21 Mart 2020 00:07

Akar Tekstil işçileri: Mücadele etmezsek sermayenin tutumu belli

"İşçiler ve sendikalar yaşam hakkı için, ücretli izin hakkı için mücadele etmezse sermaye ve hükümetinin tutumu bellidir."

Fotoğraf: DHA

Akar Tekstil işçileri
İzmir

20-30 kişilik kahvehaneler, kafeler, camiler, okullar, toplu bulunulan yerler olduğu gerekçesiyle kapatılırken 2 bin kişinin aynı fabrikada, tekstil tozları içinde üstelik fazla mesai ile çalıştırılmasına izin verilmesi çelişkidir. Fabrikalar daha kalabalık ve hijyen bakımından daha riskli. Tuvaletlerden yemekhaneye, soyunma odasından çalışma alanına kadar her yer tıkış tıkış, virüs yoksa bile oluşma olasılığı çok yüksek. Üstelik bütün topluma yayılma risk potansiyeli de kafelere göre daha büyük. Bütün bunları konuşunca, aslında patronların kârının karşısında ne işçinin ne de halk sağlığının bir değeri olduğu gün gibi açığa çıkıyor. 

El hijyen malzemesiyle sorunun çözüldüğüne kimse inanmıyor ama o bile dün sabah işe geldiğimizde hijyen kutularının akşamdan boşaldığı için doldurulmamış olduğunu gördük yani bunu da göstermelik yapıyorlar. Dolayısıyla işçilerin ve halkın sağlığı dikkate alan, gerçek önlem ücretli izinle üretime ara verilmesi olur. Hükümet yetkililerinin virüse karşı nerdeyse tek önlem olarak evinizden çıkmayın, çağrıları yapması ama milyonlarca işçinin, üstelik sağlıksız fabrika ortamında çalışmak için evden çıkmak zorunda bırakması, bunun için karar almaması işçi ve ailelerine karşı çifte standarttır. İnsan yerine koymamadır. İşçiler ve sendikalar yaşam hakkı için, ücretli izin hakkı için mücadele etmezse sermaye ve hükümetinin tutumu bellidir.

Reklam