02 Mart 2020 09:44

Patron "işçi atmadım" dedi ama işçiler yalanlıyor: Sendikalaştık, işten atıldık

Sendikalaşma mücadelesinin sürdüğü Uğur Motorlu Araçlar’da işçiler, patronun "işçi atmadım" iddiasını yalanladı. İşçiler, ocak ayından bu yana her gün en az 2-3 işçi işten atıldığını söyledi.

Fotoğraf: Google Street View

Doğukan DOĞAN
Aydın

Uğur Motorlu Araçlar patronu "fabrikada işten atma" yaşanmadığını söylese de işçiler patronu yalandı. 21 Şubat'ta Evrensel'de yayımlanan "Uğur Motorlu Araçlar’da (UMA) çalışan yaklaşık 100 işçi işten çıkarıldı" başlıklı haberin ardından şirket, avukatı aracılığıyla gazetemize bir ihtarname gönderdi. İhtarnamede yazılanlar ise UMA ve Uğur Soğutma işçilerini şaşkınlığa uğrattı. İhtarnamedeki iddiaya göre şirket hiçbir zaman işçilere baskı yapmadı ve işten atmalar yaşanmadı. İhtarnamedeki iddiaları işçilere sorduk.

Türk-İş’e bağlı Türk Metal Sendikasında örgütlenen işçiler fabrikada çok sayıda işçinin işten atıldığını aktardı. Ocaktan bu yana toplam 100 işçinin işten çıkarıldığını belirten Cevdet, “9 sene 9 ay boyunca UMA’da çalışmış bir işçiyim. Ocak ayından bu yana her gün en az 2-3 işçi işten atıldı. Bugüne kadar 70’e yakın beyaz yakalı, 40 civarı mavi yakalı işçi işten atıldı. Zaten bize duyumlar geliyordu. Müdürlerden birinin ‘Eski personelin yüzde yetmişini temizleyeceğim’ dediğini biliyoruz” dedi.

SENDİKALAŞMA MÜCADELESİ SÜRÜYOR

İşten atılma sürecini de anlatan Cevdet, “Kayyum döneminde işçilerin sendikal mücadelesi başladı. Daha sonra müdürü sendikalaşmaya göz yumuyor diye gönderdiler. Daha sonra gelen müdür işçilerle yaptığı ilk toplantıda bize önce ‘Arkadaşlar şu an fabrikamızın mevcudu 300, biz bu sayıyı 600’e çıkaracağız, dedikodulara aldırmayın’ dedi. Aradan bir ay geçti, bu sefer ‘Fabrikanın durumunu görüyorsunuz. Sendikalaşma bize zarar veriyor’ dedi” dedi.

Esaslı yer değişikliğinin işçinin onayına bağlı olduğunu belirten Cevdet, “UMA’da iş yok diye, hepimizi Uğur Soğutma’ya gönderdiler. Ayrıca bizi Uğur Soğutma’ya gönderirlerken soğutmadan da sürekli işçi çıkarılıyordu. En sonunda müdürle konuştuk, ‘Siz bizi UMA’dan Soğutma’ya gönderiyorsunuz ama buradan sürekli işten atılmalar oluyor. Biz hangi güvenceyle çalışalım burada?‘ diye sorduğumuzda. Bize ‘Onların meselesi başka. Onların yüz kızartıcı suçları var’ denildi. Yüz kızartıcı suç olarak adlandırdığı şey işçinin sendikal mücadelesi” dedi. Bu durumu içine sindiremediğini belirten Cevdet, “Ben tepki gösterdikten sonra müdür, ‘Soğutma’ya gidecek misin, gitmeyecek misin?’ diye sordu. Bir şey demedim ertesi gün işten attılar. 9 yıl 9 ayın karşılığı olarak 35 bin TL verdiler” diye konuştu.

“PATRONLAR YENİ İŞ ALANLARINI DA ENGELLİYOR”

UMA’da çalışan ve sendikalı olmayan bir başka işçi Enes ise iki sene boyunca çalıştığını ve iki senelik emeğinin karşılığını alamadığını aktardı. Deneme süresi adı altında sömürünün katmerleştirildiğini belirten genç işçi Enes, “Ben grafikerlik yapıyordum. 3 ay deneme süresi olacağını ve bu süreçte asgari ücret alacağımı, deneme süresi bittikten sonra zam yapacaklarını söylediler fakat deneme süresi bittikten sonra herhangi bir zam yapılmadı. Daha sonra ise bizim departmana ihtiyaç kalmadığını söyleyip hepimizi işten attılar” dedi. İşine saygı gösterdiği için her zaman en iyisini yapmaya çalıştığını belirten Enes, “Bizle beraber işten atılan iki arkadaşı tekrar işe aldılar fakat Uğur Soğutma adı altında UMA’nın da işini yapıyorlar. Yani aslında departman hala çalışıyor hatta motosiklet fuarlarına katılıyorlar. Fakat olan bize oldu” dedi. Ocak ayından bu yana işsiz olduğunu belirten Enes, “Buradaki patronlar ilişkilerini kullanarak yeni iş alanlarının oluşmasını engelliyor. İstiyorlar ki insanlar onlara muhtaç olsun ve ben de asgari ücretle onları çalıştırmaya devam edeyim. Yeni iş alanları açılırsa işçi çok daha kolay karşı çıkacak bazı şeylere. Bunu istemiyorlar” dedi.

“ESAS İHTARNAMEYİ BİZ PATRONLARA VERİYORUZ”

Bir başka genç işçi Sercan ise 2014 yılında işe başlamış ve şu an 26 yaşında. Otomotiv teknolojisi mezunu olan Sercan, iki buçuk yıl boyunca üretimde çalıştığını daha sonra teknik birim ekibine geçtiğini ve 3 yıl da orada çalıştığını aktardı. İşine hakim olduğunu belirten Sercan, uzman yardımcılığından uzmanlığa terfi etmiş. Sendikalı olmasının esas sebebinin primlerde yapılan adaletsizlik olduğunu belirten Sercan, “Müdürler 60-70 bin TL’lik primler alırken bize hiçbir şey verilmiyordu. Bizim ilk 5 yıl boyunca, yıl içerisinde toplam 14 gün yıllık iznimiz varken bunun sendikayla beraber daha fazla artabileceğini öğrendim. Bunlardan dolayı sendikalı olmaya karar verdim” dedi. İşten atılma sürecini de aktaran Sercan, “Daha sonra Uğur Soğutma’dan UMA’ya sadece bir haftalık bir müdür atadılar. Bu müdür bir hafta boyunca tek tek her işçi için rapor tuttu ve yönetime gönderdi. Daha sonra bu ayın 7’sinde mesai bitimine 15 dakika kala bizi toplantıya çağırdılar ve çıkışımızı verdiler. Zamanını bilerek ayarlamışlar. Dışarı çıktığımızda hiçbir işçi kalmamıştı. Böylece işçilerin ani tepkisini engellemiş oldular” dedi. İhtarnamedeki iddiaların gerçekçi olmadığını belirten Sercan, “Hamilelik izni biten bir işçiyi geldiği gün işten atmış insanlar bunlar. Hakkımızı gözetiyorlarmış... Hani nerede? İşçi arkadaşlarım bunların korkusundan beni aramıyorlar, onları da sendikalı sanarlar da işten atarlar diye. Esas ihtarnameyi biz patronlara veriyoruz. O sendika o fabrikalara girecek ” dedi.

“BÖLÜM ŞEFLERİ SÜREKLİ MOBİNG UYGULUYOR”

Uğur Soğutma’dan görüştüğümüz işçiler de hak arama mücadelesine devam ediyor. İşten atılan soğutma işçisi Ali, yeni giren işçilere bölüm şeflerinin “sendikaya üye olmayın” baskısı yaptığını ifade etti. İşçilerin e-devlet şifrelerini alıp, sendikaya üye olup olmadıklarını kontrol ettiklerini belirten Ali, “Bölüm şefleri işçilere ‘sendikaya girmezseniz bu fabrikada ömrünüz uzar’ diyorlar. Ben 10 yıl çalıştım fabrikada. Aynı baskıları ben de yaşadım. İlk olarak tuvalette çok durduğum için savunma yedim. 2-3 hafta sonra şef beni sıkıştırıp ‘Sendika propagandası yapıyormuşsun’ diye söylendi. Sonra muhasebeden çağırdılar. ‘İstanbul’da görev var gider misin?’ diye sordular. Kabul etmeyince çıkışımı verdiler” dedi. Bölüm şeflerinin patronlara tazminat ödettirmemek için işçilere sürekli mobbing uygulandığını söyleyen Ali, “Fabrikada işçiler gün içerisinde sürekli başka bölümlere yollanıyorlar. En küçük hatada işçilerden savunma alınıyor” dedi.

“İHRACAT REKORLARI KIRAN PATRONLAR SERVİSTEN KÂR ELDE ETME AMACINDA MI?”

İlk kayyum yönetimiyle beraber sendikalaşma mücadelesine başladıklarını belirten işçi Veli, “İlk kayyum müdürü sendikanın işçinin hakkı olduğunu fakat bunun başkalarının yönlendirmeleriyle olursa eğer suç olacağını  belirtti. Daha sonra biz örgütlenme çalışmalarına başladık. Fakat daha sonra yönetim değişip ikinci kayyum dönemi gelince işler değişti. Müdür sendikaya engel olmak istedi ve çıkıp bize ‘burası 64 yıllık bir firma. 64 yıldır aklınız neredeydi de bugün sendika istiyorsunuz? Siz sendika hakkınızı kullanın biz de karşı çıkma hakkımızı kullanacağız. Önceki kayyumun vaatleri onu bağlar, o çıtayı çok yükseltmiş‘ dedi. Çıtayı yükseltmekten kastettiği sadece yemekhane ve tuvaletlerin insani biçimde yeniden düzenlenmesi” dedi.

İşçilerin sendikadan istifa ettirilmeye başlandığını belirten Veli, “Sendikal mücadelemiz sayesinde köylere ve yakın ilçelere servis koydurttuk. Fakat İhtarnamede ihracat rekorları kırdığını belirten şirket servisleri kaldırttı. Bize ‘İmkanı olan gelsin, olmayan çıksın. Hadi şimdi sendikanız sizi kurtarsın bakalım?’ dediler. İhracat rekorları kıran patronlar servisten kâr elde etme amacında mı? İhtarnamede haklara saygılı olduklarını söylüyorlar ama fabrika içerisinde işçilere ‘sonunun diğer işçiler gibi olsun istemiyorsan sendikadan ayrıl’ diye baskı yapıyorlar” dedi.

UĞUR MÜDÜRÜ BAŞKA FABRİKADA GÖRÜNCE İŞTEN ATILDI

Sendikal mücadele dolayısıyla atılan işçi Musa ise bir sene boyunca iş bulamadığını belirterek, “Uğur Soğutma’dan atıldıktan sonra Çağdaş Cam Fabrikasına girdim. Bu fabrika Uğur Soğutma’ya cam satıyor. Bir gün Uğur Soğutma’dan bir müdür beni gördü ve ertesi gün performans düşüklüğü sebebiyle işten atıldım. Uğur patronları ilişkilerini kullanarak işten attığı işçilerin çalışmasına engel oluyor. İnsanlar iş için Denizli ‘ye gitmek zorunda kalıyor” dedi. Aynı şekilde eşine de baskı yapıldığını belirten Musa, “Kayınpederimi arayıp fabrikaya çağırmışlar. Yönetici ‘Kızın sendika üyesi, söyle ayrılsın’ demiş. Eşim bu durumu kabullenmedi ve işten ayrıldı” dedi.

2 sene önce işten atılan ve bugün işsiz olan bir başka işçi Mustafa ise hala iş aradığını belirtirken, şirketin gazetemize gönderdiği ihtarname için, “Yalan haber diyorlar. Bunların hepsini biz yaşadık. Biz şahidiz. Evrensel’i bunlarla susturamazsınız” dedi. Yerel basına da tepki gösteren Mustafa, “Kimseye sesimizi duyuramıyoruz. Yerel basın sorunlarımızı görmüyor. Çünkü çoğu Uğur’dan reklam alıyor. Her şey ticaret mi? Reklam mı? Basının sorumlulukları yok mu?” dedi.

Reklam