29 Şubat 2020 14:07

Erdoğan 2 günlük sessizliğini bozdu: Putin’e de söyledim, bizi rejimle bırakın, dedim

Cumhurbaşkanı Erdoğan İdlib saldırısının ardından ilk kez konuştu, mültecilerin geçiş yaptığı sınır kapılarının açıldığını teyit etti: Kapıları kapatmayacağız.

Fotoğraf: AA

Paylaş

İdlib saldırısının ardından iki gün sonra ilk kez kameralar karşısında açıklama yapan Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, muhalefetin asker ölümlerine tepki gösterirken sorduğu “Türkiye'nin Suriye'de ne işi var?” sorusuyla ilgili olarak, “Aslında 'Türkiye terör örgütlerine ve kendine düşman bir rejime teslim olmalı’ önerisini bize tavsiye ediyorlar, bunların yaptığı budur. Suriye halkı 'Tamam iş bitti.' demeden bizim oradan çıkma niyetimiz de yok” dedi. 

Rusya Devlet Başkanı Putin'e, "Sizin orada ne işiniz var" dediğini ve Türkiye ile Suriye rejimini baş başa bırakmaları gerektiğini söylediğini anlattı. İdlib saldırısının ardından mülteciler için “açık kapı” siyaseti izlendiğini teyit eden Erdoğan, “Bu sabah itibariyle yaklaşık 18 bin oldu kapıları zorlayıp geçenler ama bugün 25-30 bini bulabilir. Biz bu kapıları bundan sonraki süreçte kapatmayacağız" ifadelerini kullandı. 

Konuşmasında yaşamını yitiren asker sayısının 36’ya yükseldiğini açıkladı ancak Cumhurbaşkanlığı'ndan gelen açıklamada hayatını kaybeden asker sayısı 34 olarak güncellendi. 

Erdoğan sözlerinin devamında ise ekonomik gidişat için pembe bir tablo çizdi. 

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin İstanbul milletvekilleriyle Dolmabahçe Ofisi'nde bir araya geldi. 

İdlib saldırısının ardından ilk kez konuşan Erdoğan’ın açıklamaları şöyle: 

GEZİ İDDİALARINI YİNE DİLE GETİRDİ

(Gezi Parkı) "Çatımızın üzerine çıkmaya yeltendiler. Duvarlara merhume annemle ilgili haşa edepsizce, hayasızca sloganlar yazdılar. 500 metre ötede Bezm-i Alem Valide Sultan Camisi'ni 3 gün, 3 gece işgal ettiler ve orada bira şişelerini, bira kutularını hep o dönemde topladık. Bütün bunları yaşadık. Bunlar burada yaşandığı halde, kendilerine güya bu ülkede vatansever havasına girenler, güya bu ülkeyi sevdiklerini ilan edenler ne yazık ki bu süreç içerisinde 'Sadece aydınlık gençler.' diye ana muhalefetin başı, bu gençleri ilan etmeye çalıştı. Bunlar aydınlık falan değil. Bunlar tamamıyla aldatılmış gençler. Bu da ifademin en iyi yanıdır. Olayın boyutu çok büyük.”

“İdlib meselesi ise ülkemizi farklı bir şekilde köşeye sıkıştırmak ve diğer kazanımlarımızı elimizden almak için özellikle kurgulanan, kışkırtılan bir konu olarak önümüze geldi. Bölgede yaşayan ve diğer yerlerden kaçarak gelen yaklaşık 4 milyon insan, rejimin kanlı saldırıları sebebiyle sınırlarımıza doğru şu anda harekete geçmiştir. Bunların 1,5 milyonu şu anda sınırımızdadır.”

“BİZİM ORADAN ÇIKMA NİYETİMİZ YOK”

“Mesela diyorlar ki; 'Sizin orada ne işiniz var? Şu anda Suriye tabii ki işgal altındaki topraklarını korumak durumundadır.' Bunu da çok açık net söyleyenlere söyledim. Dedim ki 'Kusura bakmayın biz oraya Esed'in davetlisi olarak gitmedik. Biz oraya Suriye halkının davetlisi olarak gittik ve Suriye halkı 'Tamam iş bitti.' demeden bizim oradan çıkma niyetimiz de yok. Bunu da bilmenizi özellikle istiyorum.' dedim." 

“DÜN PUTİN’E DE SÖYLEDİM, ‘BİZİM ÖNÜMÜZDEN ÇEKİLİN’ DEDİM”

"Dün Sayın Putin'e de söyledim, 'Sizin orada ne işiniz var? Eğer siz üst kuracaksanız, üssü yine kurun ama şu anda orada siz, bizim önümüzden çekilin, bizi rejimle baş başa bırakın. Biz de rejimle gereğini yaparız.' Tabii ona da 'Biz çekildik.' diyemiyorlar. Menfaatleri nedir inanın bunu çözebilmiş değiliz. Yani 2-3 tane üsse, Tarsus'ta bir deniz üssü, içeride iki tane işte Lazkiye'de, vesairede üsse işte bir Hmeymimleri var bunların var meşhur, kurun, bundan bizim bir derdimiz yok. Dün gece Trump diyor ki 'Ya burada Putin'in ne beklentisi var? Ne istediği var?' Bunları söyledikten sonra bir de 'Kamışlı'da bir petrol olayı bunların var.' dedim. 'Orada petrol var mı?' dedi. 'Orada petrol var.' dedim, 'Ama Deyrizor kadar değil.' dedim. Ondan sonra böyle bir tabloyla karşı karşıyayız. Fakat bizim böyle bir derdimiz yok. Bizim ne petrol derdimiz var ne orada toprak derdimiz var. Biz sadece bir güvenli bölgeyle sınırlarımızı teminat altına almak istiyoruz."

"Türkiye'nin Suriye'de ne işi var?, sorusu aslında 'Türkiye terör örgütlerine ve kendine düşman bir rejime teslim olmalı.' önerisini bize tavsiye ediyorlar, bunların yaptığı budur. Buradan şimdi milletime soruyorum, terör örgütlerine teslim mi olalım? Ülkemize düşman rejime boyun mu eğelim? Bunları kullanarak vatanımızın bütünlüğüne ve milletimizin birliğine göz dikenlerin önünde diz mi çökelim? 

“Bütün bunlar olurken gün boyu sürekli liderlerle görüşmelerinin olduğunu aktaran Erdoğan, "Ana muhalefetin başı hariç. O arama lütfunda bulunmadı. Neymiş 'Ben onu arayacakmışım.' Ben seni niye arayayım ya? Dünya bizi arıyor, sen de bizi ararsın biz de sana bütün detaylarıyla her şeyi veririz.” 

ERDOĞAN YİNE PARA DEDİ 

“Aradım tekrar Merkel’i (Almanya Başbakanı) dedi ki para hazır. Ben de ama bu para bize ulaşmıyor. Artık dedim ki biz size buradaki mültecileri gönderelim 25 milyon avro almayalım biz size 100 milyon avro verelim. Merkel tabii kabul etmedi. Yeni bir göç dalgasını kaldıracak durumda değiliz.” 

“KAPILARI KAPATMAYACAĞIZ”

“Aylar önce, ‘Bu böyle giderse biz kapıları açmak zorunda kalacağız" dedik. Rahatsız oldular, inanmadılar bizim bu söylediklerimize. Biz de dün ne yaptık? Kapıları açtık, şimdi bu sabah itibarıyla yaklaşık 18 bin oldu, kapıları zorlayıp geçenler. Ama bugün 25-30 bini bulabilir. Biz bu kapıları bundan sonraki süreçte de kapatmayacağız. Bu devam edecek." 

EKONOMİK GİDİŞAT İÇİN PEMBE TABLO ÇİZDİ

"İşte biz içeriden dışarıdan, 'Battık, bittik, yıkıldık, şu bu...' Bunların hepsini söylüyorlar değil mi? Böyle bir dönemde biz bu mücadeleyi sürdürüyor muyuz? Sürdürüyoruz. Herhangi bir yerden en ufak bir destek geliyor mu? Yok gelmiyor. Ama biz elhamdülillah maddi imkanlarımızla maddi gücümüzle bu yola devam ediyoruz. İşte Türkiye 2013 yılından beri yaşadığı 2018 yılında da tarihinin en sinsi saldırılarından birine maruz kaldığı ekonomik sıkıntılarını çözme yolunda kararlı adımlarla ilerliyor. Her gelen veri, toparlanma dönemini geride bırakıp yeniden yükselişe geçtiğimizi tekrar tekrar teyit ediyor."

"Bu rakamlar tartışmasız bir şekilde ekonomide başarının ifadesidir. Hep birlikte kriz bekleyenleri hüsrana uğratan bir yeniden yükseliş hikayesini yazdık, yazıyoruz. Birbiri ardına gelen olumsuz gelişmelere rağmen yakaladığımız bu güçlü ivmeyi devam ettirmekte kararlıyız” (HABER MERKEZİ)

Reklam
Reklamsız Evrensel için abone ol
ÖNCEKİ HABER

Norveç ile İsrail arasında güçlü ticaret artışı

SONRAKİ HABER

Antep’te sosyal medyadaki İdlib paylaşımları nedeniyle 4 kişi gözaltına alındı

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...