19 Ocak 2020 15:04
Son Güncellenme Tarihi: 19 Ocak 2020 20:56

Hrant Dink katledilişinin 13. yılında vurulduğu yerde anıldı: Vazgeçmiyoruz Ahparig

Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink için 13 yıl önce katledildiği yerde anma etkinliği düzenlendi: On üçüncü yıl utanmak için geç değil. Buradayız, vazgeçmiyoruz Ahparig.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Eylem NAZLIER
İstanbul

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, katledilişinin 13. yılında vurulduğu yerde, vurulduğu saatte anıldı. Anmaya katılan yüzlerce kişi bir kez daha Hrant için adalet istedi, “On üçüncü yıl utanmak için geç değil. Biz bitti demeden bu dava bitmez. Buradayız Ahparig” diye haykırdı.

19 Ocak 2007 yılında katledilen Hrant Dink için 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekanı’na dönüştürülen Agos gazetesinin eski binası önünde anma töreni yapıldı. Dink anmasına gelenler, saat 12.00'den itibaren toplanmaya başladı.  Dink'in vurulduğu yer karanfillerle süslenirken üzerinde "On üçüncü yıl utanmak için geç değil”, “Biz bitti demeden bu dava bitmez", "Vazgeçmiyoruz Ahparig", "Adalet istiyoruz" yazılı dövizler yer aldı, Dink'in fotoğrafları eski gazete binasına asıldı. Gazete binası önünde Ermeni halk şarkısı "Sari gyalin" çalındı.

Tören öncesi Dink'in vurulduğu Şişli Halaskargazi Caddesi ve caddeye çıkan sokaklar polis tarafından kapatıldı. Ara sokaklarda TOMA'lar bekletildi. Anmaya katılmak üzere gelenler üzerleri aranarak içeri alındı.

Anmaya katılanlar "Hrant için adalet", "Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz" yazılı Kürtçe, Ermenice ve Türkçe dövizleri taşıdı.  Anmaya katılanlar sık sık “Buradayız Ahparig” “Hrant için, adalet için”, "Öldür diyenler yargılansın", “Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, "Faşizme inat kardeşimsin Hrant", “Biz bitti demeden bu dava bitmez” sloganları attı.

"HRANT'I ÖLDÜREN O KARANLIK ZİHNİYET SÜRÜYOR"

Anma öncesinde kısa bir açıklama yapan Hrant Dink'in arkadaşı Bülent Aydın, 2015 yılında Diyarbakır Sur'da öldürülen Tahir Elçi ve geçtiğimiz yaz geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybeden Cüneyt Cebenoyan'ı anarak, Selahattin Demirtaş ve Osman Kavala'ya selam gönderdi. Aydın, 24 Nisan 2011’de zorunlu askerliğini yaparken öldürülen Sevag Balıkçı’yı da anarak, “Hrant gibi davanın üstü kapatılmak istendi. 9 yıl sonra katil 16 yıl ceza aldı. Tutuklandı. Adalet yerini bulmadı. Hrant’ı da öldüren o karanlık zihniyet sürüyor” dedi.

Hrant Dink'in öldürüldüğü eski Agos binası önündeki anma programı saat 15.00'da başladı. Anmada Hrant Dink'in eşi Rakel Dink ve ailesi, olmak üzere CHP ve HDP milletvekilleri, Sanatçı Ahmet Kaya’nın eşi Gülten Kaya, Cumartesi insanları, demokratik kitle örgütü temsilcileri ile çok sayıda kişi katıldı. Anma Hrant Dink'in “Su çatlağını buldu” konuşmasının dinletilmesiyle başladı.

“DİNK, BU ÜLKENİN EN ÇOK İHTİYACI OLAN KARDEŞLİĞİN SEMBOLÜYDÜ”

Daha sonra 1994’te öldürülen Yusuf Ekinci’nin oğlu Serhat Ekinci konuştu.  Türkiye’deki faili meçhullere dikkat çeken Ekinci, "Hrant Dink'in alçakça aramızdan alındığı o lanetli günün 13. yılında, yine aynı yerde, her gördüğümüzde boğazımızın düğümlendiği kaldırımda bir aradayız. Hrant Dink, bu ülkenin en çok ihtiyacı olan kardeşliğin sembolüydü. Sanırım bizden alınışının en büyük nedeni de buydu. Çünkü, bu ülkenin karanlık kalplilerinin ağızlarından düşürmedikleri birlikten çok, bölünmüşlüğe ihtiyaçları var. Biliyorlar ki, ancak bu şekilde kendi atlarını rahatça oynatırlar. Türkiye halklarının, ezilenlerinin bir araya gelmesi, en büyük korkularıdır” dedi.

 Ekinci son olarak şunları söyledi: Musa Anter, Uğur Mumcu, İlhan Erdost ve Tahir Elçi ve nicesi böldükleri için değil, tam tersine bu ülkenin ezilenlerini bir araya getirdikleri için öldürüldüler. Affedilmez suçları buradadır. Ve tam da bu nedenle hiçbirisinin katilleri ve onları azmettirenler gerçek bir yargılamaya tabii olmadılar. Bu yargılamaların son halkası olan babam Avukat Yusuf Ekinci'nin de aralarında bulunduğu bir dizi Kürt aydınının 90'lı yıllarda öldürülmesine ilişkin dava geçtiğimiz ay sonuçlandı. Cinayetlerin yalnızca devletin elinde bulunan silahlarla işlediği ispat edilmişken ve bu cinayetleri işleyen şahıslardan birinin açık itirafları ortadayken, davada yargılanan tüm sanıklar beraat etti. Eğer adalet arıyorsak bulamayacağız. Çünkü vermeyecekler. Adalet, Türkiye'nin tüm ezilenlerinin bir araya gelip, hukukun üstün olduğu bir ülke için mücadele etmediği sürece de tesis edilmeyecektir. Öyle sanıyorum ki Hrant Dink ve onun gibi yüzlercesinin bize bıraktığı son vasiyet budur. “

FİNCANCI: HAKİKAT ARAYIŞI BİTMİYOR, BİTMEDİ HİÇ

Ekinci'nin konuşmasının ardından Hrant'ın Arkadaşları adına Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, basın açıklamasını okudu.  Fincancı, “Bu geçen 13 koca yılda faili meşhurlarını bizlerden köşe bucak kaçıran o devlet erkine karşı bağırmak, haksızlıklara karşı bağırmak kabalaşmadan sayılır mı? Hak mücadelesinin kendisi, dayanışmasıyla ezilenlerin inceliği değil de, nedir? Yüzbinlerin İstanbul’dan sel gibi akıp ‘Hepimiz Hrant’ız, hepimiz Ermeniyiz’ diye yükselen sesinde kabalık olabilir mi? Hrant için, adalet için 13 yıldır mücadele eden arkadaşları nicedir hakikati bu topraklardan sürgün etmiş erke rağmen hakikatin değerini hatırlatıyor hepimize. Hakikat arayışı bitmiyor, bitmedi hiç. Cumartesi annelerini meydanlardan sürseler de, hakikati haykıranları hapsetseler de, insanlığa karşı suçlarla sindirmek için üzerimize gelseler de, hakikati haykırmaktan vazgeçmemişti ya Hrant, vazgeçmeyeceğiz öyleyse hiçbirimiz. Kötülüğe karşı nefret değil bizimkisi. Bitimsiz bir mücadele. Kötülüğün sıradanlığına kapılmasın insan, hakları için mücadele etsin, boyun eğmesin erke” dedi.

“BURADAYIZ, VAZGEÇMİYORUZ AHPARİNG”

Fincancı son olarak şunları söyledi: “Bundan tam 13 yıl önce 18 Ocak gecesi o dönem Türkiye İnsan Hakları Vakfı başkanı olan canım abim Yavuz Önen ile akşam yemeğinde buluşmuşlardı. Hayallerimiz vardı. Bizler bir yandan enstitü hayalimizin ucundan, hak ihlallerinin etkili soruşturması, belgelenmesi için eğitici eğitimi yaparken, onlar da Travma ve İnsan Hakları Enstitüsü hayallerimizi paylaşmışlardı yemekte heyecanla. Sonra 19 Ocak 2007, saat 3’ü 5 geçe zaman durdu hepimiz için. Şaşkındık, birlikte kurulan hayallerin sıcaklığı hala yüreğimizde… O hayallerden hiç vazgeçmedik, adım adım ilerledik o günden bugüne. Çünkü bu toprakların yarası hiç kapanmadı. Kapanması bir yana, her gün yeniden kanırtan bir devlet erki ile yaşamak zorunda kalıyoruz. Daha birkaç gün önce kayıplara karıştı Keldani bir çift, Süryani Mor Yakup Manastırı rahibi Aho’yu gözaltına aldılar. Kılıçtan geçirmek, çöllere sürmek yetmedi, her gün yeniden yaşasın o güvercin tedirginliğini Türkiyeli Ermeniler diye elinden geleni ardına koymadı devlet erki. Yaşadıkları mahallelerin adı Bozkurt, caddesi Ergenekon, okulları Talat Paşa nam, soykırım Osmanlı’nın ama iade-i itibar Türkiye Cumhuriyeti’nin oldu. Birlikte yaşamayı, çok dilli, çok kültürlü olmayı başaramadığımız gibi yarattığımız kuraklıktan da utanmaz olduk. Sıra Kürtlere geldiğinde havan mermileri ile delik deşik ettikleri evlerin duvarlarına yazılama yaptı devletin memuru. Biz yüzleşmedikçe, onarmadıkça yaralarımızı, her yeni güne yeni ötekilerle yaralarımız büyür, yenileri açılır oldu. Sözümüz var Hrant’a, yaralarımızı bilip de onarmak boynumuzun borcu. Yarın yüzleştiğimizde, küçük Eichmann’lar yalnızca emre itaat ettiklerinden dem vurup sıradanlaştırmaya çalıştığında kötülüğü, utanmak için geç değil, evet ama kötülüğü tanımalı ve sahiplerini bir bir ortaya koymalıyız. Hrant için, adalet için! Buradayız, vazgeçmiyoruz Ahparig.”

 

MEZAR BAŞINDA ANMA

Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink için mezarı başında da anma yapıldı. Zeytinburnu Balıklı Ermeni Mezarlığı’ndaki kabri başında düzenlenen anma törenine Dink’in eşi Rakel, oğlu Arat, kızları Sera ve Delal Dink, dostları, sevenleri, Agos gazetesi çalışanları ve çok sayıda kişi katıldı.

Dink’in mezarı başında tütsüler yakıldı. Anmaya gelenler tek tek mezara çiçekler bırakarak dualar okudu. Ardından düzenlenen ayinle mezarı başındaki anma son buldu.

BAKIRKÖY

İstanbul'daki Hrant Dink anmalarının bir diğer durağı ise Bakırköy oldu.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Sevdiğimize nasıl veda ederiz?

SONRAKİ HABER

Bodrum katı sahnelerden Fecr Tiyatro Festivali’ne

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa