10.07.2025 10:13

Kuyu tipi cezaevleri yaygınlaşıyor | Kuyu tipi işkence

Türkiye'de 13 Y, 7S tipi ve 22 tane yüksek güvenlikli cezaevlerinde tutulan mahpuslar havalandırma bulunmayan hücrelerde tutuluyor, havalandırmaya tek tek çıkarılıyor.

Kuyu tipi cezaevleri yaygınlaşıyor | Kuyu tipi işkence

Temsili görsel | Fotoğraf:Pixabay

Nisa Sude Demirel
[email protected]


İstanbul ‘Kuyu tipi’ cezaevleri olarak da anılan S, Y ve yüksek güvenlikli ceza infaz kurumlarındaki hak ihlalleri ve kötü muameleler gündemde kalmaya devam ediyor. Başta tek kişilik hücrelerde uygulanan tecrit olmak üzere bu cezaevlerindeki koşulların iyileştirilmesi için başlayan açlık grevleri sürüyor.

Adalet Bakanlığının verilerine göre Türkiye’de, toplam 304 bin 608 kapasiteli 400 hapishanede 416 bin 927 mahpus var. Bu 400 hapishaneden 13’ü Y, 7’si S tipi, 22’si ise yüksek güvenlikli cezaevleri. Yeni cezaevleri ve adliye binaları için bütçeden 2025 bütçesinden 20 milyar liralık pay ayrılıyor. Adalet Bakanlığı, 2025’te 6 yeni cezaevi daha açmayı planlıyor. Yani 2025’te mahpus sayısında artış bekleniyor.

Herkese ağır müebbet ortamı

Mahpus sayısı artıyor, cezaevi koşulları kötüleşiyorken S, Y tipleri ve yüksek güvenlikli cezaevleriyle tecrit koşulları ‘normalleşiyor.’ İHD, TTB gibi meslek örgütleri ve kitle örgütlerine göre bu cezaevlerinde hücrelerin havalandırmaları yok ve ağır müebbet hükümlüsü olmayan tutsaklara bile ağır müebbet koşulları uygulanıyor. Çoğu mahpus tek kişilik ya da 3 kişilik hücrelerde kalıyor. Kimi 3 kişilik hücrelere ranza koyuluyor, 3 kişi için tasarlanmış alanlarda 6, hatta kimi zaman 10’a varan sayıda mahkum kalıyor.

Bu hücrelerin pencereleri yok, sadece çelik ağlarla örülmüş, içeri hava girmesini dahi imkansız hale getiren havalandırma delikleri ya da blok boşluğuna bakan, güneş görmeyen pencereleri var. Ayrıca mahkumlar gün boyu yalnızca 1 ya da 1.5 saat havalandırmaya çıkabiliyor. Bu havalandırmaların çoğu, özellikle alt katlardaki hücreler güneş görmüyor.

Mahpuslara tam izolasyon

Ayrıca bu mahpuslar görüşler haricinde neredeyse hiçbir insanla temas kuramıyor. Gardiyanlarla dahi butonlar ve diyafonlar aracılığıyla iletişim kuruluyor. Mahpuslar, havalandırmalara dahi teker teker çıkarılıyor. Ayrıca mahkumlar lokal kapı ve merkezi kapı panelleri aracılığıyla sürekli gözetim altında tutuluyor. S Tipi cezaevlerinde ise hücre içleri dahi kameralarla izleniyor. Bu cezaevlerindeki sürekli gözlem ve tam izolasyon koşullarını, bunun sonuçlarını Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı değerlendirdi.

Hapishanelerin sağlıksızlık ürettiğini, tek başına tutulma koşullarının insanlık dışı boyutlara ulaştığını ifade eden Fincancı; durumun ‘Özgürlüğünden alıkonma’yı aşarak tecrit gibi işkenceye varan uygulamalara dönüştüğünü ifade etti. Aşağılama, yalnızlaştırma, kendini güvensiz hissetmesini sağlama, belirsizlik ortamı oluşturma gibi uygulamaların tecridin ötesinde bir ortam yarattığını vurguladı.

‘Gün ışığı dahi engelleniyor’

Bu cezaevlerinde sürekli izlenmenin yeni olmadığını ancak izlendiğini açıkça gösteren biçimlere dönüştürmenin yeni olduğunu vurgulayan Fincancı, “Gün ışığından yararlanmasını tümüyle engelleme gibi doğal gereksinimleri ortadan kaldıracak koşullar var” dedi. Tek kişilik hücrelerin yanı sıra 3 ya da 8 kişilik ortamların da tekrarlayan bir rutin oluşturması nedeniyle bir tür tecrit ifade ettiğini söyleyen Fincancı; cezaevlerinde tutukluların kimseyi görmemesi için özel izolasyonlar sağlandığını hatırlattı.

Açlık grevlerinde ise insan hakları ve sağlık örgütlerinin devre dışı bırakıldığının altını çizen Fincancı, “AKP iktidara geldiğinden beri hapishanelerde açlık grevlerini izleme olanağı kaldırıldı. ‘Hekim var’ denerek talepler reddediliyor, elbette her hapishanede revir hekimi vardır ama bu açlık grevlerini bağımsız hekimin izlemesi gerekir. Birçok açlık grevinde ancak çok ilerleyen noktada haberdar oluyoruz, kişiler zorla müdahale tehdidi ile karşı karşıya bırakılıyor” diye konuştu.

‘Sosyal alanlar tümüyle ortadan kaldırıldı’

Özellikle açlık grevlerindeki gençlerin kalıcı sakatlıklar yaşamasının önüne geçmek için B vitamini sağlanması gerektiğine dikkat çeken Fincancı, “Ancak ilerleyen zamanlarda bu risk sürüyor, bakım ihtiyacı açısından da cezaevleri olumsuz ortamlar” dedi.

Türkiye’de siyasi mahpusların sayısının hızla arttığını vurgulayan Fincancı şunları söyledi: “AKP iktidara geldiğinde cezaevi nüfusu 55 bindi, şu anda 400 bini aşmış durumda. İnanılmaz bir kriminalize etme durumu ve çok hızlı bir ‘salma-tutuklama’ furyası var. Bunun yanı sıra hapishanelerde tahliye durumunu değerlendiren gözlem idare kurullarının mahpusun ‘Nedamet getirmesi’ baskısı Demokles’in Kılıcı gibi sallanıyor. Bu nedenle infaz süresinden fazla yatan mahpuslar var, hapishanede bir taraf olarak bulunan kurulların denetimli serbestlik hakkının engellenmesi AKP ile hayatımıza girdi. AKP iktidarı öncesinde de tecrit olarak adlandırılan F tipi cezaevleri vardı, ancak mahpusların mücadele ederek kazandığı haklardan olan sosyal alanlar tamamen ortadan kaldırıldı. Örneğin Gülen Cemaati mensubu olduğu iddia edilen kişilerde avukat görüşmeleri dahi izleniyor. Bunun yanında bir de özelleştirme pratiği var. Mahpuslar, ihtiyaçlarını kantinden tedarik etmeye zorlanıyor, ucuz iş gücü sağlamaya dönük çalışma ortamları oluşturuluyor.”

03.02.2026 13:10

ABD-Hindistan anlaşması imzalandı: Hindistan petrol alacak, ABD tarifeyi indirecek

ABD ile Hindistan arasında varılan ticaret anlaşmasıyla Washington, tarifeleri %50’den %18’e indirirken, Yeni Delhi Rus petrolünü bırakıp ABD’den enerji ve teknoloji alımını artırmayı taahhüt etti.

ABD-Hindistan anlaşması imzalandı: Hindistan petrol alacak, ABD tarifeyi indirecek

Fotoğraf: Hindistan Basın Bilgi Bürosu

03.02.2026 18:36

Sarıyer'de karaya oturan gemide tıbbi tahliye talebinde bulunan kaptan kurtarıldı

İstanbul Sarıyer'de karaya oturan 100 metrelik Komor Adaları bayraklı 'Razouk' isimli gemi kurtarma çalışmalarını beklerken tıbbi tahliye talebinde bulunan geminin kaptanı ekipler tarafından kurtarıldı.

Sarıyer'de karaya oturan gemide tıbbi tahliye talebinde bulunan kaptan kurtarıldı

Fotoğraf: DHA

03.02.2026 14:05

CHP'li Kara: Yıkılan sadece şehirlerimiz değil, ‘Türkiye Yüzyılı’ reklamıdır

CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yılında yaptığı açıklamada, Hatay’da barınmadan sağlığa, altyapıdan ekonomiye kadar sorunların derinleşerek sürdüğünü vurguladı.

CHP'li Kara: Yıkılan sadece şehirlerimiz değil, ‘Türkiye Yüzyılı’ reklamıdır

Fotoğraf: Evrensel

03.02.2026 15:24

Necdet Kökeş için veda töreni yarın Atlas Sineması’nda

Yeşilçam’ın emektar isimlerinden Necdet Kökeş için düzenlenecek veda töreninin ayrıntılarını DİSK SİNE-SEN paylaştı. Kökeş, yarın İstanbul’da son yolculuğuna uğurlanacak.

Necdet Kökeş için veda töreni yarın Atlas Sineması’nda

Necdet Kökeş

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!