Adana'da selden zarar gören çiftçiler: Simit sarayını değil bizi kurtarın

Adana’da aşırı yağış ve selde tarım arazileri su altında kalan üreticiler zararda ve hükümete soruyor: Çiftçi kurtarılmazsa Simit sarayına götürülecek unu, buğdayı nereden bulacak da simit üretilecek?

29 Aralık 2019 04:30
Son Güncellenme Tarihi: 29 Aralık 2019 12:40
Paylaş

Volkan PEKAL
Seren ELATAŞ
Adana

Adana’da 23 Aralık’tan itibaren etkili olan ve önümüzdeki günlerde de etkisini sürdürecek olan aşırı yağış nedeniyle tarım arazileri su altında kalan üreticiler zararda olduklarını belirterek Hükümetten sorunlarına çözüm üretmesini istedi. Simit Sarayını kurtarma girişimlerini değerlendiren Çiftçi Ali Televi, “Çiftçi kurtarılmazsa ona götürülecek unu, buğdayı nereden bulacak da simit üretilecek?” diye sordu.

FİDELİK SULAR ALTINDA KALDI

Bir önceki yılın aralık ayında metrekareye 380 kilogram yağmurun düştüğü Adana’da sadece 2 günde metrekareye 250 kilo yağmur yağınca Yüreğir, Sarıçam, Seyhan, Karataş, Yumurtalık ilçelerindeki narenciye bahçeleri, soğan, marul ve buğday ekili tarlalar su altında kaldı. Karagöçer’de çiftçilik yapan Ali Televi’in serada yetiştirdiği fidelik yoğun yağmur ve fırtına sonucu sular altında kaldı ve tahrip oldu. Fide maliyetini aza indirmek için satın almak yerine kışın serada yetiştirdiği fideleri yazın tarlalarına ektiklerini anlatan Televi, tüm fidelerinin zarar gördüğünü belirerek “Domates, kavun, biber, patlıcan fideleri yetiştiriyordum. Şimdi yeniden tohum sipariş edip fide yapmak zorunda kalacağım. Bu kadar emek boşa gitti” dedi.

TÜMÜNÜ KREDİ ÇEKEREK YAPTIK

Borçlarının ertelenmesini ve destek talep ettiklerini dile getiren Televi, “Burada zarar gören çiftçilere ödenek ayrılmasını istiyoruz. Buraya bir milyon tohum atmıştık. Paket fiyatları 500 ila 700 lira arasında. Bunun sadece tohum maliyeti 500 ila 700 bin lira civarında. Bu da yaklaşık 300 dönüme tekabül eden bir fide. Sadece fide maliyeti. Kendi emeğimiz, içinde fide yetiştirdiğimiz torfumuz, viyolümüz hariç” dedi.  Fidelerin tamamını kredi çekerek yatıklarını dile getiren Televi, “Tamamını özel ve kamu bankalarından kredi çekerek yaptık. Çözüm bulunmazsa bütün mal varlığımız hacze girecek. Mal varlığımız ipotekli olacak” dedi.Ziraat Bankasının sonradan vazgeçtiği Simit Sarayını kurtarma girişimlerini sorduğumuz Televi, “Simit sarayı kurtarılıyor da çiftçi kurtarılmazsa ona götürülecek unu, buğdayı nereden bulacak da simit üretilecek? Burada buğday, mısır, domates, biber, kavun, karpuz üreten çiftçimiz var. Bunlar olmazsa Simit Sarayı hikâye. Bu kadar zarar ziyanla çiftçi borcunu bu sene hiçbir türlü ödeyemez. Borçlar ertelensin” dedi.

"BU SENE PAMUKTA ZARAR ETTİM"

25 yıldır çiftçilik yapan Sinan Kılıç’ın da 300 dönüm arazide ekili marulunun tamamı su altında kaldı. Zaten girdi fiyatlarının yüksekliği ve ürünün para etmemesinden dolayı çiftçiler olarak borçlu olduklarını anlatan Kılıç, zararlarının karşılanmasını istedi. Gübrenin kilosunun 3 liraya yaklaştığını, geçen yıl 20-30 liraya aldıkları ilaçların şimdi 80 liraya çıktığını ifade edem Kılıç “Geçen sene tarladan 560 kilo pamuk aldım, 4 liradan hesap gördüm, bu sene 300 kilo aldım, 3 liradan hesap gördüm. Dönümde en aşağı 500 lira zararım var. Gel de bunun içinde çık” dedi.

"ZARARI KARŞILAR DEDİM BU DA SU ALTINDA KALDI"

Zararını karşılama umuduyla 300 dönüm tarlaya marul ektiğini anlatan Kılıç, “Dönümünü 900 liraya kiraladık. Belki buradan bir şeyler çıkar dedik. O da gitti. Kanallar dolu, tarladaki suyu çekmeye kalksam nereye gidecek? Marul suyun altında kurtlanır, rengi, kalitesi bozulur. Yine zarar. Borçlar başını almış gidiyor. Devletimiz çiftçiye el atamıyor. Devletten desteklemeler bekliyoruz. Verilen destekler yeterli olmuyor” dedi.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

“İçtiğimiz çayı dert eder olduk”

SONRAKİ HABER

EMEP heyeti Elazığ'da incelemede bulundu: Hamaset söylemi can kaybının önüne geçemez

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa