kazanım olarak görmeli, binlerce üyesi olan Öz İplik İş’i gerçek anlamda işçilerin yöneteceği bir sendikal mücadele hattına girişmelidir. Elbette Yataş işçisinin iç birliğinin zayıflığı, öncü işçilerin işten atılması (14 işçi işten atıldı), dayanışma dilekçesi verip istifa eden 400’ün üzerinde işçinin sayısının düşmesine neden oldu.
‘Mücadeleci anlayış sürmeli’
Şüphesiz tekstil işçilerinin Yataş özelinde mücadelesi kentteki diğer tekstil fabrikalarında da büyük etki yarattı. Öz İplik İş’in örgütlü olduğu başka tekstil fabrikalarında tartışma açıldı. Kimi iş yerlerinden işçiler Yataş işçilerine “helal olsun” derken, kimi iş yerlerinde “Biz de değiştirelim bu Öz İplik İş’i” dedi. Sınırlı da olsa Öz İplik İş’in örgütlü olduğu bazı iş yerlerinde istifalar geldi. Tekstil patronlarına ve sendikal bürokrasiye karşı “isyan bayrağı” çeken işçiler açtığı bu gedikten ilerleyecek. İşçiler, Öz İplik İş ve türevi sendika bürokratlarına karşı açmış olduğu mücadeleyi; üyesi olduğu sendikada mevzi tutarak, işçi sınıfının ihtiyaçları doğrultusunda, öz güveni artmış bir şekilde yönetimlere girerek, kendi aralarında tartışarak, işçi komiteleriyle bütün gelişmeleri yöneterek, “sendikacı maaşlarının kalifiye işçi ücretini aşmayacak şekilde belirlenmesi” talebiyle sürdürecek. Seçeneksiz olmayan işçiler yalnızca kendi sınıf çıkarları için mücadele eden bir sendikacılık anlayışı için mücadele edecek.
Son olarak tekstil işçileri işten atmalara karşı, insanca ücret, yaşam ve çalışma koşulları için hem tekstil patronlarına hem sendikal bürokrasiye karşı kendi iç birliğini kurmak ve bu birliğe dayanarak mücadele etmek zorundadır.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et