Kadınlar çalışırken hasta oluyor

Kadınlar çalışırken hasta oluyor

“Evde, İşte Çalışıyoruz, Sağlığımızdan Olmak İstemiyoruz” sloganıyla düzenlenen İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Kadın Çalıştayı kadın işçilerin sağlık ve güvenlik koşullarını masaya yatırdı. Giderek daha uzun, daha güvencesiz, daha ağır koşullarda çalışması dayatılan kadınlar hem ev

Kadın Çalıştayı’na evsahipliği yapan Petrol-İş adına açılış konuşması yapan Selgin Zırhlı Kaplan, bu çalıştayın mobbinge uğrayan, cinsel tacize ve cinsel saldırılara maruz kalanama sesini çıkaramayan; “ya işimi kaybedersem”, “ya suçun bende olduğunu düşünürlerse”; “eşim duyarsa işten çıkmamı ister” diyerek mücadele alanını terketmesi beklenen kadınların “artık ben de varım demesinin” bir şekli olduğunu söyledi. İş kazalarında kadınlara yer verilmediğini, bu çalıştayın aynı zamanda bu rakamların ortaya çıkması için de katkıda bulunacağını düşündüklerini söyleyen Kaplan,  sağlıklı ve güvenli çalışma talebini dile getirmek için mücadele etmeye devam edeceklerini de ifade etti.

Doç. Dr. Berna Müftüoğlu “çalışırken ölmenin” kriz süreçlerinde kendini yenilemek için işçiye yaptığı  harcamaları kısan sermayenin anlayışı sonucu olduğunu, bu cinayetlerin önlenebilir olduğunu söyledi. Müftüoğlu’nun altını çizdiği noktalar şöyle: “2012 yılında 61 kadın işçinin iş cinayetlerinde öldü. Ölen kadınların çoğu tarım sektöründe çalışıyordu.  İstatistiklere geçmeyen iş cinayetleri de yüksek oranda. Türkiye’de ölümler o kadar doğallaştırılıyor ki, neredeyse bir doğal ayıklama yöntemi olarak görülüyor: Çocuklardan birini maden mühendisi yap, ocakta ölsün. Doktor yap, hasta yakınları tarafından darp edilerek öldürülsün. Öğretmen yap, atanamadığı için intihar etsin, kız çocuğun erkek şiddetiyle ölsün, diğeri de kardeşi kardeşe kırdırma savaşında ölsün! Elde var sıfır! Demek ki 5 çocuk da yetmeyecek yakında.” Müftüoğlu “Biz mutfakları değil, dünyayı istiyoruz” dedi.

EN ÇOK TARIM İŞÇİSİ KADINLAR ÖLÜYOR

İş cinayetlerinin en çok yaşandığı alan olan tarım alanında yaşananlara ilişkin sunum yapan Neslihan Karatepe’nin ortaya koyduğu çarpıcı tespitler bulunuyor. Karatepe, “2012'de iş kazalarında yaşamını kaybeden kadınların çoğu mevsimlik kadın işçiler. Kadınların yüzde 79’u ücretsiz aile işçisi. Kadınlar tarımda büyük oranda kayıt dışı çalışıyor. Tarımda sürekli işçi olarak çalışan kadınların ortalama aylık ücreti 2010’dan 2011’e 16 lira artarken, erkeklerin ücreti 100 lira artmış. Hiçbir altyapı olmayan çadır hayatı kadınların iş yükünü artırıyor. Toplam çalışma süresi günlük 18 saate varıyor” dedi.

Mühendis, mimar, şehir plancısı kadınlar adına konuşan Maden Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Nedret Durukan, erkek mesleği olarak görülen bu alanda kadın çalışanların kendilerine uygun iş kıyafetleri bile bulamadıklarını, bunun da iş kazası riskini iki kat artırdığını söyledi. Bu alanda kadınlar erkeklerden yüzde 25 daha az ücret alıyor, işsizlik oranları ise daha yüksek.

Sendikal Güçbirliği Platformu Kadın Koordinasyonu konuşan Emel Türker, iş yasalarında ve işçi sağlığı-iş güvenliği uygulamalarında kadının yok sayıldığını, işin cinsiyet temelinde ayrışmasının kadınların sağlıklarını farklı yönde etkilediğini, sendikaların da bunu dikkate alarak talepler oluşturması gerektiğini söyledi.   SAĞLIK VERENLER SAĞLIKSIZSA?

Zehra Koçyiğit ve Gülşen Türker sağlıkta dönüşümün öncelikle sağlık emekçisi kadınları ve sağlık hizmetinin alıcısı olan kadınları doğrudan etkilediğini söylediler.

Türkiye’de kadın istihdamı yüzde 28, sağlık alanında ise bu oran yüzde 55’e çıkıyor. Sağlık memuru ve teknisyenlerin yüzde 72’sini kadınlar oluşturuyor. Sağlık çalışanı kadınlar kolon kanseri, meme kanseri, erken doğum ve düşük, adet düzensizliği, tükenmişlik sendromu, uyku bozuklukları, ve depresyon ile karşı karşıyalar. Doğum ve süt izinlerini kullanamıyorlar. Gebe ve emzikli kadınların gece çalıştırılması yasak olduğu halde gece çalışıyorlar. Araştırmalar, sağlık çalışanlarının mobbinge uğrama riskinin diğer hizmet sektörü çalışanlarına oranla 16 kat daha fazla olduğunu gösteriyor. Sağlıkta dönüşüm sağlık emekçilerine şiddet ve intihar olarak dönüyor.


EV İÇİNİ DE GÖRÜN

İmece Kadın Sendikası’ndan Serpil Kemalbay, ev işçilerinin kanun kapsamına alınmaması nedeniyle görünmez kılındıklarını, iş tanımlarının olmadığını, bu nedenle de çalışırken karşılaştıkları sorunların “ev kazası” olarak ele alındığını, iş cinayeti kapsamında görülmediğini ifade etti. Ev işçisi Fatıma Aldal’ın davasının bu açıdan örnek teşkil edecek bir dava olduğunu söyleyen Kemalbay, evlerde sağlık ve güvenlik şartlarının sağlanması için devletin sorumluluk üstlenmesi, özel istihdam bürolarının kaldırılması, ücretli ücretsiz tüm ev işçisi kadınlara yıpranma payı gerektiğini söyledi. Ev Eksenli Çalışanlar Sendikası adına Gülsüm Coşkun ev eksenli çalışmaya kadınlar çocuk yaşta başladıkları için sayılan bütün işçi sağlığı sorunlarının bedensel şekillenmeyi belirlediğini, hane halkı da çalışılan ortamda yaşadığı için işçi sağlığı sorunlarına onların da maruz kaldıklarını ifade etti.


ÇALIŞTAY SONUÇ BİLDİRGESİ

* Toplumsal cinsiyetçi iş bölümüne son verilmeli. * Kadın işlerinin 'tehlikesiz ve basit' olduğu ön yargısı yıkılmalı. * Yeniden üretim atölyelerine dönüşen evler ve iş yerleri sağlık ve güvenlik risklerine karşı güvenli hale getirilmeli. * Gerek devlet tarafından gerekse emek ve meslek örgütleri tarafından oluşturulan işçi sağlığı ve güvenliği politikalarının toplumsal cinsiyet açısından düzenlenmeli. * Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından, işyerlerinde ve evlerde kadınların ağırlıklı olarak çalıştığı işlerin ve bu işlerde çalışan kadınlarda rastlanan ortak sağlık sorunları ve riskleri rapor edilmeli ve kamuoyuyla düzenli olarak paylaşılmalı. * Kadınların çalışma alanlarındaki kimyasal, biyolojik, fiziksel, ergonomik vb. riskler saptanmalı. * İşyerinde kadına yönelik cinsel şiddet, taciz, cinsel sataşma tehlikesine karşı başvuru masası oluşturulmalı. * Emek ve meslek örgütleri kadın işçi sağlığı konusunda sektörlerine göre veri toplamalı ve raporlandırmalı. * Tüm çalışma alanlarında kadınların örgütlenmesi ve birleşik mücadelesi gerekli. * Kadınlar çifte mesaisinin yıpratıcılığı ve üstlerindeki aşırı iş yüküne bağlı fiziksel ve ruhsal zararlar toplamı bir meslek hastalığı tanımı getirilmeli. * Ücretli ücretsiz kadın işçilere yıpranma payı/ erken emeklilik uygulamaları getirilmeli. * Ev ve bakım hizmetleri azami ölçüde kamusal alandan ücretsiz karşılanmalı. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net