18 Mart 2020 22:10

"Kolonya bile sınıfsal duruma göre tedarik ediliyor"

"Atölyede çalışanların neredeyse tamamı 55 yaş üzeri. Çoğunda sağlık sorunları mevcut. Derler ya son zamanların meşhur cümlesi “Kefenimizi giydik de çıktık”, biz her gün kefenimizi giyip çıkıyoruz."

Fotoğraf: Pixabay

Paylaş

Ankara’dan bir işçi

Merhaba Evrensel okurları. Beyaz yaka dahil toplamda 20 kişilik bir atölyede çalışıyorum. Son dönemlerdeki haberler malumunuz, hızla yayılan koronavirüsle mücadele etmeye çalışıyoruz. Alınan önlemler yeterli değil. Elbette bizden beklenen “Kendinizi koruyun, zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın” gibi çoğu zaman bireysel önlemler. Çoğumuz çalışmaya mecburuz ve ücretsiz izin yapamayacak kadar kötü durumdayız. Ekonomik olarak çalışıyorken bile gideremediğimiz ihtiyaçlarımız var. Bir de buna bireysel korunmamızı gerektiren ürünlerin fahiş fiyatları eklenince evde oturmak bizim için hayalden ibaret. En basitinden yıllarca güzel kokusu ve dezenfektan özelliği sebebiyle her evde bulunan kolonyanın bile fiyatı almış başını gidiyorken bizden maske, eldiven vs. bulundurmamız bekleniyor. Şu anda benim çalıştığım işyerinde maske yok. Kolonya da sadece beyaz yakaya. Beyaz yakanın odası binanın içinde katlarda, mavi yaka ise atölye kısmında çalışıyor. Odalarda kolonya var bir de beyaz yakanın ortak alanına şişe kolonya alındı. Ancak yaklaşık 12-13 kişinin çalıştığı, birlikte mola yaptığı alanlarda herhangi bir dezenfektan bulunmuyor. Yalnızca su ve sabun. Evet, neyse ki onlar var, gazetenizde okuyorum birçok fabrikada onlar da yok.

İşyerine varmak için burun buruna binilen otobüslerle yolculuk yapıyoruz, atölyede çalışanların neredeyse tamamı 55 yaş üzeri. Çoğunda sağlık sorunları mevcut. Hani derler ya son zamanların meşhur cümlesi “Kefenimizi giydik de çıktık”, biz her gün kefenimizi giyip çıkıyoruz. Bu hastalık bağışıklığı düşük, solunum yolu ve farklı hastalıkları olan insanları daha fazla ve çabuk etkiliyor ama biz de önlemimizi alamıyoruz maalesef. Çoğu asgari ücretin biraz üzerinde ücret alan insanlar çalışıyor burada. Durumlar göreceli de olsa iyi ama asgari ücretle çalışan o kadar fazla insan var ki insan düşünmeden edemiyor bu insanlar en temel ihtiyaçlarını bile karşılayamıyorken nasıl alsınlar kolonya, maske, eldiven vs... Bir de işyerinde ayrımcılığa maruz kalıyorlar. Tamam bağışıklığı düşük belli bir yaş üzerini daha fazla etkiliyor ama kolonyanın bile sınıfsal duruma göre tedarik edildiği bir yerde haliyle şansa kalıyor iş.

"ZENGİNİN AYAKKABISINA TOZ DEĞMEZ"

Aslında herkesin beklediği sokağa çıkma yasağı olması, ücretlerimizin ödenmeye devam etmesi; mesai ücretiyle geçinenler, ek iş yapmak zorunda kalanlar için de söylüyorum kesinlikle kredilerin, vergilerin alınmaması, ertelenmesidir beklenen. En azından bizim aramızda konuştuğumuz şeyler bunlar. Ama patronların ve hükümetin bunu istemedikleri malum. Zira patronların kârları işçilerin sağlığından daha önemli oldu her zaman. Var olan bütün hükümetler de patronların ağzına baktıklarından biz müdahale etmezsek bu böyle gidecektir. Zengini arabasıyla gider gelir ayakkabısına toz değmez, işyerinde en kaliteli dezenfektanlarla temizliğini sağlar, işçisi otobüslerde burun buruna yolculuk yapar işyerine gelir bir ayırım da işyerinde görür.

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Biz kadınlar, bu sorunları çözebiliriz

SONRAKİ HABER

CHP'li Serkan Topal'dan koronavirüs çağrısı: İnternet ücretleri düşürülmelidir

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...