10.01.2022 09:24 / Güncelleme: 18:31

Esenyurt'ta biri Filistinli iki kişinin tartışması mahallede kavgaya döndü, işyerleri taşlandı

İstanbul Esenyurt’ta esnaflık yapan mültecilerin dükkanlarına yönelik saldırı ile ilgili 7 kişi gözaltına alındı.

Esenyurt'ta biri Filistinli iki kişinin tartışması mahallede kavgaya döndü, işyerleri taşlandı

Esenyurt | Fotoğraf: DHA

İstanbul Esenyurt'ta biri Filistinli iki kişi arasında tartışma çıktı. Tartışma mahallede kavgaya döndü. Valilik 7 kişinin gözaltına alındığını açıkladı. Mültecilere yönelik ırkçı saldırıları Evrensel'e değerlendiren İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, bu görüntülerin ortaya çıkmasında en önemli etkenlerden birinin teşvik edilen ırkçılık ve nefret söylemleri olduğuna dikkat çekti.

Esenyurt'un Bağlarçeşme Mahallesi’nde iddiaya göre; iki grup arasında bilinmeyen nedenle tartışma çıktı. Tartışmanı  kavgaya dönüşmesi üzerine taraflardan biri cadde üzerindeki işyerine sığındı. Onları kovalayan diğer grup ise işyerinin camlarını taşlamaya başladı. Bunun üzerine işyerinin kepenkleri kapatıldı. Saldırganlar, kepenklere yumruk ve tekmeler ile vurmaya başladı. İki kişi, aldığı darbeler ile hafif şekilde yaralandı. Durum, çevredekiler tarafından polis ekiplerine bildirildi.

Polisin gelmesiyle saldırgan grup, olay yerinden kaçtı. Polis ekiplerinin incelemesinde bir kurusıkı tabanca ele geçirildi. Bir kişiyi gözaltına alan polis, olayla ilgili çalışma başlattı. 

"Esenyurt'ta

İÇİŞLERİ BAKANLIĞINDAN AÇIKLAMA

İçişleri Bakan Yardımcısı ve Bakanlık Sözcüsü İsmail Çataklı, Esenyurt'taki kavgada sorumluların gözaltına alındığını belirtti. Çataklı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Esenyurt’ta Filistinli bir kişiyle sigara isteme nedeniyle başlayan tartışmanın kolluk kuvvetlerinin müdahalesiyle sona erdiğini bildirdi.

January 9, 2022

VALİLİK: 7 ŞÜPHELİ YAKALANDI

Konuyla ilgili İstanbul Valiliği'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Esenyurt ilçemiz Bağlarçeşme Mahallesinde bulan bir pasaj içerisinde dün saat 20.20 sıralarında biri yabancı uyruklu, iki şahıs arasında kavga meydana gelmiştir. Olay sonrasında 30-40 kişilik grubun, pasajın dış kapısına taş atarak zarar vermeleri üzerine, güvenlik güçlerimizce yapılan müdahale sonucu kalabalık grup dağıtılmıştır. Meydana gelen 'Genel Güvenliğin Tehlikeye Sokulması' olayı nedeniyle İl Emniyet Müdürlüğümüzce yürütülen çalışmalarda; (4)'ü Suça Sürüklenen Çocuk olmak üzere (7) şüpheli yakalanmış, diğer şahısların yakalanması için çalışmalar devam etmektedir. Konuyla ilgili adli soruşturma başlatılmıştır."

"Esenyurt'ta

YOLERİ: SALDIRILAR İKTİDARIN SÖYLEMLERİYLE İLİŞKİLİ

İstanbul Esenyurt’ta iki kişinin arasındaki kavganın linç girişimine dönmesi ve Ankara Pursaklar’da mülteci aileye yönelik ırkçı saldırıları gazetemiz Evrensel'e değerlendiren İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleri, bu görüntülerin ortaya çıkmasında en önemli etkenlerden birinin teşvik edilen ırkçılık ve nefret söylemleri olduğuna dikkat çekti. Yoleri, “Bu iktidarın politikalarıyla da yakın ilişkili. Bu tür ayrımcı yaklaşımlar, ırkçı söylemler, ülkenin nasıl yönetildiğine ve nasıl yönetilmek istendiğini gözler önüne seriyor. Daha kaotik, baskının artığı dönemlerde bu tür saldırıların çok daha yoğunlaştığını, toplumun çok daha kaygılı ve kendini güvensiz hissedecek şekilde ayrıştırıcı yaklaşımların körüklendiğini görüyoruz. Burada kargaşadan, ırkçılıktan beslenen bir yaklaşım var. Son dönemde artan ırkçı saldırıları, iktidarın içinde olduğu krizle, çıkmazla açıklamak mümkün” dedi.

"PLANLI, PROGRAMLI BU SALDIRILAR"

Yoleri, sadece iktidarın değil, muhalefetteki kimi siyasilerin, belediye başkanlarının, sözü dinlenen kişilerin söylemlerinin de bu saldırıları desteklediğini söyledi. Burada planlı, programlı bu tür politikaların üretildiğini aktaran Yoleri, “Bu çok yönlü bir sorun. Türkiye’de yaşayan mültecilerin sayısı, bu mültecilerin kayıt dışı ekonominin bağımlı olması dikkate alındığında zaten her yönden baskıya, sömürüye maruz kalan bu kesim aynı zamanda üzerindeki baskının daha da artırılması, düşman haline getirilmesiyle karşı karşıya. Bütün bunlar çok eskiden böl, parçala, yönet diye tarif edilen toplumun ayrıştırılması ve dolasıyla bir araya gelerek ortak mücadelenin engellenmesini hedefleyen toplumda krizin kaosun derinleşmesini uman bundan beslenmeyi hedefleyen kesimlerin politikaların sonuçlarıdır” diye konuştu.

"İNSAN HAKLARI SORUNU"

“Birlikte yaşadığımız, bizimle eşit durumda olan insanların gözümüzün önünde ayrımcılığa saldırıya maruz kalması gerçekten can yakıcı” diyen Yoleri, “Fiziksel yaralama, psikolojik bir baskının ötesine geçme yaşam hakkı da ellerinden alınıyor. Böylesi bir durumda bu insan hakları sorunu da aynı zamanda. Bu noktada sorunun çözülmesi açısından mültecilerin yaşadıkları sorunların bir insan hakkı sorunu olarak görülmesi gerekirken zaman zaman siyasi pazarlıklar, zaman zaman bir takım askeri pazarlıkların, konusu haline getirildiklerini, araçsallaştırıldıklarını biliyoruz” dedi

"OLUMLU ÖRNEKLER PAYLAŞILMALI"

Yoleri son olarak şunları söyledi: “Mültecilerle dayanışmanın örgütlenmesi önemli. Mültecilere yönelik bu ayrımcı politikaları besleyenler, mültecilerden olumsuz söz ediyorlar. Onların varlıklarının yaşamımızı olumsuz etkilediklerini öne çıkarıyorlar. Oysa biz mültecilerin yaşadıkları yerlerde toplum hayatına, sosyal hayata, kültürel hayata kattıkları olumlu etkilerin konuşulması, tartışılması bunun öne çıkarılmasının toplumda daha barış içinde bir arada yaşama düşüncesini güçlendireceğini düşüyoruz. Bu nedenle hem bu olumlu örneklerin daha yoğun paylaşılması. Toplumda bu kesimlerin bir arada olduğu ortamın daha yoğunlaştırılması, daha fazla bir araya gelmelerin sağlanması. Birbirlerine dair ön yargılarının, olumsuz ön yargıların ortadan kaldırılması noktasında bir çabaya ihtiyaç var. Bireysel olarak biz yanımızdaki kişinin milletinin ne olduğuna bakmamalıyız. Onunla iyi ilişki kurmak zorunda olmayabiliriz, onu sevmek zorunda olmayabiliriz ama o bizim eşitimizdir. Bunu böyle kabul ettiğimiz zaman onun haklarına saygı göstermek zorundayız. Ortak yaşamın kurallarına uygun olarak.  Bu noktada mültecilerin de eşit bir hak öznesi olarak görülmeleri sağlanacaktır.” (İstanbul/EVRENSEL)

{{452327}}

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
03.02.2026 12:40

‘Kent Uzlaşısı’ndan tutuklu Ebru Özdemir: Barış ertelenemez bir haktır

28 Mart 2025’ten bu yana “Kent Uzlaşısı” soruşturması kapsamında Silivri Cezaevinde tutulan Şişli Belediye Başkan Yardımcısı Ebru Özdemir, bianet’ten Evrim Kepenek’in sorularını yanıtladı. Özdemir aylardır iddianamesiz şekilde tek kişilik hücrede.

‘Kent Uzlaşısı’ndan tutuklu Ebru Özdemir: Barış ertelenemez bir haktır

Fotoğraf: Bianet

03.02.2026 00:11 / Güncelleme: 09:08

Teşvik çok, denetim yok, ezilme garanti

İzmir’de yoksul, ‘başarısız’ öğrenciler, okul idareleri tarafından MESEM’e yönlendiriliyor.  MESEM’li bir çocuk yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor: “İlk 1-2 yıl ezilirsin sonra gelenleri sen ezersin.”

Teşvik çok, denetim yok, ezilme garanti
03.02.2026 10:41

ETHA'ya operasyon: Kapısı kırıldı, ekipmanlarına el konuldu

Düzenlenen polis operasyonunda ETHA'nın kapısı kırıldı, ekipmanlarına el konuldu. ETHA muhabirleri Nadire Gürbüz, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Müslüm Koyun ve Züleyha Müldür gözaltına alındı.

ETHA'ya operasyon: Kapısı kırıldı, ekipmanlarına el konuldu

ETHA'nın kapısı kırıldı | Fotoğraf: Evrensel

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!