evrensel.net
PAYLAŞ

Manneken Pis (İşeyen Çocuk)

DETAYLAR
Fotoğraf: Pixabay
AŞAĞI KAYDIR

Brüksel'in sembolü "İşeyen Çocuk"un ilginç bir tarih yolculuğu var. Heykelin anlamı konusunda değişik rivayetler söz konusu. Değişmeyen ise çocuğun Brüksel'in ortasında işemeye devam etmesi.

Reklam

Yücel ÖZDEMİR

Yolu Brüksel'e düşenler merkezi tren istasyonunda inip tarihi eski şehre doğru ilerledikçe, mutlaka Manneken Pis'i (İşeyen Çocuk) anıtını görür. Zira 61 cm büyüklüğündeki bu küçük bronz heykeli görmemek mümkün değil. Çünkü etrafında toplanan insan kalabalığı doğal olarak dikkatleri "İşeyen Çocuk"a yöneltir. Çoğunluğu yabancı olan turist kafileleri dakikalarca, l’Etuve ve Chêne sokaklarının birleştiği yerde, demirden parmaklıklarla korunan heykelin önünde durarak İşeyen Çocuk'u seyreder.

Sadece bu da değil. Dükkan vitrinlerini İşeyen Çocuk'tan çikolatalar, maskotlar, maketler, süsler. Bu nedenle Brüksel'e dair bir anıyı götürmek isteyenlerin yanlarında bir "İşeyen Çocuk" götürmeleri adeta kaçınılmaz. Verilen bilgilere göre, yılda 6 milyon turist İşeyen Çocuk'u ziyaret ediyor.

Peki bugün dünyanın pek çok ülkesinden yolu Avrupa'nın başkenti Brüksel'e düşenlerin görmeden edemediği ya da görmeden geri dönmediği "İşeyen Çocuk" neden ve ne zamandan beri bu köşede duruyor? Nasıl Brüksel'in sembolü haline geldi?

Turistler için çıkarılan el kitapçıklarında yer alan bilgilere göre, Barabantça'dan gelen "Manneken Pis" adını almadan önce Fransızca “Petit Julien” olarak biliniyormuş ve bundan tam 400 yıl önce 1619'da yapılmış.

Rivayetlerden birine göre Brüksel'i bu oğlan çocuk kurtarmış. Bu hikayede, o zamanlar Brüksel’deki düşmanlar geri çekilir gibi yaparlarken aslında kentin altına barut yerleştirmişler. Julien isimli küçük çocuk alev alan fünyeyi görür ve çabucak üzerine işeyerek söndürür. Bunun üzerine büyük bir faciayı önleyen bu çocuk, kahraman ilan edilerek heykeli dikilir.

Bir diğer rivayette ise, öfkeli bir cadının heykeli lanetlediğinden söz edilir. Lanetlemesi ile sonsuza kadar işeyecek olan çocuğu gören adam, yaptığı heykel ile çocuğun yerini değiştirdi. Bir diğer senaryoya göre ise cadı başarılı oldu, çocuğu sonsuza kadar lanetledi ve onu taşa çevirdi.

İşeyen Çocuk’un aslında iki yaşındayken düşman askerlerin üzerine işeyen Leuven’in genç III. Dük Godfrey olduğuna dair bir öykü de var. Babasının kalesinden kaçar, Brüksel’deki diğer çocuklarla oyun oynar ve en sonunda ünlü bir sokağın köşe başında bulunur.

Barabant Dükalığı döneminde Brükselli Heykeltıraş Jerome Duquesnoy tarafından 30 Ren Dükatı karşılığında yapılan ve daha önce bugünkü alanda yer alan çeşmenin bir parçası olan su taşıyan çocuk motifi, bugünküne benzeyen bronz heykel ile değiştirildi. Böylece 15. yüzyıldan itibaren İşeyen Çocuk heykeli yer almaya başladı.

ÇALINAN HEYKEL

İşeyen Çocuk, tarih boyunca birçok kez çalındı. 1745 yılında İngiliz askerleri tarafından çalındı, ancak Geraardsbergen şehrinde bulundu. Geraardsbergen’in yardımsever insanlara teşekkür etmek için heykelin kopyasının şehre getirildiği iddia edildi, ancak kentin 1459’dan beri bir İşeyen Çocuk'u vardı. Her iki kent arasında yüzyıllardır en eski heykele sahip olduklarına dair hâlâ süregelen bir rekabet var.

1747’de ise bu kez Fransız ordusu tarafından çalındı. Brükselliler ise bu duruma isyan etti ve neredeyse büyük bir ayaklanma başlatacaklardı. Kral  XV. Louis askerlerinin yaptığını telafi etmek için İşeyen Çocuk’a altınla işlenmiş güzel kıyafetler verdi. Duquesnoy’un yaptığı heykel 1817’de tahrip edildi ve Lycas adındaki özgür kalmış bir köle tarafından çalındı. Sonra parçalar bir kalıp yapmak için bulundu ve yapıştırıldı. Sokaktaki anıt bugün 24 saat kamera ve alarmla hırsızlardan korunuyor.

Bugün insanların gördüğü heykel ise 1965'te yapılan bir kopya. Kopyası yapıldıktan birkaç ay sonra orijinal heykel kırık olarak Brüksel’deki kanalların birinde bulundu ve şu anda Grand Place’deki Maisondu Roi’de muhafaza ediliyor. Ancak bu heykelin gerçek olmadığı ileri sürüldü. Ardından üzerinde 2015 yapılan bir incelemenin ardından bronz heykel altın bir kaide üzerine yerleştirildi.

Wikipedia'da yer alan bilgilere göre, 1388'de Brüksel'deki St. Michael ve St. Gudula kiliselerin arşivindeki metinlerde l’Etuve ve  Chêne caddelerinin bulunduğu yerde “Julianekensborre” diye adlandırılan bir taş heykelden söz ediliyordu. O dönemde kentin su ihtiyacını karşılamak için pek çok yerde çeşmeler yapılmıştı. Taştan heykeller de bu çeşmelerin bir parçasıydı. “Manneken Pis” adı ise ilk kez Brüksel Belediye Arşivindeki bir belgeye göre 1450 yılında yer alıyor.

BUGÜNKÜ MİSYONU

Eski yüzyıllarda “kahramanlık” ve “haylazlık” addedilen “Manneken Pis” bugünse düşünce özgürlüğü, direniş ve medeni cesaretin sembolü olarak görülüyor. Zira sokak ortasında işemek sıradan bir durum değil. 22 Mart 2016'da Brüksel'de yapılan terör saldırısından hemen sonra sosyal medyada İşeyen Çocuk'un teröristlerin üzerine işediğini gösteren görseller yayıldı. Hitler faşizmi döneminde Almanya'nın Belçika'yı işgaline tepki olarak bu İşeyen Çocuk'un Alman askerileri ve faşizmi temsil eden ‘gamalı haç’ın üzerine işediği görseller paylaşılmıştı. 

Denebilir ki, günümüzdeki İşeyen Çocuk, siyasi gelişmelere ve olaylara duyarlı ve tepki veriyor. Bunu giydirilen kıyafetlerde de görmek mümkün. Belçika milli takımı bir ülkeyle oynadığında milli forma giydiriliyor. Yine ünlülerin doğum gününde ise onların kıyafetleri giydiriliyor. Bu nedenle kim olmamış ki, “İşeyen Çocuk” bugüne kadar: Elvis Presley, Mozart... Tam 950 farklı kostümün olduğu ifade ediliyor. Kostümler Şubat 2017'de açılışı yapılan GardeRobe Menneken Pis müzesinde sergileniyor. İşeyen Çocuk'u giydirmek isteyenler için belediye başkanı ve ilgili meclisin onay vermesi gerekiyor. Politik, dini ve ticari amaçla giydirmek ise yasak. Giydiren ülkeler arasında ise Japonya başı çekiyor.

GÜNDE 1500-2500 LİTRE SU HARCIYORDU

Brüksel'in yerel yönetimi İşeyen Çocuk anıtının günde 10 hanenin kullanımına eşdeğer olan 1500-2500 litre suyun kanalizasyon sistemine karıştığının tespit edilmesi üzerine harekete geçti. İşeyen Çocuk heykelinin içine ölçüm aletleri koyan enerji teknisyeni Régis Callens, “Biz çeşmenin kapalı devre olduğunu ve su tüketmediğini sanıyorduk. Meğerse günde 2500 litreye varan suyu kanalizasyon sistemine gönderiyormuş” dedi.

Bunun üzerine bu yılın mart ayında çeşmeye, dışarı akan suyu toplayıp İşeyen Çocuk heykeline geri gönderen bir sistem takıldı. Daha sonra kalıcı kapalı devre sistemine geçilecek. Bu müdahale için Brüksel Milletvekili Benoît Hellings şunları söyledi: "Gururla söyleyebiliriz ki 400 yıldır ilk kez Manneken Pis temiz içme suyu işemiyor. Belediye benzeri israfları önlemek için tüm çeşmeleri denetleyecek. Okullarla spor merkezlerindeki içme suyu tesislerini de gözetime alacağız. Bir örnek oluşturup Bürksel'deki herkesi su tüketimine dikkat etmeye teşvik edeceğiz."

Yararlanılan Kaynaklar: Wikipedia ve "Belçika’nın Simgesi Manneken Pis Çeşmesi’nin Hikayesi"

İLGİLİ HABERLER
DİĞER HABERLER