17 Aralık 2019 19:24

Pamukören JES projesinin ÇED toplantısı yapıldı: Her gün zehir solumak zorunda mıyız!

Aydın Pamukören’de yapımı devam eden yeni JES'in ÇED halkın katılımı toplantısına yöre halkının "Her gün zehir solumak zorunda mıyız" tepkisi damga vurdu.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Özer AKDEMİR
İzmir

Aydın Kuyucak Pamukören’de yapımı devam eden yeni jeotermal enerji santrali (JES) ile ilgili ÇED halkın katılımı toplantısına yöre halkının tepkileri damga vurdu. JES kuyularının artık evlerinin 30 metre dibine kadar sokulduğunu dile getiren Değirmendere köylüleri, Çevre İl Müdürlüğü ve şirket yetkililerine “Her gün zehir solumak zorunda mıyız” diye tepki gösterdi.

HALK, ŞİRKETİN SUNUMUNU İZLEMEK İSTEMEDİ

Kuyucak Belediyesi Pamukören Kültür Merkezi'nde yapılan ÇED toplantısının başında şirketin sunumunu izlemek istemediklerini söyleyen köylüler, “Biz bunların nesini dinleyeceğiz. Gelin bir görün nereye kuyu çakıyorlar. Evlerimizin 20-30 metre dibinde gece gündüz çalışan JES’ler yaşamı çekilmez hale getirdi” dediler.

Köylülerin tepkilerini yatıştırmak için “Avukatlarınız itirazlarınızı yazdırsın bu toplantıyı kapatalım” diyen ÇED heyetinin önerisine köylüler “Burada avukatlarımız da biz de konuşacağız, sizler dinleyeceksiniz. Yedi aydır çadırda gece gündüz nöbet tutuyoruz. Bir kere bile gelip derdimizi sormadınız” diye yanıt verdiler.

8 SANTRALİN 6’SININ RUHSATI YOK!

Aydın Barosu Kent ve Çevre Komisyonu avukatlarının da destek verdiği ÇED toplantısında konuşan komisyon üyesi avukatlardan Akın Yakan, “Pamukörende şu anda 5 tane JES var. Bu yeni yapılmak istenen santral Pamökören Mahallesi’ne 200 metre. Yerleşim yerlerine bu kadar yakın bir jeotermal santral dünyanın hiçbir yerinde görülemez ve kabul edilemez” dedi.

Yakan, Kuyucak ilçesindeki 8 santralin 6 tanesinin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatının olmadığını belirterek, Valilik ve yerel yönetimlerin izinsiz çalışan bu JES’lere göz yumduğunu dile getirdi.

Köylülerden birisi ise "JES benim evime 30 metre. Geceleri gürültüsünden uyuyamıyoruz. Birbirimizin konuşmasını bile duyamıyoruz” derken, Aydın Barosu avukatlarından Hicran Danışman, “Burası halkın katılımı toplantısı. Burada konuşacak olan sizsiniz. Gece gündüz uyuyamayan, o JES’lerin zehirini soluyan sizsiniz. Halkın tepkisini yatışştırmak için avukatları öne sürmesinler” dedi.

"250 TANE ZEYTİN KATLEDİLİRKEN DEVLET NEREDEYDİ?"

Başka bir köylü ise “Biz tapulu yerimize yol açmak istedik, izin vermediler burada zeytin ağacı var diye. JES yapılan yerde 250 tane zeytin ağacı vardı. Gelin bakın bir tane kaldı mı? Adamlar 250 tane ağacı katliam gibi yok ettiler. Nerede bu devlet?” dedi.

Çevre İl Müdürlüğü görevlilerinden birisinin “Köylüler olarak bu sıcak sudan yararlanmayı hiç düşünmediniz mi” sorusuna da bir köylü kadın, “Çiftçiyim ben, akşama kadar çalışıyorum da gece uyuyamıyorum. Zeytinim, incirim çürüyor. Her gün zehir solumak zorunda mıyız?” diye yanıt verdi.

"HALKIN GÖRÜŞÜ NEDEN ALINMIYOR?"

Başka bir köylü kadın da “Hava, su, toprak hepimizin ortak malı. Neden bizim halk olarak görüşümüz alınmıyor” diye sorarken, köylülerin tepkilerinin büyümesi üzerine salona polislerin getirilmesi tansiyonu daha da yükseltti.

Köylüler, “Biz yaşamımızı korumak için buradayız, hırsızlık, uğursuzluk mu yaptık da polisi getiriyorsunuz. Geçenlerde şirketin ağaçlarımızı kesmesine direndiğimiz için polisler bizi kolumuzdan tutup tutup attı” dediler.

Köylülerin, salondaki bazı sivil polisleri daha önce köydeki direnişleri sırasında kendilerine şiddet uygulamakla suçlamaları dikkat çekti.

BELEDİYE BAŞKANI KAPIDAN BAKIP DÖNDÜ

Toplantı devam ederken Kuyucak Belediye Başkanı'nın salonun kapısından bakıp içeri girmeden gitmesi de köyüllerin tepkilerine neden oldu. Köylüler, “Başkan neden kapıdan bakıp gidiyor, gelip bize sahip çıkmıyor? Oy istemeye ayağımıza geliyordu” dediler.

JES tutanağına şirket tarafından bilgilenmek istemediklerini ve halihazırdaki JES’ler ile süren çalışmaların olumsuz etkilerini yazdıran köylüler, sık sık “Havama, suyuma, toprağıma dokunma” sloganları attılar.

NÖBET ÇADIRI ZİYARET EDİLDİ

Köylülere destek için İzmir’den EGEÇEP üyeleri, AYÇEP, Germencik Çevre Platformu, Nazilli Çevre Platformu ve Denizli Menderes İnisiyatifi üyeleri de toplantıya katıldılar.

Toplantının ÇED heyetine yönelik protesto alkışları ve “Şirketin değil halkın memuru olun” tepkileri ile bitirilmesinin ardından toplu olarak Değirmendere’deki nöbet çadırı ziyarete gidildi.

TOPRAKLARIMIZI TEHDİTLE ELİMİZDEN ALIYORLAR

Toplantı tutanağına şikayetlerini yazdıran bazı köylülerin görüşleri şöyle:

Ziya Topçu: “Biz JES’çilerin topraklarımızdan gitmesini istiyoruz. Arazilerimizi tehditlerle elimizden alıyorlar. Hiçbir şekilde haklarımızı gözetmiyorlar. Kokudan, gürültüden uyuyamıyoruz. Kazı ve kuyu için evlerimizin dibine kadar geldiler. Verdikleri zararları ödemedikleri gibi bu haksızlıklara karşyı dava açmak için mahkeme masraflarını toparlayamıyoruz. Mahkeme süreci ile halkı süründürüyorlar. Zeytin ağaçlarımızı köklüyorlar, tarla vasfında gösterip tarım alanı olmaktan çıkarıyorlar. Çalıştırdıkları işçilere ve taşeronlara da ücretlerini vermiyorlar”.

Bilal Tuncer: “Pamukören’i terk etsin JES’çiler. Evlerimizin 25 metre yakınına kuyu açıyorlar. JES suları dereye veriyor. Ağaçlarımız kuruyor.”

Mehmet Efe Yılmaz: “Proje için bir halk oylaması yapılsın. Halk istiyor mu sorulsun.”

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Fransa’da emeklilik reformuna karşı Paris'te kitlesel yürüyüş

SONRAKİ HABER

Manisa'da 4.0 şiddetinde deprem

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa