01.07.2024 19:47

Alt emperyalizmin bir tezahürü olarak yoğunlaşan diplomasi

"Sanki başka iktidarlar zamanında ülke daha önce bu listeye girmişti de, Bakan Şimşek ülkeyi listeden çıkartınca bu durum başta onun olmak üzere iktidarın bir başarısı olarak topluma anlatılıyor."

Alt emperyalizmin bir tezahürü olarak yoğunlaşan diplomasi

Fotoğraf: Dışişleri Bakanlığı 

Mustafa DURMUŞ

Bakan Şimşek “başardık” diye duyurmuştu Türkiye’nin daha önce de grip çıktığı ve en son 2021 yılında girdiği Gri Listeden çıkartılma kararını.

OECD bünyesindeki “Mali Eylem Görev Gücü FATF”, 2021 yılında “kara paranın aklanması ve terörizmin finansmanını engellemede eksikleri olduğu için” Türkiye'yi daha sıkı izlenmesini gerektiren Gri Listeye almıştı.

Minik bir hatırlatma yapalım: Gri Liste, kara para aklama ve terörizmin finansmanını önleme politikalarında stratejik eksiklikleri olan ülkeleri kamuya açık bir şekilde tanımlıyor, listeliyor. Yani bu tür eksikliklere sahip ülkelerin listesi Gri Liste olarak anılıyor. En son bu listede 23 ülke vardı.

LİSTEYE SOKAN SANKİ BAŞKASI

İronik bir biçimde, sanki başka iktidarlar zamanında ülke daha önce bu listeye girmişti de, Bakan Şimşek ülkeyi listeden çıkartınca bu durum başta onun olmak üzere iktidarın bir başarısı olarak topluma anlatılıyor.

LİSTEDEN ÇIKMANIN EKONOMİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Gri Listenin ekonomik olarak en önemli etkisinin yabancı sermaye girişleri üzerinde olduğu ileri sürülüyor. Nitekim bir IMF çalışmasına göre,  bir ülke Gri Listeye alındığında, ülkeye olan sermaye girişleri ülkenin milli gelirinin ortalama yüzde 7,6’sı oranında azalıyor.1

Bu yüzden de döviz rezervlerini tüketmiş, ayrıca aşırı biçimde yabancı para cinsinden borçlu olan ve aynı zamanda yüksek enflasyon altında bulunan ülkelerin iktidarları yabancı sermayeyi ülkeye çekebilmek için bunun önünde bir engel gibi duran Gri Listeden çıkma çabası içinde olurlar. Nitekim Bakan Şimşek de geldiğinden bu yana Gri Listeden çıkmanın çok önemli olduğunu vurgulamaktaydı.

ÜLKE LİSTEDEN NASIL ÇIKABİLDİ?

Diğer taraftan, ülke bir yıl içinde eksikliklerini tamamlayıp Gri Listeden çıkacak kadar OECD’ye teminat verdiyse, ülkede kara para aklamayı da içeren yasa dışı faaliyetler hız kesmeksizin neden hala sürüyor? Neden hemen her gün özellikle de muhalif olarak tanımlanan TV kanallarında bununla ilişkili haberler yapılıyor? Daha yakınlarda açıklanan Küresel Yolsuzluk Algı Endeksinde ülkenin en diplerde bulunduğu gerçeği nasıl açıklanabilir?

ORGANİZE SUÇLARDA TEPELERDE OLAN ÜLKE

Ayrıca, organize suç dinamiklerine ilişkin kapsamlı ve bütüncül bir bakış açısı sunan bu Küresel Organize Suç Endeksinde2 Türkiye nasıl başlarda yer almayı sürdürüyor?

Öyle ki bu endekste Türkiye, toplam 178 ülke arasında 14’üncü sırada yer alıyor. Yani 10 üzerinden 7,03 puan ile ülke, “organize suçların en yaygın, buna karşılık devlet direncinin en zayıf olduğu (3,5 puan) bir konumda bulunuyor (yüksek suç-düşük direnç). Suç piyasalarında Türkiye 12’nci sırada yer alırken, en yüksek puana 9,0 ile “insan kaçakçılığı” ve 8,5 ile “silah kaçakçılığında” sahip. Suç aktörleri sıralamasında 16’ncı sırada yer alıyor. Ancak bunun alt açılımında en yüksek puanlara 9,0 ile “devlet destekli suç aktörleri” ve 8,5 ile “mafya tarzı gruplar “ sahipler.

Özetle, kara para aklamanın diğer boyutlarıyla ilgili bu endekslerin gösterdikleri ortada iken nasıl oluyor da FATF Türkiye’yi Gri Liste’den çıkartıyor?

BAKAN ŞİMŞEK’İN “YÜKSEK” KREDİBİLİTESİ Mİ?

Bunda açıkçası, uluslararası finans kapitalin yakından tanıdığı ve güvendiği, öyle ki bu çevrelerin telkini ile bir kez daha Hazine ve Maliye Bakanlığı’na atandığı ileri sürülen Bakan M. Şimşek’in rolünü ihmal etmemek ve hakkını teslim etmek gerekiyor. Kendisi de zaten bu konuda hiç mütevazı davranmıyor ve “başarıyı” sahipleniyor.

Ancak konuyu kişilere ve kişisel çabalara indirgemek de doğru değil. Zira Türkiye devleti bir süredir başta yakınındaki bölgeler olmak üzere, dünyanın birçok yerinde diplomatik bir atak başlatmış durumda. Öyle ki ülke içindeki sorunları görmezden gelebilen iktidar bloğu, dünyanın bir ucundaki bir ihtilafı çözmeye talip olabiliyor ya da oralara kaynak ve sermaye transferi yapabiliyor.

KÜRESEL DİPLOMASİ ENDEKSİ 2024’TE TÜRKİYE

İddiamızı destekleyebilecek nitelikte bir uluslararası endeks yayınlandı yakınlarda: Küresel Diplomasi Endeksi 2024.

Bu endeksi yayınlamaya Lowy Enstitüsü 2016 yılında dünyanın en önemli diplomatik ağlarının haritasını çıkararak başlattı. Endeks ilk kez kullanıcıların bir ülkenin denizaşırı ülkelerdeki resmi varlığının ölçeğini, bağlantıların en yoğun olduğu yerleri ve ülkelerin diplomatik ağlarının birbirleriyle nasıl karşılaştırıldığını görmelerini sağlıyor. Bu da ülkelerin diplomasiye verdikleri göreceli ağırlığa ve nüfuz oluşturmak için diplomasiyi nerede kullanmaya çalıştıklarına dair yeni bilgiler için temel oluşturuyor.3

Küresel Diplomasi Endeksi'nin 2024 versiyonu, Asya, G20 ülkeleri ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı'ndaki (OECD) 66 ülke ve bölgenin diplomatik ağlarını görselleştiriyor. Bu yılın temel bulguları arasında aşağıdaki tespitler yer alıyor.

SÜPER GÜÇLER BAŞA BAŞ GİDİYOR

Çin Afrika, Doğu Asya ve Pasifik'te öndeyken, Amerika Birleşik Devletleri Amerika, Avrupa ve Güney Asya'da üstünlüğe sahip. Rusya'nın Ukrayna'daki savaşı onun küresel diplomatik erişimine ağır bir darbe vurdu. Buna karşılık “orta güçler” olarak tanımlanan Türkiye ve Hindistan çok kutuplu bir dünyada diplomatik ağlarını hızla genişletiyor.

TÜRKİYE İLK 3’TE YER ALIYOR

Rapora göre, Türkiye geleneksel diplomatik ağır toplar olan Japonya ve Fransa'yı geride bırakarak, 2023 yılında dünyanın en büyük üçüncü diplomatik oyuncusu olma yolunda hızla ilerliyor. 252 dış temsilcilikle faaliyet gösteren Türkiye, 2017'den bu yana 24 temsilcilik ve 2021'de, bu Endeksin son baskısından bu yana, 11 temsilcilik ekleyerek ağını istikrarlı bir şekilde genişletti. Türkiye'nin yeni görev yerlerinin çoğu Orta Doğu ve Afrika'da yer alıyor ve bu da Ankara'nın ilgi duyduğu bölgelerde diplomatik bir atılımı yansıtıyor.4 Kısaca Türkiye Çin ve ABD’den sonra en fazla diplomatik atakta bulunan üçüncü ülke olarak konumlanıyor.

İçerdeki halk başta yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, işsizlik, yoksulluk ve bütçe açığı olmak üzere çok ciddi ekonomik sorunlarla boğuşurken ve ülke demokrasiden hızla uzaklaşılarak adeta bir Orta Doğu ülkesine dönüşürken, iktidar bloğu neden asıl ağırlığı yurt dışına veriyor? Bunda kendi halklarına giderek yabancılaşması mı, yoksa emperyal amaçlar güden sermaye çevrelerinin taleplerini yerine getirmek mi etkili oluyor? (muhtemelen her ikisi de)

ALT-EMPERYALİZM VE TÜRKİYE

Türkiye’nin artan diplomatik ataklarının (Suriye ve Orta Doğu’da yaptığı askeri operasyonların ötesinde) nedenlerini anlayabilmek için bir kavrama başvurmak gerekiyor: Alt-emperyalizm!

“Alt-emperyalizm”, kavram olarak 1965 yılında Bağımlılık Teorisinin kurucularından R. Mauro Marini tarafından ortaya atıldı. Bu kavram daha yakın zamanlarda, David Harvey, Patrick Bond ve Alex Callinicos gibi sosyalist akademisyenler tarafından, genellikle BRICS ülkelerinin ekonomi politiği ile ilgili olarak kullanıldı.

Marini’ye göre alt-emperyalizm, “bağımlı kapitalizmin tekeller ve finans sermayesi aşamasına ulaştıktan sonra aldığı biçimdir.” Harvey ise BRICS ülkelerini, işçi sınıflarının aşırı sömürüsünü, hinterlandlarıyla ilgili yağmacı ilişkileri ve özellikle hem artı emek değerlerinin hem de “doğanın bedava armağanlarının” (eşitsiz ekolojik mübadele) Güney’den Kuzey’e aktarılmasında aracı olarak emperyalizmle (gerilimli de olsa) işbirliğini içeren “alt-emperyal” güçler olarak tanımlıyor.

Marini ve Bond, sırasıyla Brezilya ve Güney Afrika örneklerinde, şu anda BRICS'in bir parçası olan bazı ülkelerin emperyalizmle işbirliği yaptığını ve Harvey’in belirttiği gibi hinterlandlarının yağmalanmasına katıldığını ileri sürüyorlar. Bu çerçevede, bu ülkelerin oynadığı “alt-emperyalist” işlev nispeten açık. Öyle ki Callinicos’a göre, “Türkiye, Hindistan, Pakistan, İran, Irak ve Güney Afrika” gibi “alt-emperyalist” devletler, basitçe daha alt düzeydeki emperyalistlerdir.5

İlhan Uzgel ise alt-emperyalizmin küresel sistemdeki gelişmelerin ve kapitalist dönüşümün gündeme getirdiği bir olgu olduğuna ve bu sistemin işleyişini kolaylaştıran bir katkı sağladığına vurgu yapıyor ve ABD ya da diğer her hangi bir kapitalist merkez karşısında belli bir özerkliğe sahip olabilen bir devlet olarak Türkiye’nin alt -emperyalist bir devlet olduğunu ileri sürüyor.

Uzgel’e göre, alt-emperyalist devlet sistem karşıtı değildir ama zaman zaman “sistem dışı” gündemlerini oluşturmaya çalışır. Burada en fazla sistem içindeki ekonomik konumlanışı aşan, daha yukarıda bir bölgesel nüfuz arayışı görülebilir. Bunun izini Türkiye’nin dış politikasından sürebilmek mümkündür.6

SONUÇ OLARAK

Türkiye kapitalizmi, özellikle de 2015 yılından bu yana, bir yandan içerde, artan sermaye birikimi sorunlarını (başta enerji ve hammadde temini gibi) aşabilmek, yeni ihracat pazarları bulabilmek; diğer yandan 22 yıllık AKP iktidarlarının neden olduğu ekonomik ve sosyal tahribata karşı toplumsal muhalefeti ve sınıf kavgasını,  milliyetçiliği ve militarizmi yükselterek hafifletebilmek için, askeri faaliyetlerinin yanı sıra diplomatik faaliyetlerini de artırdı.

Türkiye’nin Gri Listeden çıkartılmış olması uluslararası finans kapitalin (emperyalizmin) bu dönemde bir alt emperyalist ülke olarak kendisine yeni bir kredi açtığının bir göstergesidir.

Böylece bu sonbahardan itibaren ABD ve Batıda düşürülmeye başlanacak olan faiz oranları yüzünden,  daha yüksek getiri peşinde koşacak olan finans sermaye Türkiye’ye daha fazla yönelebilecektir.

Ayrıca BRICS’in son genişlemesi ile birlikte, Türkiye’nin de bu bloğa yanaşma ihtimalinin varlığı da FATF’nin bu kararı almasında etkili olmuş olabilir.

Eğer, uluslararası kuruluşlar ve örgütlerin süper güçlerden etkilenmeden karar alamadıklarının bilincindeysek, ülkenin Gri Listeden çıkartılması kararının kara para ile mücadelede gösterilen başarıdan ziyade, bu kararda çok uluslu şirketlerin, batılı büyük devletlerin, uluslararası finans kapitalin ekonomik, politik ve jeopolitik beklentilerinin etkili olduğunu kabul etmek durumundayız.


DİP NOTLAR:

  1. Mizuho Kida and Simon Paetzold, The Impact of Gray-Listing on Capital Flows: An Analysis Using Machine Learning, IMF Working Paper WP/21/153 (May2021).
  2. Global Initiative Against Transnational Organized Crime, Global Organized Crime Index 2023, s. 209, 212,222, 236.
  3. https://globaldiplomacyindex.lowyinstitute.org (29 June 2024).
  4. Agr.
  5. https://www.cadtm.org/Western-Imperialism-and-the-role-of-Sub-imperialism-in-the-Global-South ve  https://roape.net/2018/05/16/is-imperialism-still-imperialist-a-response-to-patrick-bond’den aktaran   Renfrey Clarke, “Is Russia ‘sub-imperialist’?”,  https://links.org.au/russia-sub-imperialist (1 August 2023).
  6. https://sendika.org/2020/08/alt-emperyalizm-ya-da-dis-politikada-ozerklik-mumkun-mu-ilhan-uzgel-gazete-duvar (3 Ağustos 2020).

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
04.02.2026 16:01 / Güncelleme: 18:20

Bayhan'dan açlık ücreti dayatmasına tepki: Saray milyonlarca işçiye yüzde 28'i reva görüyor

EMEP Milletvekili İskender Bayhan, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada yüzde 28’lik zam dayatmasını eleştirerek, işçi ve emeklilere açlık ücreti reva görüldüğünü söyledi.

04.02.2026 20:54

İzmir'de iki tarımsal kalkınma kooperatifine yolsuzluk operasyonu: 13 kişi gözaltına alındı

Kiraz ilçesinde faaliyet gösteren iki tarımsal kalkınma kooperatifine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Kiraz, Ödemiş ve Nazilli'de eş zamanlı operasyonda 13 kişi gözaltına alındı.

İzmir'de iki tarımsal kalkınma kooperatifine yolsuzluk operasyonu: 13 kişi gözaltına alındı

Fotoğraf: DHA

04.02.2026 16:43

Galatasaray orta saha için İspanya'ya yöneldi

Transfer çalışmalarını sürdüren Galatasaray’ın, Real Betis forması giyen İspanyol orta saha Sergi Altimira için kiralama seçeneğini değerlendirdiği belirtildi.

Galatasaray orta saha için İspanya'ya yöneldi

Fotoğraf: Instagram / Sergi Altimira

İçerik yükleniyor...

(https://www.htspor.com/)
05.02.2026 02:05

Axios: Arap liderlerin Beyaz Saray'a baskı yapmasının ardından ABD-İran müzakerelerine yeniden dönüldü

ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelerin yerine ilişkin ortaya çıkan belirsizliğin ardından bazı Arap liderlerin Beyaz Saray nezdinde lobi yaptığı ve bunun etkisiyle ABD-İran müzakerelerine yeniden dönüldüğü iddia edildi.

Axios: Arap liderlerin Beyaz Saray'a baskı yapmasının ardından ABD-İran müzakerelerine yeniden dönüldü

Fotoğraf: AI

04.02.2026 21:16

Bursa Emek ve Demokrasi Güçlerinden Migros işçilerine destek: 'İşçilerin talepleri karşılanana kadar alışveriş yapmıyoruz'

Migros depo işçilerine dayatılan yüzde 28’lik zam ve ağır çalışma koşullarını protesto eden Bursa Emek ve Demokrasi Güçleri, talepler karşılanana kadar Migros’un boykot edileceği duyuruldu.

Bursa Emek ve Demokrasi Güçlerinden Migros işçilerine destek: “İşçilerin talepleri karşılanana kadar alışveriş yapmıyoruz”

Fotoğraf: Evrensel 

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!