06.01.2021 13:33 / Güncelleme: 14:45

Hrant Dink davasında Veysal Şahin ile Volkan Şahin hakkında tutuklama kararı

Hrant Dink’in öldürülmesinde sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin yargılandığı davanın 117. duruşmasında Veysal Şahin ile Volkan Şahin’in tutuklanmasına karar verildi.

Hrant Dink davasında Veysal Şahin ile Volkan Şahin hakkında tutuklama kararı

Fotoğraf: DHA

Meltem AKYOL
İstanbul

Hrant Dink cinayetine ilişkin dava esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarla devam ediyor. Davanın 117. duruşmasında dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat Görevlileri Veysal Şahin ile Volkan Şahin’in tutuklanmasına karar verildi.

Duruşmada dinlenen Eski Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, cinayette ihmali olmadığını söyleyerek kendisini “47 yıl devletime hizmet ettim. Ufak da olsa sabıkalanmak istemem” diyerek savundu. Hrant Dink öldürüldüğü tarihte Trabzon Jandarma Komutanı Ali Öz ise Hrant Dink adını cinayetten önce duymadığını savundu. Yargılama sırasında Dink’in öldürüleceğine ilişkin istihbarat olmasına rağmen gereğini yapmadığı ortaya çıkan Öz, sorumluluğu emrindeki personele attı. Ayrıca Öz, geçtiğimiz duruşmada ortaya çıkan ‘Gürcistan’a kaçmaya çalıştığı’ suçlamasını ise reddetti.

DİNK DAVASINDA SONA DOĞRU

Agos gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesinde sorumluluğu bulunan kamu görevlilerinin yargılandığı dava esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmalarla devam ediyor. İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki görülen 117’nci duruşmaya, başka suçtan tutuklu bulunan bazı sanıklar, tutuklu bulundukları cezaevlerinden SEGBİS ile katılırken, eski İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'ın da aralarında bulunduğu 6 tutuksuz sanık ve avukatları da salonda hazır bulundu. Dink ailesi avukatlarının da katıldığı duruşmayı, CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu izledi.

CERRAH: UFAK DA OLSA SABIKALANMAK İSTEMEM

Duruşmada ilk olarak, Hrant Dink cinayeti işlendiği sırada İstanbul Emniyet Müdürü olan Celalettin Cerrah esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yaptı. ‘Görevi kötüye kullanmak’ suçundan cezalandırılması talep edilen Cerrah, üzerine düşenleri yaptığını savundu, sorumluluğu Trabzon Valiliği’ne attı.

Daha önceki savunmalarında söylediklerini tekrar ettiğini söyleyen Cerrah, “Trabzon Valisinin konuyu İstanbul Valisine bildirmesi gerekirdi, hatta bu tür konularda İçişleri Bakanlığının bilgilendirilmesi gerekir. Bunlar yapılsaydı ben üzerime düşeni yapardım. Diğer konularda üzerime düşenler zaten yapılmıştır” diyerek, görevi esnasında herhangi bir eksiklik yaşanmadığını iddia etti.

47 yıl görev yaptığını söyleyen Cerrah, “Devletime ve milletime 47 yıl hizmet ettim, 47 yılda herhangi bir sabıka kaydım bile yoktur, bunun böyle kalmasını isterim. Ufak da olsa sabıkalanmak istemem” diyerek beraatını talep etti.

Ardından konuşan Cerrah’ın avukatı Mehmet Köksal da Cerrah’ın görevlerini yerine getirdiğini savundu. Köksal, “Cinayet hazırlığına ilişkin F4 istihbarat belgesinin müvekkilimden saklandığı da bir gerçektir. Müvekkilin kendi kendine Hrant Dink için şahsi koruma kararı vermesi imkan dahilinde değildir. Bu sebeple görevi ihmal suçu oluşmamıştır. Hrant Dink ile ilgili bilgi ve belgeler müvekkilime ulaştırılmış olsaydı, koruma için ilgili kurulları harekete geçirir ve alınacak kararı uygulardı” diyerek bir kez daha kendilerinden belge saklandığını savundu.

KÜÇÜK’TEN ‘KUMPAS SAVUNMASI’

Cerrah’ın ardından dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat Mustafa Küçük’ün beyanına geçildi. Küçük’ten önce eşi Özlem Küçük tanık olarak dinlendi. Ankesörlü telefon aramalarına ilişkin konuşan Özlem Küçük, “Eşim İstanbul’a geldikten sonra 2 hat aldı birinin sonu 19, diğerinin sonu 20. Sonu 20 olanı 10 yıldan fazladır ben kullanıyorum. Öğretmenim, numarayı benim kullandığım bellidir. Bir gün sabah telefonum çaldı, eşimin kız kardeşiydi, paralı telefondan aradığını söyledi. Ankara’ya gitmiş ve telefonunu kardeşimin arabasında düşürmüş, paralı telefondan kendi telefonuna ulaşamayınca beni aradı, kardeşimin numarasını istedi. Ankesörlü arama denilen bundan ibaret” dedi.

Mustafa Küçük, 2007’de aktif görevden pasif göreve atandığını söyledi. Bunun bir tesadüf olmadığını savunan Küçük, “Bu FETÖ’cüler tarafından yapılan bir şeydir. Ben o zamanki adı ‘cemaat’ olan FETÖ’cülere karşı çalıştığım için bunun olduğunu biliyordum. Hakkımda Balyoz davasında soruşturma açıldı. Ardından FETÖ davasına dahil edildim. Bunlardan bıktığım için emekli oldum” diyerek kendisine kumpas kurulduğunu savundu, beraatını talep etti.

ÖZ, KAÇMA GİRİŞİMİ OLMADIĞINI SAVUNDU

Dönemin Trabzon Jandarma Komutanı Ali Öz’ün savunmasına geçildi. Mahkeme başkanı geçtiğimiz duruşmada İstanbul Emniyetinden gelen yazıyı hatırlatarak Öz’ün kaçma girişiminde bulunmak için Gürcistan ile bazı temasları olduğunu belirtti. Öz ise herhangi bir kaçma girişimi olmadığını savunarak, “Asla bir temasım olmadı. Kaçma girişimim olmamıştır, HTS kayıtlarına bakılabilir” dedi.

CİNAYET İSTİHBARATINI ALAN ÖZ, HRANT’IN ADINI CİNAYETTEN ÖNCE DUYMAMIŞ

Yargılama sırasında Hrant Dink’in öldürüleceği bilgisine rağmen herhangi bir adım atmadığı ortaya çıkan Ali Öz, Hrant Dink adını cinayetten önce hiç duymadığını savundu. Öz, “Kim olduğunu öldürülmesinden sonra öğrendim. Emrimde çalışan personel Hrant Dink’in öldürüleceği bilgisini alıyor personel, sabah toplantıda şifai olarak söylüyor. Bunu kayıt altına almıyor. Emrimde görev yapan personelin suçlamalarını kabul etmiyorum. Yapmakla yükümlü oldukları belli olan eğitim görmüş kişilerin ben söyledim diyerek sorumlulukları ortadan kalkmaz. İstihbarat personelleri görevlerini tam olarak yapsalardı bu olmazdı. Her zaman yaptıkları gibi hazırlayıp getirselerdi imzalar gereğini yapardım” diyerek emrinde çalışan personeli suçladı.

SEVİNDİK, ARAÇ TAHSİS ETTİĞİ GÖREVLİLERE ‘NE İÇİN’ DİYE SORMAMIŞ!

Daha sonra dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat Görevlisi Ali Barış Sevindik’in savunmasına geçildi. Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlilerince, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı İstihbarat Şube Müdürlüğü görevlisi sanıklarla kontak kurularak, cinayetin planlanması ve icrası noktasında müşterek hareket etmekle suçlanan Sevindik, Trabzon’dan firari zanlı Coşkun Aydın'ın yakalanması için İstanbul’a gelen ekibin kendilerinden araç ve personel istediğini söyledi. Sevindik, “Verilen emirle araç ve iki personel tahsis ettim. Ne için Trabzon’dan İstanbul’a geldiklerini sormamız doğru olmadığı için sormadım da. Sonradan öğrendik ki Bakırköy'de bir elemanlarıyla buluşmuşlar. Bu ekibi önceden tanımam, Bir irtibatım yoktur” iddiasında bulundu. Sevindik, Hrant Dink Cinayeti sonrasında sadece dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat Bölücü Faaliyetler İstihbarat Tim Komutanı Muharrem Demirkale ile değil pek çok kişiyle konuşup bilgi aldığını savunarak beraatını talep etti.

SAVUNMALARA GÖRE KİMSENİN CİNAYETLE İLGİSİ YOK!

Cinayetin işlendiği 19 Ocak 2007’de İstanbul Jandarma İstihbarat Görevlisi olan Bekir Yokuş söz aldı ve beraatini talep etti.

İddianamede İstanbul Jandarma İstihbarat görevlileri Emre Cingöz, Yusuf Bozca, Kadir Yıldırım, Eyüp Temel, Hacı Şefik Şimşek ve Niyazi Malkoç ile brlikte cinayete nezaret etmekle suçlanan Yokuş'un avukatı...

"Müvekkilimin dosyadaki sanıklarla hiçbir irtibatı yoktur, Trabzon Jandarma personeli ile kontak kurmamıştır. Müvekkilim adı geçen sanıkları ilk kez yargılama esnasında görmüştür" iddiasında bulunarak beraat talep etti.

Yargılama sırasında dönemin Trabzon Jandarma Komutanı Ali Öz’ün talimatı ile müfettişlere gerçeğe aykırı bilgi verdiğini açıklayan dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat Görevlisi Önder Araz, “Ben aktif olarak göreve çıkmadım. Masa başında çalışıyor idim. Hrant Dink ile ilgili gelişmeler olduğunda yıllık izindeydim” diyerek beraatını talep etti.

Bugün dinlenmesi planlanan dönemin İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdür Yardımcısı Ali Poyraz dinlenmedi. Poyraz 8 Ocak Cuma günü yapılacak duruşmada dinlenecek.

VOLKAN ŞAHİN VE VEYSEL ŞAHİN İÇİN TUTUKLAMA KARARI VERİLDİ

Bugün dinlenmesi planlanan sanıkların tamamlanması sonrası kararını açıklayan mahkeme heyeti, kaçma şüphesiyle haklarına geçen duruşma ev hapsi kararı verilen dönemin Trabzon Jandarma Komutanı Ali Öz ile dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat Görevlisi Ecevit Emir hakkındaki ev hapsi ile dönemin İstanbul Jandarma İstihbarat Görevlisi Emre Cingöz hakkındaki İstanbul’u terk etmeme kararını 'duruşmaya gelerek takip etmeleri dikkate alınarak' kaldırılmasına karar verildi.

Mahkeme heyeti dönemin Trabzon Jandarma İstihbarat Görevlileri Veysal Şahin ile Volkan Şahin’in, cinayetten önceden haberdar olduklarının dosyadaki delillerle sabit olduğunu belirterek iki ismin tutuklanmasına karar verdi.

{{421759}}

{{421982}}

{{421901}}

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
01.02.2026 05:45 / Güncelleme: 02.02.2026 10:45

Diyarbakır’ın gözü sınırda, kulağı sessizlikte: Umut yerini öfkeye bıraktı

Diyarbakır sokaklarında gündem tek: Rojava. Sınırın öte yanındaki kuşatma kentin sokaklarını sessiz bir öfkeye boğarken; halk, süreç tartışmaları ile sahadaki gerçeklik arasındaki uçuruma tepkili.

Diyarbakır’ın gözü sınırda, kulağı sessizlikte: Umut yerini öfkeye bıraktı

Fotoğraf: Evrensel

02.02.2026 22:00

Soma Emek ve Demokrasi Güçleri: Migros depo işçilerinin mücadelesini sahipleniyoruz

Soma Emek ve Demokrasi Güçleri, Migros depo işçileriyle dayanışma için yaptığı açıklamada, Migros depo işçilerinin mücadelesi kazanana kadar dayanışma içinde olacaklarını belirtti.

Soma Emek ve Demokrasi Güçleri: Migros depo işçilerinin mücadelesini sahipleniyoruz

Fotoğraf: Evrensel

02.02.2026 20:02

TTB'den 'ALZSTOP' adlı ürün hakkında girişimler: Satışı durdurulmalı, ruhsatı iptal edilmeli

TTB, AHEF eğitim etkinliğinde bir diş hekiminin “bitkisel tedavi” adı altında geliştirdiği “ALZSTOP” adlı ürünün reklamını yapması üzerine ürünün satışının durdurulması ve ruhsatının iptali için başvuruda bulundu.

TTB'den “ALZSTOP” adlı ürün hakkında girişimler: Satışı durdurulmalı, ruhsatı iptal edilmeli

Amblem: TTB

02.02.2026 21:31

Bugün malvarlığına el konmuştu: Bahis baronunun şirketinin reklamı ekranda

Mal varlığına el konan ve yasa dışı bahisle ilişkilendirilen Şeref Yazıcı’nın şirketi Darkex’in reklamı, Kocaelispor–Fenerbahçe maçında stat panolarında canlı yayınlandı.

Bugün malvarlığına el konmuştu: Bahis baronunun şirketinin reklamı ekranda

Kocaelispor-Fenerbahçe maçından Darkex reklamının göründüğü bir kare

03.02.2026 12:35

Oval Ofis’te Epstein gerilimi: Trump sorular yükselince basını kovdu

Trump, Epstein dosyalarının kendisini akladığını savundu; ancak ısrarlı sorular Oval Ofis’te krize yol açtı. Gazeteciler salondan apar topar çıkarıldı.

Oval Ofis’te Epstein gerilimi: Trump sorular yükselince basını kovdu

Fotoğraf: ABD Senatosu

02.02.2026 18:37

Devlet Bahçeli, Özgür Özel'i aradı: Osmaniye ziyareti için teşekkür etti

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i telefonla aradı. Bahçeli, Özel'in kandilini kutladı.

Devlet Bahçeli, Özgür Özel'i aradı: Osmaniye ziyareti için teşekkür etti

Fotoğraflar: Devlet Bahçeli (solda), DHA | Özgür Özel (sağda), CHP

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!