İçerisi adeta can pazarıydı
Erkunt Fabrikasında çalışan işçi yazdı: İçerisi adeta can pazarı. Hiçbir güvenlik önlemi yok. Makinelere sıkışan insanlar gördük, forklift kullananların ezdiği insanları gördük… Bunları insanlar duymadı.
Erkunt Traktör tanıtımından ekran görüntüsü alınmıştır.
Öncelikle merhaba, ben haziran 2025’te Erkunt Fabrikasına işe girdim. İşe girerken insan kaynakları serviste erkekler olduğunu ve onları rahatsız etmememiz için tamamen kapalı giyinmemiz konusunda uyarı yaptı. Benimle beraber giren genç ve yaşlı 8 kadın vardı. 55 yaşında olan bir kadın yemekhanede bulaşıkçı olmak için başvurmuştu ama onu da işçi olarak işe aldıklarını imzayı attıktan sonra söylediler. Kadın da hayat mücadelesinden kaynaklı çalışmak zorunda kaldı. İşe başladığımızda baret ve maske verildi, içeri girdik, imzayı attık ve ekipmanlar bizden geri alındı. İçerisi aşırı sıcaktı. Yaz ayları boyunca nefes alınmayacak sıcakta çalıştık. İçeride su içmek için ne bardak vardı ne sebil. Sadece 2 noktada vardı; onlar da ateşlerin çıktığı, büyük bir tozun ve gaz sızıntısının olduğu yerdeydi. Suyun arıtma olduğunu düşünüyorduk çünkü inanılmaz pis kokuluydu ve mecburen içtiğimizde yüksek ateş, mide bulantısı ve ishal ortaya çıkıyordu. Kadınlara sürekli “Erkeklerle konuşmayın” diye konuşmalar düzenleniyordu. Vardiya amirleri sürekli sohbet etmek istiyor, fiziksel temas kuruyorlardı ve rahatsız olduğumuzu söylediğimizde müdüre “Çalışmıyor” diye şikayet ediyorlardı. 5 ay boyunca çalıştım. Eldiven ve maske istediğimiz zaman olmadığını söyleyip azarlıyorlardı. Tuvalete gitmek istediğimizde erkekler rahatsız olur diye gönderilmiyorduk. Mola saatlerinin olmadığını ve kendi belirledikleri saatlerde mola yapılacağını söylediler. Bu molalarda dışarı çıkıp hava almanın yasak olduğu söylendi. 8 saat boyunca dışarıya sadece yemek saatinde 10 dakika çıkabiliyorduk. Çalışmak zorunda olduğumuz için bu duruma sesimizi çıkaramıyorduk.
İçerideki kimyasallardan burun etlerim gereğinden fazla şişip mikrop kaptı. Bu yüzden acil ameliyat olmam gerekti ve beni başka hiçbir sebep olmadan işten çıkardılar. Benimle beraber işe giren 55 yaşındaki kadının havasızlıktan ve tozdan nefesi daralıyordu. İşten çıksın diye onu demir kesme bölümüne verdiler. Orada elini sıkıştırıp kesti. Kadın hastaneye gittiğinde iş kazası olduğunu söylediği için mobbing uygulayıp söylememesi gerektiğini belirttiler ve işten çıkarttılar. Diğer kadınları makine bölümüne verip makinelerin içini temizlemelerini istediler. Kadınlar tehlikeli olduğu için bunu yapmak istemediklerini söyledikleri için işten çıkarıldılar. Kullandığımız aletlerin hiçbir periyodik bakımı yapılmıyor ve patlamalar oluyor. Isınmak için ısıtıcılar çalıştırılmıyor. Alkollü boyaları varillere döküp yakıyorlar ve biz bunu soluyoruz. Amirler şaka olsun diye havalı zımba tabancalarını havaya ve insanlara doğru tutup sıkıyorlar ve “İşinizi yapın, vururuz” deyip gülüyorlar…
Kadınlar olarak kameralardan izleniyorduk
Maaş bordrolarımız verilmiyordu ve saatlik ücretimizi bilmiyorduk. Kilolarca şeyleri kadınlar olarak tek başımıza taşımamızı istiyorlardı. Çay kazanları vardı ama tazelenmiyordu. 2-3 günlük çayları içenler oluyordu. Denetim geleceği zaman herkese baret ve maske veriliyordu, her yer hava hortumu ile temizleniyordu ama denetim gidince maskeler ve baretler geri alınıyordu. Sendikaya şikayet etmek istediğimizde iş feshi ile tehdit ediliyorduk ve bize mobbing uygulanıyordu. İçeride kameralar vardı ve müdür tarafından 7/24 izleniyorduk. Kadınların oturması yasaktı ve oturduğumuzda fotoğraf çekilip vardiya amirine atılarak “Bu kadın ne bekliyor, vapur mu?” gibi üslupsuz şeyler yazılıyordu. Vardiya amirleri bunları bize gösteriyor ve başımızın yanacağını söylüyordu. Vardiya amirleri bizlere sürekli fiziksel temaslarda bulunuyordu. Şikayet edeceğimizi söylediğimiz zaman “Bize bu zamana kadar kimse hiçbir şey yapamadı” diyorlardı.
Yemekhanedeki yemekler kokuyordu ve içinden böcek, kıl çıkıyordu. Ayran ve yoğurdu “size bunlar çok” deyip kaldırdılar. Bulaşıklar yemekhanenin ortasında yıkanıyor, sadece sudan geçirilip tekrar yemek koyularak servis ediliyordu. İçeride giyinme odası olmasına rağmen dışarıda bahçeye konteyner kurdular ve soğukta giyinmek zorunda kaldık. İş yeri hekimi sağlık kontrollerinde kronik hastalığı bulunan kişilere “Sağlıklı, çalışabilir” onayı veriyordu.
Ben bunları işten çıkarılmış mağdur bir kadın olarak yazmıyorum. Sadece işçi haklarının savunulması ve böyle bir yerin daha iyi şartlarda çalışması için yazıyorum. Ben içeride çalışırken bile çoğu yere iyileştirmeler olsun diye dilekçe yazdım. İçerisi adeta can pazarı. Hiçbir güvenlik önlemi yok. Makinelere sıkışan insanlar gördük, forklift kullananların ezdiği insanları gördük… Bunları insanlar duymadı.
Bunları anlatmama ses olduğunuz için teşekkür ederim.
Evrensel'i Takip Et