27 Aralık 2019 16:20
Son Güncellenme Tarihi: 27 Aralık 2019 19:23

İşçiler, düşük asgari ücret zammını değerlendirdi: Biz tepki göstermiyoruz diye

Asgari ücrete zammının kayıplarını karşılamadığını belirten işçiler, Hükümetin ve patronların işçilerin ve sendikaların durgunluğundan güç aldığını söylüyor.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Uğur ÖKDEMİR
Bursa

Asgari ücrete yapılan düşük zammın kayıplarını karşılamadığını belirten işçiler, Hükümetin ve patronların işçilerin ve sendikaların durgunluğundan güç aldığını söylüyor. İşçiler, tüm işçileri ve sendikaları sokağa çağırıyor.

Yapılan zammın yetersiz olduğunu ifade eden bir BOSCH işçisi, “İşçilere açlığı reva görenler Kanal İstanbul’a milyarları akıtıyor. Bu ücretle yoksul halk evine nasıl ekmek götürebilir? Çocuk yapmayı düşünebilir mi? Kanal İstanbul ve Libya’ya askeri müdahale mi beka, yoksa asgari ücretle geçinemeyen işçinin, emeklinin yaşam mücadelesi mi? Bizden kesilen vergileri patronlara peşkeş çekmek mi beka, metal işçilerine bin TL’lik zammı çok gören patronların krizde kâr elde etmesi mi?” dedi. Asgari ücrete yapılan zammın metal sözleşmesine yaklaşımı da ortaya koyduğunu belirten işçi, “Görünen o ki Hükümet, patronlar ve iş birlikçi Türk-İş, metal işçilerine de sefaleti dayatacak. Buna karşı hazırlığımızı yapmalıyız” diye konuştu.

Başka bir BOSCH işçisi ise “Bu asgari ücret işçinin ve emekçinin aklıyla alay etmektir, işçiyi açlığa terk etmektir ve her zamanki gibi yandaş işveren zenginleri daha da zengin etmektir. Recep Tayip Erdoğan’ın yıllar önce yaptığı simit çay hesabı bile çıkmaz bu ücretle” dedi.

"ARTIK SESİMİZİ ÇIKARMALIYIZ"

Doğal gaz, elektrik, su, kira ve pazar market masraflarının hepsinin geçen seneye göre neredeyse iki kat arttığını dile getiren bir Aroma işçisi de “Ama enflasyon yüzde 10 dendi. Ses çıkardık mı? Hayır. Bu görüşmeler başladığında herhangi bir tavır koyduk mu? Hayır. Yarın bir tepkimiz olacak mı? Olmazsa çekirdeğimizi alıp Diriliş Ertuğrul izlemeye devam edelim. Biraz da sorunu kendimizde arayıp bulalım artık. Aslında mesele rakamlar da değil. Mesele bir kişiye bu kadar yetki vermekte, bir kişi ne derse inanmakta, elinden geleceğin, çocuğunun rızkı alınırken ölüm uykusundan uyanmayıp, bir ses bile çıkarmamakta” diye konuştu.

Bir tekstil işçisi de “Açlığa mahkûm edilmiş durumdayız. Artık pazarda ürünleri taneyle alır hale geldik. Bir meyve alırken diğerini bırakıyoruz. Benim çocuğum var, onun geleceğini kuramıyorum. Büyük bir lütuf gibi sunulan bu zamla bu ücretle bir yaşamayı denesinler. Komşusu açken tok yatan bizden değildir sözü var. Biz açız aç. Açlık içinde ay sonunu getiriyoruz. Sendikalar da lafın ötesine geçmiyor. Madem kabul etmiyorsunuz bu zammı o zaman gereğini yapın” dedi.


MÜCADELE ETMEDEN BİR ŞEY ELDE EDEMEYİZ

Deniz KAR
Antep

 

Antep OSB’de asgari ücretle çalışan işçiler yapılan zammı gazetemize değerlendirdi. Güven Boya fabrikasında çalışan Ahmet isimli tekstil işçisi, yapılan zammın beklentilerini karşılamadığını ifade etti. Ahmet, “Durumlar çok kötü. Bu parayla evimizi geçindiremeyiz. Bütün işçiler geçen senenin altında zam verilmez diye düşünüyordu fakat olmadı. Şimdi asgari ücrete zam geldi ama tüketim mallarına gelecek zamlarla yine eksiye ineceğiz. Sendikalar iş bırakma çağrısı yapmalı. Grev hakkımızı kullanmalıyız” diye konuştu.

"YANDAŞLARA, RANTÇILARA PARA VAR. EMEKÇİYE YOK!"

Ayyıldız Halı’da çalışan dokuma işçisi Mehmet Emin de yapılan zammın yetersiz olduğunu, hükümetin her zaman patronların yanında, emekçilerin karşısında durduğunu dile getiren Emin “Yandaşlara, rantçılara para var, emekçiye yok. TÜİK enflasyon verilerini paylaşıyor ama gerçeği yansıtmıyor. Biz pazara gidemiyoruz, yiyeceğimizden, giyeceğimizden kısıyoruz” dedi. Devletin patronlara 75 lira asgari ücret desteği vereceğini de hatırlatan Mehmet Emin, “Benden her ay prim kesiyor emeklilik için, onu da tekrar patrona veriyor. Bizim kazandığımızı gasbediyor. Bunun karşısında birleşmemiz lazım ama 20 kişi toplanıp sokağa çıksa, karşısında 80 tane polis oluyor, terörist diye gözaltına alıyorlar. Vatandaş olanı biteni görüyor, biz saf değiliz, artık onlara oy yok, onların devri kapandı. Verdikleri zammı da başlarına çalsınlar” ifadelerini kullandı. 

"JEST PATRONLARA YAPILDI"

Daha önce Gaziantep OSB’de çalışan ve yakın zamanda işten atılan bir işçi ise işçilere açlığın, yoksulluğun, sefaletin dayatıldığını bir kez daha görmüş olduklarını dile getirdi. İnsanların geçim sıkıntısı çektiğini, gıda maddelerine bile yüksek oranda zamlar yapıldığını hatırlatan işçi “İnsanların ekonomik sebeplerden dolayı intihar ettiği bir dönemde böyle komik bir zammın yapılması, patronlarla hükümetin el ele verip, işçilere kuru ekmeği bile fazla görerek açlığa sefalete sürüklediğinin göstergesidir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Jest yapacağız’ açıklamasını da hatırlatan işçi “Jest yapacağız diyerek neyi kast ettiğini gördük, jest patronlara yapıldı. Bir kez daha gördük ki hem patronlara, hem iktidara karşı birleşip mücadele etmeden hiçbir şey elde edemeyeceğiz” diye konuştu.

"BİRLEŞİP İKTİDARDAN HESAP SORMALIYIZ"

Akkoza Tekstil’de çalışan bir başka işçi ise “Kendimizin de çocuğumuzun da geleceğinden kuşkuluyuz. Bu sistemden nasıl kurtuluruz, onu düşünmemiz gerekiyor” dedi. Sendikaların, siyasi partilerin tepkilerini ortaya koyması gerektiğini vurgulayan işçi, “Türk-İş’in masadan kalkması Hükümetle birlikte yazılmış bir senaryo bile olabilir. Ama biz yemedik, kusura bakmasınlar. Artık somut adımlar atılmalı. Birleşip, iktidardan hesap sormalıyız” dedi.


MASAYI TERK ETMEK YETMİYOR

Ahmet AKARSU
Kayseri 

Asgari ücretin açıklanmasından sonra görüştüğümüz Kayserili işçiler yapılan zammın yetersiz olduğunu ifade ediyor. İşçiler, “Enflasyon asgari ücretin belirleneceği ay sipariş usulü düşüyor, diğer aylar tavan yapıyor” diye sitem ediyor. Asgari ücret zammını, “sefalet zammı” olarak değerlendiren işçiler, “Masayı terk etmek yetmez” diyor.

"İŞÇİNİN KIYMETİ YOKMUŞ BİR KEZ DAHA ANLAMIŞ OLDUK"

Bir metal işçisi, “Açıklanan rakam kimseyi memnun etmedi. Kayseri’ye üç yıl önce geldim. İlk yılımda 250 TL’ye mutfağın bütün ihtiyaçlarını alırdım. Şimdi çeyreğini ancak alabiliyorum. Yaklaşık 6 aydır evden çıkmıyorum. Çıksam para harcayacağım biliyorum. İşe git eve gel. Hayat işte bu kadar. En çok kızdığım da enflasyonu sipariş usulü düşürmeleri oluyor. Yüzde 20’lerin üzerinde olan enflasyon, asgari ücret belirlenen ay yüzde 8’lere kadar geriliyor. İşçinin hiçbir zaman kıymeti yokmuş bir kez daha anlamış olduk” dedi. 

"TEPKİ OLSA BU CESARETİ BULAMAZLARDI"

Kanal İstanbul süreciyle asgari ücreti kıyaslayan bir tekstil işçisi de “Kanal İstanbul için konuşulan paralar, asgari ücretli için konuşulmuyor. Ülkenin ihtiyacı kanal İstanbul mu? Yoksa iş mi, daha iyi ücretler mi? Ben ikincisinin ihtiyaç olduğunu düşünüyorum. Ücretlerin kış döneminde hiç yetmediğinin farkındayız. Fakat işçilerin tepkisiz kalması onlara cesaret veriyor. Güç veriyor. Tepkimiz olsa bu cesareti bulamazlardı” ifadelerinde bulundu. 

"MASAYI TERK ETMEK YETERLİ DEĞİL"

Evde iki kişinin çalışmasına rağmen geçinemediklerini ifade eden başka bir işçi ise şunları söyledi: “Çevremdeki asgari ücretle geçinenlerden kimse memnun değil. Çoğu oy veren insanlar küfrediyor. İki kişi çalışmamıza rağmen rahat değiliz. Bir de vardiyadan ötürü birbirimizi göremiyoruz. İşçiye reva mı bu zam? Elbet bu durum tepetaklak olacak.”

İşçilere yapılan “jeste” şaşırmadığını söyleyen eski bir metal işçisi de “İsteniyor ki herkes padişahım çok yaşa desin. Demiyoruz arkadaş, demeyeceğiz. Çıkıp tepkimizi göstersek bu kadar olmazdı diye düşünüyorum. Sendikalarda da suç var. Masayı terk etmek yetmiyor. İşçilerle sendikalar ortak hareket etmesi gerekiyor. Küçük açıklamalar karşılık bulmuyor işte. İşçilerin de patronlara jest yapması gerek” diye konuştu.

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Trelleborg greviyle dayanışma

SONRAKİ HABER

İptal edilen basın kartları yeniden kullanımda

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa