21 Mart 2020 13:06 Güncelleme: 21 Mart 2020 18:18

Sendikalaşan işçiye ‘virüs’ kıyımı: Hem işten atma, hem ücretsiz izin

Uğur Derin Dondurucu fabrikasında patron 300 işçiyi ücretsiz izne çıkarırken, yerel kamuoyuna izinlerin ‘ücretli’ olduğunu iddia etti. İşçiler ise 300 kişiden çoğunun işten atıldığını söyledi.

GÜNCELLENDİ

Fotoğraf: DHA

Yoldaş TAŞ
Aydın

Ülke genelinde koronavirüs salgınını fırsata çevirerek işten atmaları sürdüren fabrikalara bir yenisi daha eklendi. Aydın’ın Nazilli ilçesinde bulunan Uğur Derin Dondurucu fabrikasında patron 300 işçiyi ücretsiz izne çıkardı. Verilen iznin ücretsiz olduğunu ve bu 300 kişiden çoğunun işten atıldığını belirten işçiler, işverenin ‘işçileri ücretli izne çıkardık’ açıklamasına tepki gösterdi. “Uğur patronu aklımızla alay edip, kamuoyunu yanıltıyor” diyen metal işçileri yaşananları Evrensel'e anlattı.

Geçtiğimiz Cuma günü yaptığı açıklama ile 1950 işçinin 300’üne koronavirüs salgını karşısında "tedbir" olarak ücretli izin verdiğini belirten şirket müdürü, bu işçilerin solunum yetmezliği ve kronik rahatsızlığı olduğunu iddia etmişti. Fabrikada termal kameraların kurulduğunu ve işe giriş çıkışlarda işçilerin ateşlerinin ölçüldüğünü belirten şirket müdürü, şirketin bütün yurt içi ve yurt dışı işlemlerini telekonferans yöntemi ile çözmeye başladığını belirtti. İşçilere maske dağıttıklarını ifade eden şirket müdürü, üretimi durdurma gibi bir düşünceleri olmadığını, üretimi durdurma kararının devleti ekonomik olarak zarara uğratacağını düşündüklerini söyledi. Fabrika müdürü İzne çıkarılan 300 işçinin işten çıkarılmadığını ve bu uygulamanın idari izin olduğunu da iddia etti.

‘UĞUR PATRONU VİRÜSÜ FIRSATA ÇEVİRİYOR’

Uğur Soğutmanın sendikaya üye olduğu gerekçesiyle yaklaşık 200 işçiyi işten attığını belirten bir işçi, “Uğur patronu virüs nedeniyle izin verdiğini belirtiyor fakat durum böyle değil, ne salgını ne de işçinin canını düşünür bunlar. Canlarını al ceplerine dokunma. Zaten sendika üyesi işçileri her gün üçer beşer işten atıyorlardı, şimdi de virüsü bahane ederek işçileri toplu bir biçimde işten atma gerekçesi yapıyorlar. Tek istedikleri her işçi kontrollerinde olsun, eskiden olduğu gibi ayaklarına dolanmasın. Bu paralı kölelik devam etsin istiyorlar, fakat artık hiçbir şey eskisi gibi gidemez” dedi.

“Evet, izne gönderiyorlar ama geri almamak üzere” diyen bir başka işçi, “Patron ücretli izin demiş ama idari izne çıkarılan 300 işçi de ücretsiz izne çıkarıldı. Çoğu işçiye zorla yıllık izin kullandırıldı. Ben de zorunlu yıllık izin kullandırılanlardan biriyim. Müdürler yerel basına ücretli izin diyerek şirketin reklamını yapıyor, fakat durum hiç de böyle değil. 16 günlük bir ücretsiz izin durumu var ortada ve bu izne çıkarılanların çoğunda 16 günün sonunda işten atılacak mıyım endişesi var. Çünkü Uğur Soğutma işçinin sağlığını düşünecek en son fabrika, her gün işçi çıkarılıyor, mobbing yapılıyor. Böyle bir yerde virüs var ve patron bizim sağlığımızı düşünüyor diyemiyoruz. Uğur patronu işçiye yağmurlu günde su vermez. İşveren şimdi bu virüsü fırsata çevirerek toplu çıkışın yolunu bulmaya çalışıyor” diye konuştu.

TEHLİKE İÇİNDE ÇALIŞIYORUZ!  

Şirketin gerekli önlemleri aldığını açıkladığını fakat durumun böyle olmadığını söyleyen bir işçi, “Bir çok bölümde dip dibe çalışmak zorundayız. Servisler dezenfekte ediliyor ama orada da durum aynı. Bu salgın çok hızlı yayılıyor, fakat servislerde herkes yan yana oturmaya devam ediyor. Sağlıkçılar bu salgına karşı yeterli uykunun öneminden bahsediyor fakat gece vardiyası tam gaz devam ediyor. Dinlenemeden bir sonraki gün tekrar işe gitmek durumunda kalıyoruz. Ben şu ana kadar herhangi bir termal kameraya da denk gelmedim. Belediyeler evde kal diyor, bakanlar evde kalın diyor ama Uğur patronu üretim devam edecek diyerek tehlike ortamında bizleri çalıştırmaya devam ediyor. Asıl olması gereken bir an evvel yerel basına söyledikleri yalan gibi ücretli izin vermeleri. Üç yüz işçiye ücretsiz izin veriyor peki geriye kalan 1650 işçi makine mi?” dedi.

İŞTEN ATMALAR ÇEŞİTLİ SEBEPLERLE SÜRÜYOR

7 yıldır Uğur Soğutma’da çalıştığını belirten Fadime Dokuz, “Uğur’da çok kötü çalışma koşullarında eşimle birlikte çalışıyorduk. 2018’de başlayan sendikal örgütlenme sürecinde bizde rol aldık ve Türk Metal’e üye olduk. Eşim sendikalaşma sürecinde ilk işten atılan 74 işçinin arasındaydı, sendikanın açmış olduğu işe iade ve sendikal tazminat davalarını da kazandı.  Ben fabrikada çalışmaya devam ediyordum bu yıl başında hamile olduğumu öğrenince işverene evraklarımı sundum ve yasal hakkım olan çalışma saatleri ve çalışma koşullarını kullanmak istediğimi söyledim. Amirim yüzüme karşı 'Zamansız çocuk yapıyorsunuz' deyince ben de çocuk yapmak için sizden izin mi almamız gerekiyor dedim. Fabrikada gebe olan kadın işçilerin çalıştığı bölümde çalışmaya başladıktan 2 hafta sonra beni muhasebeden çağırdılar ve 'Seni İstanbul'a temizlik personeli olarak gönderiyoruz' dediler. Ben şok oldum tabi. 1 çocuğum var bir de gebeyim ve Nazilli'de oturuyorum, İstanbul ne alaka diye sorunca İstanbul bahane sendika üyesi olduğun için işten çıkarılıyorsun dediler. Bana İstanbul'a gitmek istemiyorum yasal haklarımın tarafıma ödenmesini istiyorum diye bir yazı yazdırdılar ve iş akdimi fesih ettiler. Bu da yetmezmiş gibi arabuluculuk bürosuna götürüp dava açmamam için anlaşma yaptılar. Kul hakkının yendiği adaletsizliğin had safhada olduğu bir işletme bu fabrika" dedi.

TÜRK METAL: BASKI HER GEÇEN GÜN ARTIYOR

Konu ile ilgili açıklama yapan Türk Metal Sendikası Nazilli Temsilciliği; “İşverenin açıkladığı gibi ortada bir ücretli izin durumu yok. Kronik hastalığı olan emekçilere iki hafta ücretsiz izin veriliyor ve hastaneden rapor almaları için zorlanıyor. Fabrika içerisinde sendika üyelerimize yönelik baskı, mobbing ve yıldırma politikası ise her geçen gün artmaya devam ediyor. Üyelerimizin yıl başı zam oranları düşük tutularak eşitlik ilkesine ve iş barışına açıkça bir saldırı durumu ile karşı karşıyayız. İşçiler zorla İstanbul’da temizlik personeli olarak gönderilme teklifi ile işten atmanın bahanesi olarak kullanılıyor. Hamile ve engelli işçiler hiçbir sebep olmadan işten atılmış durumda. Üyelerimizin e-devlet şifresi kanuna aykırı bir şekilde alınarak sendikadan istifa ettiriliyor. Patron geçerken ayağa kalkmadığı gibi sudan sebeplerle işten atmalar devam ediyor. Uğur işverenin bütün bu tavırlarına karşı Uğur işçisi birliği güçlendirerek mücadele etmeye devam edecek” dedi.

Reklam