Kadın işçilerin Başbakan’a diyecekleri var

Kadın işçilerin Başbakan’a diyecekleri var

Başbakan Erdoğan, ismi okunup kürsüye çıktığında ayakta alkışlandı. Konuşması bittiğinde ise bu coşku yerini sessizliğe ve büyük bir öfkeye bıraktı. “Bu ne diyor be?” serzenişleri yükselmeye başladı. Kısa sürede yaşanan bu değişimin nedeni Başbakanın Türk Metal Sendikasının 4-6 Mart tarihlerinde düzenledi

Arzu Erkan

Neydi kadın işçileri bu kadar öfkelendiren? İşte Başbakanın sözlerinden birkaç hatırlatma:
* Türk Metal Genel Başkanı Pevrul Kavlak’ın “Biz artık şehitler görmek istemiyoruz” sözüne karşılık “Biz git oğlum git ya gazi ol ya şehit ninnileriyle büyüdük. Çünkü biz şehitliği kendi medeniyetimizde en yüce makam olarak gören bir inancın mensuplarıyız” dedi.
* 10 yılda kadınlar için ‘başarılı’ çalışmalar yaptıklarını, kadınlara pozitif ayrımcılığın önünü açtıklarını, kadına yönelik şiddeti azalttıklarını, anayasa ve yasalarda ayrımcılığı önlemek için düzenlemeler yaptıklarını, kadınların sağlık hizmetine kolay erişmesini sağladıklarını ileri sürdü.
* “Taşeronluk sisteminin kaldırılması talebine “Durup dururken çıkmış bir şey değildir. Taşeronluk sendikaların bize getirdiği bir tekliftir” dedi.
* Sözleşme sürecinde patronların firmaların kârlarını büyütmesine karşın işçilerin taleplerini karşılamaya yanaşmamasının eleştirilmesi üzerine “İşçi ve işveren bir elmanın yarısı gibidir” diyerek patronların yanında durdu. 

'ANNELER OĞULLARINI SAVAŞA GÖNDERMESİN'

Kurultayın ardından konuştuğumuz kadın işçiler ise Başbakanın hiçbir sözüne katılmıyor. Trabzonlu bir kadın işçi “Oğlum git ya gazi ol ya şehit” sözlerine karşılık tepkisini şöyle dile getirdi: “Bu nasıl bir anlayış? Evet dinimizde en yüksek mertebe şehitlik ama ben niye evladımı şehit olsun diye göndereyim askere? Bence bu ülkede anneler karar alıp, topluca göndermemeli oğullarını askere. Bu savaş bizim savaşımız değil.”
Kadınları en çok kızdıransa kadına yönelik şiddetin azaldığı iddiası. Bu konuda birbiri ardına söz alıp konuşuyor işçiler: “Nasıl azalmış ya aksine her geçen gün artıyor! Her gün kadınlar ölüyor. Çıkardıkları yasalar kağıt üzerinde bunu bilmiyor muyuz? Ne sanıyorlar bizi?”
Sonra söz sağlık hizmetlerine geliyor.
Bir kadın işçi, sağlıkta reformun sonuçlarını söyle değerlendiriyor: “Tek iyi yanı muayenehanelerin kapatılması ama şimdi doktorlar o kadar çok hastaya bakıyor ki seninle ilgilenemiyorlar bile. En fazla bir kaç dakika yanında kalıyorsun. O yüzden de şiddet olayları yaşanıyor. Üstelik adım başı para veriyorsun. Bu mu reform!”

'BAŞBAKAN DA PATRONLARDAN YANA'

Bir başkası da ücretlerin düşüklüğünden yakınıyor: “10 yıllık işçiyim, 1300 lira para alıyorum. Başbakan diyor ki 3 çocuk doğurun. Bu parayla mı yapacağım üç çocuk? Utanmadan diyor ki ‘İşçi ile işveren bir elmanın iki yarısı’. Ama bizim tarafımıza çoktan kurt düşmüş haberi yok.”
Otomotiv sektöründe çalışan bir kadın işçi de Başbakanın bu sektördeki ilerlemeye karşın, bunun yerine sendikada çalışanların ücretlerini sorgulamasına karşı çıkıyor: “On binlerce işçiyi ilgilendiren bir sözleşme ve Başbakanın söylediklerine bak! Bu nasıl kabul edilir. Biz de umuyorduk ki Başbakan işçinin durumuna dikkat çeker ama o patronlardan yana olduğunu ortaya koydu.”
Sözleşme sürecine dikkat çeken kadın işçiler, sendikalarından yüzlerini güldürecek bir rakama imza atmasını istiyor. Kavlak’ın konuşması ve onları mücadeleye çağırması umutlandırmış onları. Ama yine de temkinliler. Bu sefer farklı olmasını, kazanan taraf olmayı istiyorlar. (Kocaeli/EVRENSEL)

www.evrensel.net